Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI NE İŞ YAPAR?

03 Kasım 2017, 18:07 - Okunma: 2322

Diyanet İşleri Başkanlığı teşkilatı ülkemizin güzide ve olmazsa olmaz kuruluşlarının başında gelir. 
4 Mart 1924 tarihinde 429 sayılı Kanunla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığa bağlı bir kuruluştur. 
Görevi, İslam Dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek, Din konusunda topluma aydınlatmak ve ibadet yerini yönetmekle görevlidir.
İslam; emir ve yasakları ile helal ve haramı Kur'an ve sünnetle belirlenmiş, tam ve noksansızdır.  
Eksiltme veya fazlalaştırma yapılamaz.
Kur'an veya hadisin dışındaki tüm şeyler İslam dini içinde değerlendirilemez.
Örf, adet, gelenek ve görenekler Kur'an ve hadise muhalif değilse hoş karşılanır ancak dini açıdan bağlayıcı ve tavsiye edici değildir.
Yine, kanunlar, yasalar, yönetmenlikler... Gibi şeyler de İslam dininin bir parçası olarak kabul edilemez.

Dinin uygun görmediği, fiil, davranış toplum tarafından kabul görünse, yasalarla meşrulaştırılsa dahi, hiç bir ehemmiyeti olmadığı gibi günah olma özelliğini kayıp ettirmez. 
Şayet bunlar Kur'an ayetlerine aykırı olursa yaptığında kişi günahkâr olur. 
Ayetleri inkar ederse o zamanda dinden çıkar.
İslam dininde bağlayıcı ve yön verici Kur'an ve Sünnettir.
Olması gereken, Diyanetin, bu esasları insanlara doğu biçimde öğretmek, yanlışların önünü bilimsel verilerle kesmek, hurafelerden arındırmak, din istismarlığının önüne geçmektir.
Diyanet acaba bunu yapıyor mu?
Birçok yazımda değindiğim gibi yapanlar varsa da azınlıkta olduklarıdır.
Müftülerle halk arasında (özellikle fakır, mağdur ve kimsesizler arasında) kopukluk oluşu, Vaizlerin İrşad konusunda yetersiz oldukları bir gerçektir.
Son yıllara baktığımızda camilerde giderek azalan cemaat, uydu kentler veya yeni yerleşim yerlerindeki camı azlığı, bozulan ahlak, kadına şiddet, cinayet, hırsızlık ve daha nice suçlardaki artışlarda manevi boşluğa paralel olduğudur.
Peki, Diyanet ne yapıyor?
Görevini bil hakkıyla yapan tüm personelden özür dileyerek gördüğüm kadarıyla, sesi güzel olmayan veya ses sistemi bozuk olan birisi ezan okumuşsa veya ezanı sevmeyen biri şikâyette bulunursa görevli hakkında soruşturma yapmayı çok iyi bildiğidir.

Toplumun tepkisi çeker diye ayet ve hadislerin anlatımına kısıtlama getirmeye çalıştığıdır.
Her Cuma camilerde para toplama yaptığıdır.
Müftülük binası, makam aracına önem verdiğidir.
Hele üst makamlarda görevlilerin dış ülkelere görevli olarak sık sık gitmeye çalışmalarıdır.
Hac organizasyonunda sık sık görev aldıklarıdır. 
Personel hakkındaki en küçük bir şikâyette hemen soruşturma açmasıdır.

Şimdi gelelim İhsan Şenocak hocamız hakkındaki soruşturmaya. 
Hocamızı tanımıyorum, vaizlerini dinlememişim. 
Ancak Kanal D haber Yorumcusu Ahmet Hakan’ın İslam dini konusunda onun kadar âlim olmadığı halde daha önce Cübbeli Ahmet hoca hakkında olduğu gibi onu eleştirmesi çirkin ve bu eleştiriye cevap vermeyen Diyanetin susması ise daha çirkin bir olay olduğudur.
Olması gereken, Diyanetin bu konunun iç meseleleri olduğunu ve böyle eleştirinin yanlış olduğunu belirtmesi olmalıydı.
İhsan Hoca ne yapmış?
Kur'ana aykırı, hadisi inkâr ve ya çıkarına alet mi etmiştir.
Siyası çıkar için birilerini övmüş/eleştirmiş midir?
Veya kendine göre yeni bir şeyler uydurmuş egosunu tatmin ederken başkalarının rencide mi etmiştir?
Eğer bu sorulardan bir tanesi doğru ise kamuoyuna açıklansın. 
Yok birileri hoşuna gitmedi diye Kur'an ve Sünnete uygun vaiz verdi diye açığa alınmışsa vehim bir durumdur.
12 Eylül döneminde böyle bir uygulamayı Timurtaş Hoca yaşamış o da bu kadar ağır bir ceza almamış, açığa değil görev yeri değişmişti.
İhsan hocanın açığa alınma olayı korkarım ki bir başlangıç ola, o zaman eyvah ki ne eyvah. Artık Müftü, Vaiz, vaize, İmam-hatip... Diyanet camiası nasıl görev yapacak?

Bu durumda, Kur'an ve sünnetin % 50 den fazlası okumamak anlatmamak veya yok saymak gerekir.
Çünkü Faiz haram dersen bankalar, içki haram dersen meyhaneler, zina haram desen genelevler...
Hoşlarına gitmeyecek dava edecek görevlileri de İhsan hocanın akıbetine uğrayacaktır.
Gelelim Diyanet camiasındaki sendikalar (bir kısmından özür diliyorum) sallabaşını al aidatını, vali, kaymakam, belediye başkanı, siyasi değer kazançları olsun personeller mi? 
Boş ver başları niye ağırsın.
Allah'a emanet olun.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
4 gün önce
9 gün önce
10 gün önce
26 gün önce
31 gün önce
40 gün önce
47 gün önce
50 gün önce
55 gün önce
58 gün önce
64 gün önce
68 gün önce
72 gün önce
76 gün önce
82 gün önce
83 gün önce
87 gün önce
91 gün önce
100 gün önce
106 gün önce
115 gün önce
121 gün önce
129 gün önce
143 gün önce
151 gün önce
156 gün önce
157 gün önce
165 gün önce
181 gün önce
183 gün önce
185 gün önce
190 gün önce
193 gün önce
201 gün önce
211 gün önce
216 gün önce
222 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
233 gün önce
236 gün önce
240 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
250 gün önce
251 gün önce
253 gün önce
255 gün önce
257 gün önce
261 gün önce
263 gün önce
264 gün önce
265 gün önce
268 gün önce
269 gün önce
270 gün önce
271 gün önce
274 gün önce
275 gün önce
276 gün önce
277 gün önce
282 gün önce
288 gün önce
292 gün önce
297 gün önce
302 gün önce
310 gün önce
312 gün önce
317 gün önce
321 gün önce
323 gün önce
326 gün önce
333 gün önce
340 gün önce
344 gün önce
353 gün önce
354 gün önce
358 gün önce
359 gün önce
362 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
377 gün önce
379 gün önce
382 gün önce
383 gün önce
387 gün önce
397 gün önce
400 gün önce
407 gün önce
416 gün önce
428 gün önce
445 gün önce
454 gün önce
471 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=