Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

BEN FETÖ’CÜ DEĞİLİM!...

13 Ekim 2017, 19:50 - Okunma: 1135

Araştırmacı bir yazar olarak sokağın nabzını tutmak insanların duygu ve düşünce yönelimlerini tespit etmek adına birçok kesimle görüşmeler yapmaya çalışıyorum.

Son aylardaki toplumu konuşturarak izlenimler elde etme gayretimde en çok dikkatimi çeken Ak Parti’ye muhalif veya Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la alakalı olumsuz bir konuşma yapmak isteyen kişilerin söze “Ben FETÖ’cü Değilim” cümlesiyle başlamaları oluyor.

İşin ilginç yanı birçok TV programlarında da bazı konuşmacılar Ben FETÖ’yü tanımam, etmem, içlerinde bulunmadım gibi açıklama cümleleriyle konuşmaya giriyorlar.

Konuşmaya Ben FETÖ’cü değilim diye başlayan kim olursa olsun ben söze girip hemen şu cevabı veriyorum.

Mademki böyle diyorsun senin FETÖ’cü olduğu şüphesi bende uyandı.

Karşımdaki biraz bozulsa da konuşmamı bir atasözüyle sürdürüyorum abdestinden şüphesi olmayanın namazından şüphesi olmaz.

Bir insan kendisinin ne olup olmadığını açıklamak zorunda kalması hiç hoş değil.

Bir kişi vicdanen rahat, kendinden eminse zorunlu açıklamalara yönelmez.

Başını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun çektiği bazı kesimler ve bazı sosyal medyadaki hesaplarda kim Erdoğan’la veya Ak Parti’yle alakalı olumsuz konuşursa başına bir iş geleceği veya FETÖ yaftasıyla yargılanacağı gibi bir olumsuz algı üretiyor.

Böyle bir algı yaratılması başta Yargı mensubu olan Savcı ve Hâkimlerimize, tüm emniyet güçlerimize karşı büyük bir iftira ve vicdansızlıktır.

Yine böyle bir algı Reisi Cumhura karşı yapılan bir haksızlıktır.

Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal ve hukuk devletidir.

Kişilerin sahip olduğu haklar Anayasa tarafından belirlenmiştir.

Dolayısıyla kimseye durup dururken suç yüklenmez, yüklenemez.

İnsanlar masumsa hukuk elbette bunu ortaya çıkaracaktır.

Münferit mağduriyetler üzerinden devletin ciddiyetini ve güvenirliliğini sorgulatmak kimseye yarar sağlamaz.

Üstelik Cumhurbaşkanını her sevmeyen cezaevine konursa bu ülkede Ak Parti dışında partilere oy veren 40 milyondan fazla insanın hapse atılacağı gibi akıldışı bir zihinsel tutulma ortaya çıkar.

Ülkemizde sözüm ona bir dikta rejimi varmış gibi gösterme gayreti Avrupa ülkelerinden dünyaya yayılmak istenmektedir.

Bu çirkin ve kirli tezgâhın arkasında Erdoğan düşmanlığı ve dolayısıyla bir İslam ve Türkiye nefreti söz konusudur.

Geçmiş iktidarlarda ülkemizin o günkü yöneticilerini parmaklarında oynatan Batının emperyalist zihniyeti bugün kendilerine karşı dik duran ve bazı emirlerine karşı çıkan bir yönetimi elbette içlerine sindirmez, sindiremez.

Ülke içinde Avrupa Emperyalizmin tetikçiliğini yapan, kendi milletine tepeden bakıp batıdaki inançları ve insanları kutsayan devşirme satılık bedbahtlar geçmişten beri hep olmuştur, bugünde bu hain tabaka vardır yarında olacaktır.

Milliliğini ve yerliliğini unutmuş insanların Batının vahşi kapitalist ve emperyalist tuzağına düşmüş olmaları son derece hazindir.

Son olarak şunu belirteyim;

İnsanlar artık kendilerinin ne olmadığını söylemek yerine ne olduklarını söylemelidir.

Korku kültürü yayarak insanlarımız tedirgin edecek bir ruh haline sokmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülüktür.

Öncelikle herkes şunu çok iyi bilsin ki bu devlet çok güçlüdür ve kimin ne olduğunu ne olmadığını çok iyi bilir.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
31 gün önce
33 gün önce
38 gün önce
43 gün önce
182 gün önce
195 gün önce
196 gün önce
197 gün önce
212 gün önce
212 gün önce
219 gün önce
221 gün önce
306 gün önce
363 gün önce
381 gün önce
421 gün önce
426 gün önce
433 gün önce
445 gün önce
448 gün önce
465 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=