Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

EĞİTİM VE ANLAYIŞLARIMIZ

25 Ekim 2017, 13:20 - Okunma: 626

Masum ve samimi duygularla doğan insanoğlu, daha sonra alacağı eğitimin anlayışına göre şekil alacaktır. Toplumsal sorunlarımızın altında duygularımızın eğitilmediği yatmaktadır.

İlim adamları insana yöne veren dört esas duygu bulunduğunu söyler.

Bunlar; Lezzet, üzüntü, öfke ve korkudur.

Bu duygular her insanda ve zaten doğuştan vardır.

Bunlardan herhangi birini görmezden gelmek günlük hayatımızı alt üst edebilir. O halde bunları yaşamak dengeli insan için elzemdir.

Bu duygular çocukluğumuzdan itibaren bizimle büyürler. Daha doğrusu büyümeleri gerekir. Bir küçük çocuğun duyguları ile bir yetişkinin duygu fırtınaları aynı olmamalıdır. Şöyle ki; çocuk ağlarken birden gülebilir ya da gülerken birden ağlayabilir. Bu duygularını kontrol etmesi beklenemez. Ancak yetişkin böyle olmamalıdır.

Söz konusu duyguları hayatımızın birer gerçeği kabul etmeli ve onları tabii olarak yaşamasını bilmeliyiz. Ancak bu duyguları yaşarken aşırılıklara kaçmak doğru değildir. Sevinç halinde mübalağalı kahkahalar, bağrışmalar doğru değildir. Üzüntü halinde de isyanlardan, aşırı tepkilerden kaçınmalıyız. Öfke ve korkularda bile orta hali tutabilmeliyiz.

Bu duyguların hiçbirinin devamlı olmadığını bilmeli, hayatımız boyunca değişen duygularla yaşayacağımızı unutmamalıyız.

Hayatta bizim için önemli olan bu duyguların eğitimi ve kontrol altında tutulmasıdır. Yoksa bu duyguları görmezden gelmek, onları örtmek değildir.

Hangi duygu içinde isek onu yaşamalı, gülmeli, ağlamalı, korkmalı hatta öfkelenmeli ancak bunları doğal olarak yaşamalı ve aşırılığa kaçmamalıdır.

Bu bakımdan çocuklarımızı da öyle yetiştirmeli ve gerçek hayata hazırlıklı kılmalıyız. Yoksa hayatın gerçek yüzüyle karşılaştıklarında hayal kırıklığı yaşar ve hayata küsebilirler.

İşte duyguları doğru eğitilmemiş insanlardan örnekler:

Çok zengin biri ama daha da servetine servet katma peşinde ve bunun için her türlü yanlış yollara başvurmaya devam ediyor. Bu nasıl bir yaşamak dersiniz?

Diğeri bir küçük kasabada küçük bir manav… Mütevazı kazancıyla ailesini geçindiriyor. Arta kalanla akraba ve komşulara yardım elini uzatıyor.

Bu nasıl bir yaşamak dersiniz?

Ya da tersi; zengin ama gönlü de zengin. Fakir ama hırslı ve her nasıl olursa olsun zengin olmak savaşında.

Demek ki; marifet zengin ya da fakir gibi yaşamak değil, insan gibi yaşamaktır.

Masum ve samimi duygularla doğan insanoğlu, daha sonra alacağı eğitimin anlayışına göre şekil alacaktır.

Sonuçlara bakarak çok rahat söylenebilir ki; toplumsal sorunlarımızın altında duygularımızın eğitilmediği yatmaktadır.

Eğitim sistemimizde sadece akıl eğitilmektedir. Bu da kuru bilgi (iki, iki daha dört eder gibi) demektir. Ancak insan davranışlarına duyguların yön ve şekil verdiğini hatırlarsak, insanlarımızın eskiye göre neden daha çok yanlış yaptığını anlayabiliriz.

Eğitim anlayışımızı yeniden gözden geçirmek gerekecek.

Ama kim, nasıl yapacak?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
9 gün önce
12 gün önce
16 gün önce
101 gün önce
109 gün önce
112 gün önce
125 gün önce
136 gün önce
147 gün önce
153 gün önce
179 gün önce
199 gün önce
200 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
230 gün önce
298 gün önce
303 gün önce
335 gün önce
364 gün önce
367 gün önce
383 gün önce
391 gün önce
394 gün önce
395 gün önce
412 gün önce
434 gün önce
466 gün önce
468 gün önce
474 gün önce
474 gün önce
504 gün önce
511 gün önce
513 gün önce
534 gün önce
546 gün önce
584 gün önce
634 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=