Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

DAVA VE GÖNÜL ERİ- İSMAİL KAHRAMAN

06 Ekim 2017, 21:39 - Okunma: 4300

Dava ve Gönül Eri İsmail Kahraman başlıklı bu yazıyı çok önceleri kaleme almayı düşünmüştüm. Bu niyetimin gerçekleşmesi, İzmir’de bir hastane köşesinde nasip oldu.

Siz Batmanlı Dostlar bu satırları okuduğunuzda TBMM Başkanı

İsmail Kahraman Beyefendi beraberinde geniş katılımlı bir heyetle Birlik Vakfının öncülük ettiği bir sosyal etkinliğe katılmak için güzel kentimiz Batman’ı ziyaret ediyor olacak.

                                                                                          18 Ekim 2017

****

 “Bir adamın birçok hüneri, makamı ve fen bilgisi sahibi olduğuna bakma.

Verdiği sözde duruyor mu? Vefası var mı? Asıl ona bak.

Hakla ettiği sözleşmeyi yerine getiriyorsa, insanlara verdiği sözde duruyorsa, vefalıysa onu istediğin kadar öv. Onun iyi vasıflarını bir bir say.

O senin övgünden, saydığın meziyetlerden daha üstün bir kişidir”

Bu dizeleri, asırlar öncesinde, Hz. Mevlana bir konuşmasında dile getiriyor.

Yalakalığın marifet sayıldığı, yapmacılığın yaygınlaştığı, yalanla hakikat sınırların iç içe geçtiği, nokta kadar menfaat için virgül kadar eğilme anlayışının itibar gördüğü, toplumun bir kesitinde Dava ve Gönül Erliğini anlatmanın alaysı karşılandığı bu yüzyılda, çıplak duygu ve düşüncelerimizi anlatmak kolay değil.

Samimi ve içten gelen duygu ve düşüncelerimizi insanlara aktarma arzumuz, yalakalık mı yapıyor, abartıyor mu, algısının yarattığı korku duvarına çarpar, haklı övgülere layık, doğru insan bildiğimiz ve takdir ettiğimiz kişilikleri, onların şuurlu nesiller yetiştirme adına verdikleri mücadeleyi anlatmada zorluklar yaşarız.

Bizler bu fani ve yalan dünyada kıymetli değerleri yaşarken anlamayız, anlatmayız ama o insanları kaybettiğimizde artık iş işten çoktan geçmiştir.

Biz içimizden çıkan biz olan dava ve gönül insanlarını makamda, mevkide değillerse hiç hatırlamıyoruz, sonra onların fani dünyaya veda edecekleri son yolculuklarına çıktıkları musalla taşının ardında, ağlamayı marifet sayıyor, katran karası katılaşmış yüreğimizin karanlığını örtmek için ‘seni unutmayacağız, unutturmayacağız’ gibi anlamsız sözleri mırıldanıyoruz.

Yaşarken kıymetini bilmediğimiz Dava ve Gönül Erlerinin kaybıyla Yitik Kuşaklar olacağımızı idrak edemeyecek kadar zavallılaşıyoruz.

İnsan denilen varlık, doktrinlerin, teorilerin, künyedeki bilgilerin içine hapsedilemez.

O, eşref-i mahlûkattır; bu gayeyi kendine rehber eden dava insanı, Gönül Eri özgürlüğünün, onurunun peşinden gider.

Bin yıl boyunca özgürlüğü solumuş bu toprakların yoğurduğu değerli insanlardan biridir Sayın İsmail Kahraman.

Hukuk Adamlığı, Milletvekilliği, Kültür Bakanlığı, son olarak TBMM Başkanlığı, Dava ve Gönül Adamlığının hep arkasında sadece dünya makamı olarak kalmıştır, yargısına ulaşmam, İsmail Kahramanı Mücadele ve Gönül insanı diye tanımlamam tesadüf değil.

İsmail Kahraman ismiyle ilk tanışıklığımın anısını sizlerle paylaşayım.

