Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

HANGİ YAKANIN DÜŞMANLARIYIZ?

25 Aralık 2016, 14:00 - Okunma: 1722

İlginç bir toplum haline geldik/getirildik!

Son Reina saldırısı sonrasına baktığımızda, saldırıda ölenlere değişik bahanelerle sevinenler ya da en azından üzülmemenin bahanelerini yaratanları gördükçe, içerisinde yaşadığımız toplumun daha önceleri de böyle olup olmadığı konusunda kuşkularım artmaya başladı!

Ölenlerin düşünce, kimlik, dil, inanç ve yaşam şekillerine göre üzülüp üzülmeyeceğimizi belirliyoruz.

Ölenlerin, hangi inanca, kimliğe, dile veya düşünceye sahip olursa olsun sonuçta birer insan olduğunu, herkes kadar yaşamaya hakkı olduğunu, anne, baba, çocuk ve yakınlarının olduğunu, sevinçlerinin ve kederlerinin olduğunu unutabiliyoruz.

Ölenlerin yakınlarının, geride bıraktıklarının ne kadar üzüntü içerisinde olduklarını, çaresiz acılarını yaşadıklarını düşünmüyoruz.

“Zaten içkiliydiler”, “ne işleri vardı o eğlence yerinde?”, “Noel bize göre bir kutlama değil”, “inançlarımıza ters düşer bir şekilde eğlenirlerse böyle olur” gibi bahanelerle, “oh olsun” diyebilenler var!

Yaşadığımız toplum içerisinde sadece suni Müslümanların olmadığını, değişik inanç sahiplerinin bulunduğunu, Noel ile yılbaşının farklı olduğunu, her insanın istediği gibi yaşama hakkı olduğunu bile bile söyleyebiliyoruz bunları.

İnsan olduğumuzu unutuyor muyuz?

Körfez savaşını televizyondan naklen izlerken, petrole bulanmış, uçamayıp çırpınan karabataklar için bile gözyaşı döken bizler, savaşta yaşamlarını yitiren yüz binlerce insan için o kadar üzülmemiştik!

Ne oluyor bize?

Nereye gidiyoruz?

Bu düşmanlıklar ya eskiden de vardı ya da sonradan toplum içerisine aşılandı!

Söz açıldığında söylediğimiz 78 milyon nüfuslu Türkiye’nin ne kadarı dost, ne kadarı düşman? Kimler kimin dostu veya kimler kimin düşmanı?

“Yaradılanı severim Yaradandan ötürü ” ifadesinin içine kim ne zaman koydu kimliği, dili, dini, inançları, siyaseti?

Bizler ne zaman birbirimizi sadece insan olduğumuz için seveceğiz?

Yaratılan bu düşmanlığın içerisinde daha ne kadar gömülüp kalacağız?

Ölenler için kimliklerine göre dökülecek gözyaşları sadece öldürene yarar.

Bizler kendi içimizdeki bölünmüşlüklerle uğraşırken saldırgan ve onun himayedarları sadece bizlere gülmekle kalmıyor, yeni saldırıların planlamalarına başlıyorlar.

Birlik ve beraberlik içerisinde olmadığımız için bizden korkmuyorlar.

Bizler, birbirimizin ölümlerine sevindiğimiz sürece, bizler ölümleri kimliklerine, cinsiyetine, inancına ve düşüncesine göre sınıflandırdığımız sürece bu cinayetlerin arkası gelecek, katliamlar bitmeyecek.

Evden dışarıya adım attığımız andan itibaren, eve dönene kadar, yolda, otobüste, metroda, AVM’de, eğlence merkezinde veya otobüs durağında ne zaman bir bombanın patlayacağını bilmeden ama her an bekleyerek, korku ve endişesi ile yaşayacağız.

Her eve dönüşümüz, o günü kurtardığımız anlamına gelecek.

Sabah tekrar evden çıkana kadar huzurla yaşama hakkımız olacak!

Sonra?

Her gün bunu yaşamaya hazır mıyız?

Her gün bunu yaşamak zorunda mıyız?

Hani hepimiz kardeştik!

Bizleri birbirimize düşman edenler, birbirimizden nefret etmemizi isteyenler, bizim birlik ve beraberlik içerisinde, birbirimizi severek yaşamamızı istemeyenlerdir.

Bizi birbirimize düşman edenler asıl düşmanlarımızdır.

Biz, birlik ve beraberlik içerisinde, birbirimizi sevip sayarak, birbirimize destek olarak yaşarsak, bizden daha güçlüsü olamaz.

İşte o zaman her sahada, her dalda en üstün olabilme şansını yakalarız.

İşte o zaman 78 milyon oluruz.

İşte o zaman bölünmeyiz.

Bunu istemeyenler, güçlü olmamızı, birlik olmamızı, birbirimizi sevmemizi istemeyenler, suni gündemler yaratarak, suni düşmanlıklar yaratarak, bizi birbirimize düşürerek, asıl hedeflerine doğru yol almaktadırlar.

Bu nedenle bizleri sağ – sol, Alevi – Sunni, Türk – Kürt, yerli – yabancı, Ermeni, Yahudi, Rum, gayri Müslim diyerek birçok parçaya böldüler, bölündük.

Birbirimizden nefret etmemiz sağlandı.

Öyle bir hale geldik ki artık kolayca, nefret ettiklerimizi, gözü kapalı, düşünmeden, acımadan ve vicdanlarımız sızlamadan linç bile edebiliriz!

Bu nefret eskiden de var mıydı içerimizde?

Kendinizi fazlaca zorlamanıza gerek yok!

Sadece düşünün.

Bu tür düşmanlıklar, bölünmüşlükler, nefret, kin, ayrılıklar ve birbirini sevmeyen toplum, bizim işimize yaramayacağına göre kimin işine yarar?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
98 gün önce
111 gün önce
119 gün önce
231 gün önce
262 gün önce
311 gün önce
371 gün önce
394 gün önce
413 gün önce
417 gün önce
454 gün önce
458 gün önce
478 gün önce
479 gün önce
492 gün önce
499 gün önce
502 gün önce
508 gün önce
510 gün önce
513 gün önce
515 gün önce
520 gün önce
527 gün önce
528 gün önce
529 gün önce
531 gün önce
534 gün önce
538 gün önce
552 gün önce
553 gün önce
559 gün önce
577 gün önce
584 gün önce
585 gün önce
587 gün önce
588 gün önce
590 gün önce
591 gün önce
592 gün önce
593 gün önce
594 gün önce
597 gün önce
604 gün önce
605 gün önce
606 gün önce
608 gün önce
615 gün önce
618 gün önce
619 gün önce
622 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=