Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

BU MORUKLAR KİM?

27 Kasım 2016, 18:47 - Okunma: 3046

Hemen söyleyelim ki bizde moruklar olmaz.

Bizde yaşlılar olur ve onlar bizim için bilgedir.

Kitaplar bilgeliği şöyle tarif ediyor: İyi ahlaklı, olgun ve örnek kimse.

Öncelikle, Dünyanın kültür hâkimiyeti altında bulunduğu Kapitalist sistemlerde bu konuya nasıl yaklaşılıyor, ona bakalım:

Batıda yaşlanmak toplumdan dışlanmayı gerektirir.

Çünkü yaşlı üretmiyor aksine tüketiyor. İnsan dâhil her şeyi, ekonomiye ve üretime yaptığı katkı paralelinde değerlendiren ve bu katkıya göre ona değer kapitalist sistem yaşlıyı elbette dışlayacaktır. Onlara huzur evleri tahsis edilmesi gibi hizmetler bu gerçeği değiştirmiyor.

Ayrıca yaşlılar ölümü hatırlattıkları için toplumun moralini de bozuyor. Hayatta her şeyi tüketme, para kazanmak ve eğlence olarak gören sistemler ölüm gibi gerçeklerden bile kaçış yolu aramaktadır.

Genç ise ürettiği ve çalıştığı için ekonomiye katkısından dolayı değerli sayılar.

Bu durum bizde da başlamıştır. Yaşlı dâhil her insana sadece insan olduğu için değer veren kültürümüz, son zamanlarda bozulmaya başlamıştır. Huzur evlerinin yaygınlaşması bunu gösteriyor. Hâlbuki bizde yaşlının yeri, evin başköşesidir.

Bizim kültürde yaşlı için, görmüş geçirmiş, bilge kişi tabiri kullanılır.

Yaşlılar aile içinde kalınca nesiller arası kültür aktarımı kolay oluyor. Bu sebepten bizde yaşlıya hürmet edilir, eli öpülür. Bu gün nesiller arası kopukluk bu yüzdendir.

Her yaşın kendisine ait bir güzelliği vardır sözü bize aittir.

Hâlbuki zamanımızda yaşlılığımız suni çalışmalarla örtülüyor. Saklanmak isteniyor. Saçların dökülmesine, beyazlaşmasına ve derinin sarkmasına izin verilmiyor.

Yaşlılık, farklı anlamlara da gelebiliyor. Fiziksel olarak yaşlı olmasına rağmen zihinsel bakımdan genç kalan ya da genç görünümlerine rağmen ruhen yaşlı gibi davranan insanlar olduğunu biliyoruz.

Bir bilge: “Biz kültür ile yaşlanıyoruz” diyor. Bu söz; insanların değişik kültürlerde, değişik yaşlanma biçimlerinin olabileceğini hatırlatıyor.

Genellikle, “Yaşlılık” ve “yaşlanmayı” daha çok biyolojik bir süreç gibi görüyoruz. Aslında, yaşlılık, aynı zamanda fiziksel, toplumsal ve kültürel bir süreçtir.

Yani yaşlının kim olduğunu, yaşlının nasıl davranması, yaşlıya karşı nasıl davranılması gerektiğini tayin eden kültür ve inançtır.

Her toplumun ve kültürün yaşlılık tanımı, yaşlıya ve yaşlılığa bakışının farlık olması bu sebeptendir.

Mesela, soysal manada yaşlanmak bilgelik demektir. Ve itibarlı bir yer tutar. Yaşlı insan, tecrübe sahibi, akıl danışılan ve toplumsal basamaklarda en üstte olan, eli öpülen kimsedir.

Böyle yaşlanan insan, son nefesine kadar sosyal hayattan kopmaz. Topluma ve insanlara hizmeti devam eder.

Hemen hatırlatalım ki; hayatını boş geçirmiş, hayatında kayda değer bir şey yapmamış yaşlılar bu yazının dışında tutulmuştur.

Değer veren, hizmet eden, değer görür ve hizmet edilir.

Sözün özü budur.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
66 gün önce
69 gün önce
94 gün önce
97 gün önce
101 gün önce
186 gün önce
193 gün önce
196 gün önce
209 gün önce
220 gün önce
231 gün önce
237 gün önce
263 gün önce
283 gün önce
285 gün önce
311 gün önce
313 gün önce
315 gün önce
383 gün önce
388 gün önce
419 gün önce
448 gün önce
451 gün önce
468 gün önce
475 gün önce
479 gün önce
480 gün önce
496 gün önce
518 gün önce
551 gün önce
552 gün önce
558 gün önce
559 gün önce
588 gün önce
598 gün önce
618 gün önce
630 gün önce
668 gün önce
719 gün önce

BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=