***

On yıllarca önceydi. Başkentte siyaseti ve toplumsal değişimleri akademik yönde araştırmaya başladığım ilk gençlik yıllarımda, bizden yaşça çok büyük olan, ilk görüşte katı, keskin sol görüşlü olduğunu hissettiğim bir ağabeyle tanışmıştım.

Düşüncelerinde aşırı sol görüşlü bu ağabeyle ilk sohbetimizde, bana dönerek ‘siyaset uzmanıyım diyorsun; peki, İsmail Kahraman adını duydun mu, tanıştın mı’ diye soru yöneltti. Şaşırmış bu soruya bir mana verememiştim.

Bu adı duydum ama tanımıyorum. Sadece Erbakan Hoca ile aynı görüşteler sanıyorum, diyebildim. Gülümsedi. Soru sorma sırası bana gelmişti. Neden sordunuz efendim dedim kısık bir sesle.

Ciddileşti. Ağır bir tonda, sözcüklerin üstüne tek tek basarak, konuşmaya başladı.

“Biz aynı dönemde üniversitede okuduk, İsmail Kahraman, adam gibi bir adamdır. Tanışmanda yarar var”

Merakım kabardı. Toplumdaki siyasi kutuplaşmanın, gerilimin her geçen gün arttığı bir dönemde, çok farklı görüşteki bir insanın, karşı cenahtaki birini övmesi, hiç alışıldık bir şey değildi.

Dayanamadım sordum; “Sizler bu görüşteki insanlara hep gerici yobaz diye saldırırken, sizin İsmail Kahramanı neden bu kadar takdir ettiğinizi anlayamadım”

Ters ters baktı

“Onu da sen bul” cevabını verdi ve kalkıp gitti.

O günden sonra bu ağabeyle rabıtam kesildi ama ben İsmail Kahraman isminin ardına düştüm. Onunla, hayat öyküsüyle alakalı ne kadar kitap gazete varsa okumaya araştırmaya başladım. Yakın yıllara kadar bu araştırmamı titizlikle sürdürdüm. Her incelememde İsmail Kahraman’la alakalı şaşırtıcı bulguları beynimin bir kenarına not ettim.

Gün bugündür inancıyla derlediklerimi paylaşmamın zamanı geldi, deyip öğrendiklerimi,  iki bölümde sizle paylaşmaya başlayayım;

***

DAVA ADAMI İSMAİL KAHRAMAN

ÇİLELİ GENÇLİK YILLARI

1960’lı yılların Türkiye’sinde gençlik yılları yaşayan İsmail Kahraman, ilk kez bir askeri darbeyle yüzleşir.

O yıllarda ülke geri kalmışlık zincirini kırmaya çalışırken, devrin Başbakanı Adnan Menderes ve 2 arkadaşı ile birlikte idam edilerek şehit edilir.

İsmail Kahraman’ın gençlik yıllarında ne televizyon, ne internet var.

Hatta o yıllarda otomobil sahibi olan bir avuç azınlık milyoner diye anılır.

Anadolu’nun çoğu yerinde ise ne elektrik var ne yol ne de su.

Bu yıllarda ülke sorunlarına çözüm arayan gençlik, zamanımızın gençliğine benzemiyor. Okuyan, araştıran, ülke meselelerine kafa yoran bir gençlik söz konusudur.

Bu arada gençler arasında ilk kamplaşmalar, fikri ve ideolojik ayrışmalarda yavaş yavaş uç vermeye başlar.

İdeolojik ayrışmalar şiddete dönmeye başlar ve birçok genç fidan bu dönemde yaşama veda eder.

Millet geri kalmışlığa mahkûm edilmiş, siyaseten izole edilmiştir.

Takvimler 1967 yılını gösterdiğinde İsmail Kahraman, MTTB Başkanlığına gelir.

Şuurlu, milli ve manevi değerlere bağlı gençler yetiştirmeyi hedefleyen İsmail Kahraman liderliğindeki MTTB ye daha sonraları ülkemiz yönetiminde söz sahibi olan birçok isim katılır.

