Lütfen bekleyin..

NAMİ TEMELTAŞ

GERÇEK BÖYLE MİDİR?

02 Nisan 2017, 15:56 - Okunma: 1657

Devlet…

Sınırları uluslararası hukuk ve anlaşmalarla belirlenmiş toprak üzerinde yaşayan insanların tamamının ortak hükümranlık haklarını korumakla görevli örgütsel yapıdır.

Olması gereken budur.

Gerçek böyle midir?

Milletvekili…

Adı üzerinde, milletin oy vererek seçtiği, kendisi adına devleti yönetecek ve yönlendirecek, milletin hakkını ve hukukunu koruyacak, geliştirecek ve bu anlamda çalışacak kişidir. Görevlendirilmiştir!

Bu anlamda yaptığı iş karşısında ücretini alan hizmetlidir.

Hizmetini en iyi bir şekilde yapması için, kendisine yardımcılar, araba tahsisi, lojman ve benzeri yardımlar yapılır.

Mecliste bulunan Milletvekilleri, onlar tarafından kurularak yönetim görevini üstlenen Bakanlar kurulu ve Başbakan, onların emrinde ve altında çalışan müsteşarından oda görevlisi ve çaycısına kadar tüm çalışanlar, oy vererek seçimini yapan halkın hizmetkârlarıdır…

Hepsi de görevleri karşısında ücretlerini alır.

Ücretler, kendilerini seçen halk tarafından verilen vergilerle ödenir.

Onların patronu, işvereni, yöneticisi ve hesap soranı Halk’tır

Olması gereken budur.

Gerçek böyle midir?

 

Ücret ve yönetim giderleri dışında kalan bütçe gelirlerinin tamamı, halk adına, halk için harcanması gerekir!

Hastaneler, yollar, köprüler, havaalanları, tüneller, metrolar ve benzeri halkın ihtiyaç duyduğu hizmetler ve yatırımlar bütçe denilen ve halkın ödediği vergilerden oluşan birikimle yapılır.

Silahlı kuvvetler denilen ordu mensupları, güvenlik teşkilatı olan polisler, doktorlar, hukukun uygulayıcıları olan hakim ve savcılar, memurlar ve öğretmenler halka hizmet için vardır ve ücretleri halk tarafından ödenir.

Silahlı kuvvetler halkı olası düşmanlardan korumak, polis huzuru sağlamak, hâkim ve savcılar adaleti sağlamak, doktorlar sağlığımızı korumak, öğretmenler ise gelecek kuşakları yetiştirmek içindir.

Hâkim ve savcı hukuksuz, polis adaletsiz davranamaz!

Çaycı, bayat çay sunamaz!

Öğretmen, gelecek kuşakları yalan yanlış bilgilerle yetiştiremez!

Doktor, yanlışlıkla olsa bile, kendisine sağlık için başvurana en ufak zarar veremez!

Halka hizmet için çalışan Başbakanından çaycısına kadar tüm çalışanlara verilen yetkiler sadece görevlerini yapmak içindir!

Bu yetkileri kendi ve yakınlarının çıkarları için veya halka karşı kullanamaz!

Görevlerini yaparken yapacağı hata, yanlış ve olumsuzluklardan sorumludur ve toplumsal hukuk içerisinde oluşturulan ceza yasası karşısında, diğer suçlulardan farksızdır.

Görevlerini yaparken diplomatik saygıyı elden bırakamazlar.

Muhataplarına ve sorumlu olduğu, kendilerini görevlendiren halka karşı nazik ve saygılı olmak zorundadırlar.

Görevleri gereği, halkın verdiği vergilerle oluşan bütçeyi kullanırken çok dikkatli olmak durumundadırlar.   Hesapsız ve dikkatsiz davranamaz.

Bol keseden harcama yapamaz. Kendisini görevlendiren halkın yaşam standartlarına uygun çalışma yapmak zorunda ve durumundadır.

Lüks ve ihtişam içerisinde yaşayamaz.

Halk için yapılan yatırımlarda, halkın zarar göreceği seçenekleri tercih edemez.

Halkın tamamına ait olan kamusal alanlara, ormanlara, sit alanlarına, korunması gereken sahalara, deniz ve göl kıyılarına, dere, ırmak ve nehirlere, doğal yaşama, iklime, soluduğumuz havaya zarar veremez!

Sınırlar içerisinde yaşayan tüm insanların hak ve hukuklarını korumak, kollamak ve geliştirmek zorundadır.

Yaşam koşullarını her gün daha iyiye götürerek, standartlarını yükseltmek zorundadır.

Ormanlarını geliştirmek, dere, ırmak ve nehirlerini, deniz ve göllerini, havasını ve çevresini temiz tutmak, gıda ihtiyacını doğal ve temiz, enerji ihtiyacını kolay, ulaşılabilir ve ucuz olarak sağlamak zorundadır.

Devletin yasal sınırları içerisinde bulunup, toplumsal mutabakatla oluşturulan hukuka uygun yaşayan, emeğinin belirlenen miktarını, devletin çalışmaları için vergi adı altında ödemeyen, toplumsal yaşama uygun davranan her insan, bu sınırlar içerisinde bulunan tüm ortak değerlerinde sahibi, patronu ve işverenidir.

Halkın yetkilendirdiği vekillerin, tüm bunların aksi davranması halinde, ortak hukuk kuralları içerisinde yargılanmaları, yaptıkları yanlışlara uygun cezalandırılmaları, bunun aksi bir durumu hiç kimsenin kabullenmemesi gerekir.

Gerçekte olması gereken, Vekilin karşısında ceketinin düğmesini ilikleyen vatandaş değil, kendisine görev veren halkın karşısında ceketinin düğmesini ilikleyen vekildir.

Olması gereken budur!

Etiketler : Nami temeltaş,
  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
43 gün önce
57 gün önce
175 gün önce
183 gün önce
206 gün önce
260 gün önce
428 gün önce
441 gün önce
449 gün önce
560 gün önce
592 gün önce
640 gün önce
700 gün önce
724 gün önce
742 gün önce
747 gün önce
784 gün önce
788 gün önce
808 gün önce
809 gün önce
822 gün önce
829 gün önce
832 gün önce
837 gün önce
840 gün önce
843 gün önce
845 gün önce
850 gün önce
857 gün önce
858 gün önce
859 gün önce
861 gün önce
864 gün önce
868 gün önce
882 gün önce
883 gün önce
889 gün önce
907 gün önce
914 gün önce
915 gün önce
917 gün önce
918 gün önce
920 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
923 gün önce
924 gün önce
927 gün önce
934 gün önce
935 gün önce
936 gün önce
938 gün önce
945 gün önce
948 gün önce
949 gün önce
952 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=