Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

HERKES SADECE KENDİ ÖLÜLERİNİ SAYIYOR

12 Ağustos 2014, 20:47 - Okunma: 2174

 “Zulüm takva elbisesine büründüğü vakit, tarihteki en büyük facia meydana gelir” diyor Ali Şeriati.

Batının Gazze katliamına kör ve duyarsız kaldığı kadar olmasa da İslami camianın temsili durumundaki STK’lar da IŞİD vahşetine tepkisi cılız, ölçülü ve temkinli kalıyor.

Birçok STK’nın yaptığı basın açıklamalarından hareketle yukarıdaki cümlemin biraz acımasız ya da haksız olduğu düşünülebilir. Fakat İsrail’in Gazze’de yarattığı dehşetten az olmasa da IŞİD terörü, iki mazluma dönük empati derecemizde ciddi ağırlık farkı var. Sadece bu olsa belki bu tepki ölçüsüzlüğü dengelenebilir ve aşılabilirdi. Ama gelin görün ki mazlumla empati derecemizin yanında bir de zalime uzaklık karşıtlık derecesindeki farklılık da yukarıda zikrettiğim STK’ların tepkisini “çekingen tutuk saygılı” bir zeminde tutuyor.

İki katliama olan tepkinin nitelik farkını besleyen bir diğer unsur da AK Parti iktidarından bu yana tepkileri, eylemleri, gündemleri hükümetle senkronize bir paralellik taşıyan bu STK’ların sokaklara dökülmek için hükümetin başla düdüğünü bekliyor olmasından kaynaklanıyor. Elbette ki bu tavrın niteliği sadece bu STK’ların hükümetle senkronize tavrından kaynaklanmıyor. IŞİD’in kullandığı bayraktaki detaya dikkat etmişsiniz ve birçoğunuz mutlaka biliyordur.

IŞİD’in bayrağının siyah zemin üstünde Peygamberimiz Hz. Muhammed’in mührünü taşıyor olması da bu tavrın niteliğini besleyen unsurlardan biridir belki de. Zalimin taşıdığı bayrak Davut’un yıldızını mı yoksa Peygamberimizin mührünü mü taşıdığına bakıp bu tepkinin ölçüsünü belirliyorsak bu insani anlamda hastalıklı ve samimiyetsiz bir duruştur. Müslüman ahlakı zalimin taşıdığı bayrağa bakmaksızın ve mazlumun kim olduğunu düşünmeksizin bir duruşu gerektirmez mi dersiniz.

Ne zaman ki Cumhurbaşkanı Erdoğan  çıkıp da meydanlarda Filistinli çocuklar için döktüğü gözyaşlarını IŞİD terörünün kurbanları için dökmeye başlarsa işte o zaman bu STK’lar sokaklarda tek ve gür bir sesle İsrail’e okuduğu laneti IŞİD için okumaya başlar.

Ama hükümet bırakın o başlama vuruşunu yapmak o tepkiyi frenlemek ve biraz da cılız tutmak konusunda bir çaba mı sergiliyor.

İki yanımızda yaşanan iki ayrı vahşeti birbiriyle kıyaslayıp yarıştırmak kadar olmasa da iki vahşete gösterilen tepkiyi kıyaslamaktan da son derece rahatsızım. Ama görüyor ve okuyorum ki iki katliamda ortaya dökülen kan hem yanı başımızda uluslararası camiada eski defterlerin açıldığı eski hesapların ortaya döküldüğü iğrenç siyasal mücadeleye kızıl kör bir politik zemin açmış. Hal böyle olunca kimsenin söylediğine, tepkisine, gözyaşlarına itibar edesim gelmiyor.

Düşünün ki IŞİD’e dönük bu çekingen tutuk saygılı tepkilerin yukarıda bahsettiğim görüntüyü ortaya çıkarması STK’ları da rahatsız etmiş olmalı ki bunlardan biri “IŞİD’in yaptığı eylemlerden beriyiz” açıklaması yapmak zorunda kalmıştır.

En başta sunu söylemeden edemeyeceğim ki IŞİD’in yaptıkları duygulardan arı bir kelimeyle “eylem” olarak adlandırılamaz. Biraz daha net biraz daha açık biraz daha İsrail’e ve vahşetine dönük dilin duygu yoğun formuna ihtiyacımız var.

IŞİD terörünü lanetlemesini beklediğimiz STK’lardan İsrail terörüne gösterdikleri tepkilerin kıvam ve yoğunluğunda bir tepki beklerken “IŞİD’in yaptığı eylemlerden beriyiz” gibi savunma merkezli bir basın açıklaması okumak nasıl bir görüntü ortaya çıkarır düşündünüz mü?

Herkes sadece kendi ölülerini sayıyor diyeceğim ama sadece kendi ölülerini saymak derdindeki herkesin bunun için önce kendini iyi tanımlaması gerekiyor. Yukarıda sadece başlığıyla zikrettiğim açıklamayı bunun göstergesi mi saymalı bilmiyorum. Zalimin ve mazlumun kim olduğuna bakmaksızın terörü vahşeti katliamı ne zaman lanetlemeye başlarız onu da bilmiyorum. Ama dilerdim ki bugün Şengal’de yaşanan katliama dönük tepkiyle sokaklara dökülenler Gazze için, Gazze için sokaklara dökülenler Şengal için ve aynı acı aynı vicdanla bağırabilselerdi. Beraber yürüyebilselerdi.

Son olarak şunu sormak istiyorum. 250 masum çocuğun kalplerindeki korkuyla bir dağda açlıktan çaresizlikten yedikleri otlarla zehirlenip ölürken hangi politik ve siyasal analizler, kalplerinizi üşümekten koruyor?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
15 gün önce
39 gün önce
43 gün önce
45 gün önce
47 gün önce
66 gün önce
68 gün önce
91 gün önce
103 gün önce
127 gün önce
129 gün önce
169 gün önce
172 gün önce
183 gün önce
183 gün önce
183 gün önce
190 gün önce
199 gün önce
208 gün önce
225 gün önce
232 gün önce
239 gün önce
241 gün önce
248 gün önce
266 gün önce
318 gün önce
331 gün önce
360 gün önce
369 gün önce
383 gün önce
393 gün önce
395 gün önce
414 gün önce
450 gün önce
453 gün önce
458 gün önce
465 gün önce
488 gün önce
493 gün önce
502 gün önce
509 gün önce
511 gün önce
530 gün önce
609 gün önce
617 gün önce
628 gün önce
638 gün önce
696 gün önce
722 gün önce
733 gün önce
761 gün önce
771 gün önce
780 gün önce
792 gün önce
794 gün önce
800 gün önce
873 gün önce
879 gün önce
885 gün önce
927 gün önce
932 gün önce
936 gün önce
941 gün önce
971 gün önce
981 gün önce
989 gün önce
1053 gün önce
1055 gün önce
1069 gün önce
1072 gün önce
1079 gün önce
1111 gün önce
1114 gün önce
1115 gün önce
1139 gün önce
1158 gün önce
1165 gün önce
1186 gün önce
1187 gün önce
1200 gün önce
1208 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=