İsmail Kahraman’ın MTTB yılları çok zor yıllardır.

Yıllar sonra ülkemizde adı duyulan Kontur Gerillanın tetikçileri, İsmail Kahraman ve arkadaşlarının adım adım peşine düşmüştür.

Çeşitli, değişik art niyetli komplo girişimlerine rağmen, İsmail Kahraman ve MTTB’ in o günkü kadroları, dik duruşlarını bozmaz.

MTTB Başkanlığını iki yıl sürdüren Kahraman, 1969 yılında MTTB Başkanlığından ayrılır.

KIBRIS HARP GÖNÜLLÜSÜ İSMAİL KAHRAMAN

Yıllar 1974 tarihine doğru ilerlerken Kıbrıs Barış Harekâtı başlar. Türk Ordusu, Cumhuriyetten sonra ilk kez, ülke sınırları dışında bir savaşa girmiştir. 

İsmail Kahraman ve 160 arkadaşı gönüllü asker olarak Yunanistan sınırına gider.

Kendilerine Kıbrıs Harp Gönüllüleri Öncüleri adını verirken “milletin gençliği, ülke korumasında şehit olamaya hazırdır” mesajını tarihe not düşer.

Dava Siyasetiyle iyice yoğrulan İsmail Kahraman, gençliğinden itibaren Merhum Necmettin Erbakan’la birlikte yol yürüyüşünü sürdürürken 1995’de kurulan Refah yol Hükümetinde Kültür Bakanı olarak görevlendirilir.

İsmail Kahraman’ın Kültür Bakanlığına getirilişinde ilginç bazı olaylar yaşandı.

Merhum Necmettin Erbakan, Kahraman’a bu görevi teklif ettiğinde Kahraman’ın kesinlikle bu bakanlığı istemediğini belirtmesine rağmen merhum Hoca bu görevi kendisine verir. Çünkü o yıllarda Kültür Bakanlığının o dönemlerde yozlaşmaya başlamıştır.

Bu durum İsmail Kahramanı hayli düşündürür.

İleriyi gören İsmail Kahraman bu süreçte birçok iftiraya ve sataşmaya uğrayacağını biliyordu. İftiraya uğrayacağını bilen İsmail Kahraman yinede davasının emirleri doğrultusunda ilk adımları attı.

Topkapı Sarayı’nda sergilenen Kutsal Emanetler için geçmiş yıllarda kaldırılan 24 saat Kur’an tilâvetini tekrar başlattı, Kültür Bakanlığı’na bağlı kuruluşlarda Osmanlıca kurslarının açılmasını sağladı.

Batıcı zihniyetle milliliğini kaybeden dışa bağımlı medyanın bazı unsurları Kahraman’ı hedef tahtasına oturttu ve Refah Yol hükümetinde en çok eleştirilen ve tepki gösterilen isimler arasında yer aldı.

Tüm bu iftiralar, kumpaslar sürecinde İsmail Kahraman ne kadar üzüldü, kaç sefer bu iftiralara için için isyan etti, kaç gece uykusuz geceler geçirdi?

Bunları bilmiyorum ama tahmin ediyorum?

Bildiğim kesin bir şey var ki davasının haklılığına daha çok inandı, asla mücadelesinden vazgeçmeyeceği sözünü kendine verdi.

Bugün ülkemize önyargı ile bakan, gizli bir kin besleyen ülkeler içerideki devşirmeler eliyle Refah Yol hükümetine karşı 28 Şubat sürecini başlattılar.

Bu süreçte post modern darbeci diye kendini tanımlayanların hedefindeki isimlerden biride İsmail Kahraman’dı.

İsmail Kahraman ve dava arkadaşlarının birçok özelliğinden bahsedilebilir, ancak bu kadronun en büyük meziyeti, hiç şüphesiz ki davasına bağlılığı ve samimiyetidir.

Bu kadronun davası; erdemli bir toplum, özgür bir ülke ve anlamlı bir dünya davasıdır.

