Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

HALKIN KAFASINDAKİ SORULAR–3

03 Ocak 2017, 19:51 - Okunma: 1255

Dünkü yazımda Halkın Bilinçaltındaki şüphelere bakmış ve bu soruların olası cevaplarını yine halkın yaptığı yorumlar ışığında değerlendirmeye çalışmıştım.

Bu arada halkın büyük bir çoğunluğun 30 yaş ve altı bir özellik taşımakta olduğu için sosyal medya burada ön plana çıkmakta.

Gençlerin büyük bir bölümü sosyal medya aracılığıyla görüş ve düşüncelerini kısmen ifade ediyor.

Gerek önümüzdeki aylarda yapılacak referanduma yönelik, gerek doların önlenemez yükselişi ve 15 Temmuz hain FETÖ darbesiyle alakalı internette yer alan görüşler sosyal medya takipçisi olan bu genç seçmen kitlesinin üzerinde olumsuz etkiler yaptığı tespitlerden biridir.

Sosyal medyada yer alan çoğu düzmece ve asparagas haberlerin etki alanına gençler girmekte ve sosyal medyayı takip eden bu gençler bir şekilde ailelerini, sosyal çevrelerini bu haberler ışığında negatif manada etkilemektedirler.

Sosyal medyanın seçmenlerin algısını her zaman değiştirecek bir dizi haberin referandum sürecinde daha çok etkileyeceğini bugünden söylersem kehanet olmaz.

Gerek CHP’nin gerekse muhalif medyanın resmi yarı resmi açıklamalara ise seçmen çok itibar etmemekte.

Seçmen eğilimlerinden yola çıkarak seçim sonuçlarının partiler açısından çapraz değişimi bir terazinin iki kefesi gibidir.

Kefelerden biri aşağı indiğinde diğeri yukarı çıkar.

Sevgi okur;

Referandum seçiminin en önemli belirleyici partneri Ak Parti olacaktır.

Ak Partinin 2017 yılında yapacağı tüm icraatlardaki başarı çizgisinin inişi veya çıkışı hem referandumun akıbetini hem de diğer partileri siyaseten çok etkileyecektir.

Şimdi sorularımızı daha genleştirerek açalım

AK Parti ne yaparsa referandum seçimini kazanır ve 2019 seçiminde tek başına iktidarı yakalar.

Ak Parti kazanç- kayıp dosyasını derinlemesine irdelenmesi için güçlü bir psikoloji ve sosyoloji bilgisine sahip olmak gerekir.

Çünkü oyunun temel aktörü seçmendir.

Ak Parti kazanç- kayıp dosyası kapağını açmadan önce bu partiye inanmış, oy vermiş, gönül bağıyla bağlanmış seçmenin sosyolojik ve psikolojisi yapısı iyi irdelenmelidir.

Ak Partin’ in kayıp-kazanç tablosunu daha önce bu partiye oy vermese dahi yapılan icraatları destekleyen sosyal sınıfın kopuşuna bakmak gerekir.

AK Parti’ye oy versin vermesin büyük bir kesimin 15 Temmuz hain FETÖ darbesi sonrası bu partiye destek veren kitlenin son iki aydır neden Ak Partiden bir incinme yaşadığını açmakta yarar görüyorum.

Aslında bu tespitlerin Ak Partinin doğal lideri Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a iletilmesinde önemli bir yarar var.

Çünkü Sayın Erdoğan dönemindeki Ak Parti anlayışında ciddi bir kırılma var.

Başbakan ve Ak Parti Genel başkanı Binali Yıldırım Beyin tüm iyi niyeti ve sempatik duruşuna rağmen Ak Parti Genel merkezindeki bazı yöneticilerin kibirli ve kendini beğenmiş edalarıyla Parti Genel Merkezine giden vatandaşlara soğuk ve tepeden bakan bakış açıları kitleler üzerinde olumsuz duyguların yeşermesine neden olmaktadır.

Yarınki makalede tepeden inmeci bu olumsuz bakışları irdelemeye çalışacağım.

Devam edecek.

a ya da hayvanlıklarınızla çekilin, uzak durun güzel insanlardan ve temiz gündemlerinden.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
118 gün önce
131 gün önce
132 gün önce
134 gün önce
149 gün önce
149 gün önce
155 gün önce
157 gün önce
243 gün önce
299 gün önce
317 gün önce
358 gün önce
362 gün önce
370 gün önce
382 gün önce
384 gün önce
402 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=