Lütfen bekleyin..

AHMET KIZILBULUT

KİTAP DÜNYASINDAN

09 Ekim 2017, 16:01 - Okunma: 1953

Bu aralar sık sık şu cümleyi duyar oldum:

“Yeni bir kitabı daha mı çıktı?”

Evet, çok sık yazıyor. Bazen az sayfalı, bol görselli, bazen de çantada taşınamayacak kadar kalın...

Dünyanın her yerinde okunuyor, imza günlerinde geceden uzun kuyruk oluşuyor.

Zira popülerliği, edebi zenginliğini ezmiyor. Daima yazacak ilginç konular buluyor, karakterlerinin bakış açıları ve farklılıkları okuyanı şaşırtıyor.

İşte ‘Fırın Saldırısı’ da böyle bir kitap.

Murakami açlığı anlatıyor. Açken neler yapabileceğimizi...

Peki, açlık neye benziyor, bir yazar bunu nasıl anlatır? Şu bölümü aktarmak istiyorum: “Suyun üzerinde sessizce yüzen küçük bir kayığa biniyorum. Aşağıya bakıyorum, suyun içinde, denizin dibinden yükselen bir yanardağın tepesi görünüyor. Deniz yüzeyiyle yanardağın tepesi arasında fazla mesafe yokmuş gibi görünüyor ama ne kadar yakın olduğu da anlaşılmıyor. Çünkü su çok saydam, bu yüzden de mesafe kestirilemiyor.”

İlk bölümde iki arkadaşın karnı acıkıyor ve bir fırından ekmek çalmaya karar verirler. Bıçaklarını alıp fırının yolunu tutuyorlar.

Komünist Parti Üyesi fırıncı, onlarla bir pazarlığa oturuyor. İşte bu pazarlığın sonu, okuru hayran bırakacak bir derse gidiyor.

İkinci bölümdeyse saldırganlardan birinin karısıyla aç kaldığı bir gece var. Sonrasını anlatmayalım, okuyun lütfen.

ALTI SORUDA KİTABIN ŞİFRELERİ

Murakami her kitabında bir/birkaç araba markası verir ve bunun bir anlamı vardır.

Burada araba bize ne söylüyor?

Göstergebilimsel açıdan bakıldığında, o kişinin ekonomik durumunu anlatıyor bize.

Bir diğeri ise -sözgelimi en yeni kitabı ‘Kumandanı Öldürmek’i çevirirken fark ettim- arabanın bozulması ile boşanma bir arada geliyor (Peugeot 205) ve arabadan vazgeçiyor, psikolojik durumla koşut gidiyor; yine, ona destek olan arkadaşının Volvo’su var; sağlam ve karakterli bir arada, dolayısıyla arkadaşının karakterine işaret ediyor olmalı.

‘Fırın Saldırısı’ndaysa çiftin ekonomik durumunu işaret ettiğini düşünüyorum.

Her kitabında kadınlar sanki erkeklere göre daha cesur gelir bana, katılır mısınız?

Katılıyorum, gerçi kadın-erkek eşitliği düşünülünce buna böyle yanıt vermek feministleri kızdırabilir de. Ne var ki genel kabul gören kadın-erkek algısına göre, 17 yaşındaki kadın karakterin, 20’li yaşlardaki erkek karakterden daha olgun olduğu, sorunlarıyla bir başına boğuştuğunu görüyoruz romanlarında.

Yine erkek karakterler, kadın karakterlere göre daha kırılgan ve naif oluyor.

Sorunlarla yüzleşmek yerine kaçmayı tercih ediyorlar. Sanırım ortada bir sorun olduğunu akıl edemiyorlar.

‘Murakami’nin en temel özelliklerini sıralarsak;

Bence arayış, kaçış, bir başınalık, yolculuk, rüya, ayna benlik.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
21 gün önce
28 gün önce
36 gün önce
64 gün önce
176 gün önce
183 gün önce
193 gün önce
203 gün önce
239 gün önce
246 gün önce
253 gün önce
274 gün önce
295 gün önce
344 gün önce
363 gün önce
393 gün önce
407 gün önce
412 gün önce
412 gün önce
461 gün önce
491 gün önce
505 gün önce
558 gün önce
575 gün önce
610 gün önce
613 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=