Onlar sadece bir doktrin insanları değildir. O ekip söylediklerini yaşayan, davalarını iliklerine kadar hisseden, samimiyetle bunları dile getiren bir ideal insanlar topluluğudur.

Onlar tıpkı bugünkü Reis gibi Ülkenin ve Ümmetin yaşadıkları karşısında acı ve hüznü iliklerine kadar duymuşlardı.

1980 ASKERİ DARBESİ VE İSMAİL KAHRAMAN

1980 Askeri Darbesi ile birçok sivil toplum kuruluşu, dernek ve vakıf gibi MTTB kapatıldı. Bu yasakçı zihniyete karşı İsmail Kahraman elbette seyirci kalamazdı, kalmadı.

Darbecilerin açık tehditlerine rağmen 1983 yılında, yeni bir vizyon ve misyonla MTTB den devir alınan bayrak, bu kez Birlik Vakfı eliyle yola devam dedi.

FAZİLET PARTİSİ’NDEN AK PARTİ’YE İSMAİL KAHRAMAN

Kahraman, Fazilet Partisinde İstanbul milletvekilliği yaparken Erbakan Hoca etrafında yer alan çekirdek çelik yapı, ülkenin gidişatına, Milletin talep ve arzularına yönelik projeler yürütmede yetersiz kalınca, Fazilet Partisi bir yol ayrımına girdi.

Merhum Erbakan etrafındaki kadrodan bazı isimler, dava siyasetinden, taşra siyasetine yönelme yanlışlığını öne çıkarınca, dava insanları yeni bir parti kuruluşunu hızlandırdı ve Ak Parti kuruldu.

AK Parti’nin kuruluşu sırasında İsmail Kahraman tüm çalışmaların içinde aktif bir gönül adamı olarak yer aldı.

SİYASETE ARA VERME DÖNEMİ

 2002’den sonra İsmail Kahraman aktif siyasete ara verdi.

Kahraman bu süreçte davasına farklı bir boyutta hizmet etmek için dernek ve vakıflarda görevler alıp sosyal gelişme adına yoğun bir emeği pratiğe aktardı.  Bu arada Rize’deki Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Geliştirme Vakfı Kurucular Kurulu’nun Mütevelli Heyeti Başkanlığı’nı üstlendi.

İlginç –Çarpıcı Bir Bilgi

İsmail Kahramanın AK Parti’nin isim babası olduğunu çok az kimse bilir. Bu ilginç öyküyse kısaca şöyledir.

Refah Partisi 28 Şubatçı darbeciler tarafından kapattırılınca Merhum Erbakan Hoca yeni bir parti kurma çalışmasına başlar.

Tam bu sırada İsmail Kahraman merhum Necmettin Erbakan’a yeni partinin adının Ak Parti olmasını, yani Adalet ve Kalkınma hedefli bir davanın yeni dönemde ortaya çıkmasını önerir. Bu öneriyi Merhum Erbakan Hoca hiç düşünmeden ret eder ve yeni partinin adını Fazilet Partisi koyar.

Kaderin ilginçliğine bakın ki o gün Merhum Hoca’nın ret ettiği Ak Parti son 15 yıldır bu ülkeyi tek başına ve büyük bir sandalye çokluğuyla yönetmektedir.

15 TEMMUZ HAİN FETÖ İŞGAL HAREKETİ-TBMM BAŞKANI İSMAİL KAHRAMAN

Reisi Cumhur Recep Tayyip Erdoğan’ın isteğiyle Ak Partiden tekrar İstanbul milletvekili olan İsmail Kahramanın TBMM Başkanlığı döneminde hain FETÖ ve onun ordu içindeki asker kılıklı teröristleri, 15 Temmuz tarihinde acımasız bir işgal ve darbeyi planlar; gece 10 sularında önce TBMM karşısındaki Genelkurmay işgal edilir.

Bu işgalin ardından Ankara semalarında Uçaklar gökyüzünü yırtarcasına uçmaya başlar.

Reisi Cumhur Marmaris’te Başbakan İstanbul’dadır. İsmail Kahraman tüm sağlık sorunlarına rağmen Gazi Meclise koşar, TBMM kürsüsünden haykırır. ‘Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir’.

Bu haykırış, dik duruş hain FETÖ çetesini daha bir kudurtur. 

Bombalamalar, helikopterlerden açılan ateşler, önüne çıkan her şeyi ezen tanklar, işgal korkusunu Milletin zihin ve ruh dünyasına işlemeye çalışır. FETÖ çetesinin son hamlesi TBMM i bombalamaya kadar uzanır.

Cumhur reisin halkı sokağa davetiyle başlayan direniş ruhu, mecliste grubu bulunan dört partinin bazı Milletvekillerinin katılımıyla, İsmail Kahraman başkanlığındaki TBMM’ de Milli bir Mutabakat ilan edilir.

TBMM ve onun başkanı, vatan için nasıl birlik olunacağını âleme gösterirken, milletin varlık yokluk mücadelesi tarihe altın harflerle bir kez daha yazılır.

2018 Yılına girmeye çok az süre kalmışken yeni dönemde Meclis ikinci yasama dönemi için tekrar Başkanını seçecek.

2018 Yılında ülkemizi çok ağır sorunlar beklemektedir.

Suriye’deki iç savaşın seyrinin nereye evirileceği belirsizken, Kuzey Irakta yapılacak referandum bölgemizde yeni tedirginlikler meydana getirmişken TBMM i yoğun bir gündem beklemektedir.

Ana muhalefetin ülke içindeki siyasi atmosferi gittikçe arttırma stratejisi TBMM çatısı altında çok yoğun iç tartışmaların olacağına işarettir.

2019 yılında yapılacak Cumhur Başkanlığı seçimleri öncesi yüksek sayıdaki uyum paketleri, yasal değişimler, TBMM in yoğun gündemini daha arttıracak gibi görünmektedir.

Bu ağır şartların altından kalkmak zorunda olan TBMM, ikinci dönemde siyasi tansiyonu düşürecek, iç barışı ve huzuru sağlayacak siyasal, sosyal dengeleri koruyacak bir AĞABEYE ihtiyaç duyacaktır diye düşünüyorum.

Tecrübesi, meselelere yumuşak ve uyumlu yaklaşımıyla, 

İsmail Kahramanın tekrar bu görevi yürütmesinin, ülkemiz için çok yararlı olacağı inancına sahibim.

GÖNÜL ERİ İSMAİL KAHRAMAN

“Hesap Gününde Bu Hesabı Senle Görüşeceğiz”

Refah Yol hükümetinde Kültür Bakanı olan İsmail Kahraman yoğun bir yalan ve iftira kampanyasıyla karşı karşıyadır. Ulusalda malum bir gazetenin kadın muhabiri bir haber yapar.

Bu haberin başlığı şöyledir; “Kadın Düşmanı Bakan, 850 kadının işine son verdi”

Aslında tamamen yalan ve kasıtlı olan bu habere karşı Kahraman muhabiri Bakanlığa çağırır, bu gerçek dışı haberin nasıl bir iftira olduğunu bayan muhabire kanıtlar.

Kadın muhabir süklüm püklüm Bakanın karşısında otururken İsmail kahraman şöyle seslenir kadın gazeteciye; “Bu yalan haberi yazarken hiç mi vicdanınız rahatsız olmadı. Sizi şikayet edeceğim”

Hanım gazeteci korkarak “Basın şeref divanına mı”, der. Kahraman ise “Hayır” der.

“Mahkemeye mi?”, diye sorar kadın gazeteci.

Bakanın cevabı kulaklara küpe olacak bir cümledir; “Hayır. Cenabı Allah’a inanıyorum, hesap gününde bu hesabı senle görüşeceğiz”

O günden sonra bayan gazeteci İsmail Kahramanla alakalı olumsuz yazı yazmaz.

MASASINDA KİMSE PARA ÖDEYEMEZ

İsmail Kahramanla alakalı ilginç bir haberde şöyledir.

AK Parti’nin ‘ağabey’lerinden olan İsmail Kahraman’ın yakın çevresi, kendisinin en önemli özelliklerinden birinin masadaki kimseye hesap ödetmemesi olduğunu söyler.

Bu kendisinin babasından aldığı bir öğüdün sonucudur.

Babası “masada senden yaşlı bir kişi yoksa hesabı hep sen öde” demiş. Kahraman da bu öğüdü tutmuş. Bugüne kadar bulunduğu masada hesap ödediğini söyleyen neredeyse yok.

MEMLEKETİ RİZE’DE İSMAİL KAHRAMAN

2015 Yılında memleketi Rize’yi ziyaret eden İsmail Kahraman, etrafında toplanan hemşerilerine toplumsal hafızaya altın harflerle işlenecek iki veciz söz söyler

"Ülkesini sevmek, evini sevmekle, ailesini, mahallesini, ilçesini, ilini sevmekle başlar. Kök unutulmamalı. Kök olmazsa olmaz. Kökü olmayan ağaç yaşamaz. Kök lazım. Dolayısıyla buradan çıkanlar burayı hiç unutmazlar" 

Bu iki cümle aslında çok şey anlatmıyor mu?

Üzerinde yaşadığımız coğrafyada kutsal bir dava sahibi olmak, vatansever olmak, kibirden uzak durmak, makam ve mevki delisi olmadan onurlu duruş sergilemek, olduğu gibi görünmek, göründüğü gibi olmak, inançlarından ve değerlerinden taviz vermemek nasıl olur denildiğinde hatırlayacağım isimlerden biri olacak İsmail Kahraman.

Samimiyet nedir, adanmışlık nedir, inançlarına ve değerlerine bağlılık nasıl olur diye bana bir soru yöneltilirse işaret edeceğim isimlerden biridir İsmail Kahraman.

Dava ve gönül adamı olarak, ahlaki bütünlüğü ve ruhi yetkinliği üst düzey tutmaya özen gösteren bir "Ademdir İsmail Kahraman..."

Şuurlu ve basiretli bir Müslüman, salih bir kul olmaya çalışan "İsmail Kahraman" öncelikle “Beşer, Dindar, Türk, Müslüman, vatansever, dava adamı, gönül insanıdır.”

Mertebeler, makamlar, sıfatlar, kartvizitler, para gibi araçları amaç haline getiren sonradan görmelere inat, Adam gibi Adamdır, İsmail Kahraman.

Elbette İsmail Kahraman misali dava ve gönül insanlarını tam anlamıyla ve bütün yönleriyle anlatmak mümkün değil.

Gazetemizin küçük hacmi ise bu Dava ve Gönül erlerini anlatmaya yetmez.

Dava insanlarını anlamakta anlatmakta kolay değil. Zira onlar edep sahibidirler.

Kendilerinden fazla söz edilmesinden, aşırı hayranlık uyandıran methiyelerden, heykellerinin dikilmesinden asla hoşnut olmazlar.

Çünkü nefislerinin kendilerini azdıracağı ve Allah’ın zoruna gidecek bir davranışın kendilerini tutsak edeceği korkusunu son nefeslerine kadar yoğun olarak hissederler.

Bu manevi korkunun temelinde ise hamd, şükür, övgü sadece Allah’a aittir inancı yatar.

İsmail Kahraman da diğer Dava Gönül Erleri de hiç şüphesiz ki bir beşerdir.

Her Beşer mutlaka şaşar. Onlar da hata yapar, dönem dönem yanlış duygulara, düşüncelere saplanabilirler. Bu şaşmayı fark ettiklerinde derin bir hüzün, acı içlerini kor gibi yakar ve gözyaşlarını içlerine akıtırken yürekleri yangın yerine döner. Onlar iç dünyalarında derin sarsılmalar yaşarken bedenleri kuru bir yaprak misali titremektedir.

Dava ve Gönül Erleri kalabalıklar içinde hep yalnızdırlar.

Düşünceli duruşlarında, bakışlarındaki sabitliği anlayamayanlar, çökmüş gibi duran omuzlarındaki yükün farkına varamaz.

Dava adamı ve Gönül Eri olmak zor, bu yükü taşımak ise çok daha zordur.

Zira onların gönül dünyalarında kim bilir ne fırtınalar kopmaktadır.

***

Bu makalede yazılanlara bu noktada bakmasını beceremeyen, benim neyi anlatmayı istediğimi çözemez, bu makaleyi kâğıda dökme muradımı ise hiç anlayamaz.

Bu son cümlemi yazarken kulaklarımda bir dervişin şu sözü çınladı;

Dünya diliyle konuşamam, hal diline ise hükmüm geçmez.

Makalemin sonuna geldiğim bu anda ola ki bu satırları okurken yanlış bir yoruma,  düşünceye kapılıp şahsımın yazma nedenime gıybet edecek olan biri olursa şunu bilmesini isterim:

Ben İsmail Kahraman Beyi sadece TV ve gazetelerdeki fotoğrafından tanırım.

Gönül Erlerini tanımak içinse onların yüzünü görmek, ellerini sıkmak, bir lokmayı birlikte paylaşmak gerekmez. Gönül gözüyle meseleye bakanlar ne dediğimi sanırım anlar. Ayrıca Birlik Vakfını ise sadece bir kurum olarak bilirim.

***

Sevgili Okur;

Bu satırların her sözcüğünü yazarken üç noktada duyarlı ve dikkatli olmaya çalıştım.

Birincisi makaleme konu olan zatın nefsini okşayıp ifrat ve tefritten kaçarak Cenabı Allah’a sığındım;

İkinci hususta güzel ve etkileyici bir yazı döşeyerek egomu tatmin batağına sokmaktan ve riya çukuruna düşmekten yine Rabbıma sığındım.

Üçüncüsü ise Sayın İsmail Kahraman Beyi Dava ve Gönül Eri başlıklı bir makalede konu olarak işlerken diğer Dava adamlarını ve Gönül Erlerini incitmekten Hakka sığındım.

NOT- 1

TBMM Başkanı Sayın İsmail Kahraman Beyle Batmanı ziyaret eden heyette Güzel insan, dost bir yoldaş olan Batmanın Gülen Yüzü dediğim Bürokratımız Ekrem DİREKÇİ Beyinde olacağını duydum, çok sevindim.  İslam’a dolayısıyla insanlara hizmet etmek adına çile çeken, cezaevinde yatmak dahil birçok bedel ödeyen Ekrem Direkçi Beyde ihlaslı, sağlam bir dava adamıdır.

NOT- 2

Ülkemizin yoğun gündemi içinde Batmanımızda böylesi geniş katılımlı bir etkinliğin yapılması son derece sevindiricidir.

‘Yeni Türkiye Vizyonunda Doğu ve Güneydoğunun Kalkınmadaki Rolü’ konulu bir Çalıştay yapılmasına öncülük eden genelde Birlik Vakfı Üst Yönetimine özelde Batman Birlik Vakfı Temsilcilerine Batmanın tanıtımına ve Bölgemizin sorunlarına karşı gösterdikleri bu hassasiyetlerinden dolayı teşekkür ediyorum...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
12 gün önce
18 gün önce
28 gün önce
30 gün önce
63 gün önce
158 gün önce
198 gün önce
260 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
290 gün önce
291 gün önce
294 gün önce
296 gün önce
297 gün önce
322 gün önce
394 gün önce
396 gün önce
401 gün önce
406 gün önce
544 gün önce
557 gün önce
558 gün önce
560 gün önce
575 gün önce
575 gün önce
581 gün önce
583 gün önce
669 gün önce
725 gün önce
743 gün önce
784 gün önce
788 gün önce
796 gün önce
808 gün önce
810 gün önce
828 gün önce

BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=