Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

ŞEYH MUHAMMET KAZIM HAZRETLERİ-6

25 Aralık 2017, 23:44 - Okunma: 3043

(Dünden Devam)

Siirt’te girdiğimde küme küme öbek öbek kalabalıkları farkettim. Şeyh Hazretlerinin naaşını görmek son bir defa nurlu yüzüne bakmak için oturduğu evin semtine girdiğimde şok oldum. Mahşeri bir kalabalık tüm sokağı kaplamıştı. Eve değil girebilmek 500 metre yanına yaklaşmak bile mümkün değildi. Çaresizce sokağın karşısındaki insan dolu tepemsi bir yere iliştim. O ana kadar yüreğimde kopan fırtına ateş topları bedenimi titretiyordu. Öğlen namazı vaktine yakın şeyhin evden çıkan tabutunu gördüğüm anda gözlerimde buz tutmuş yaşlar bardaktan boşanırcasına akmaya başladı.

Siirt Siirt olalı böyle bir kalabalık görmemişti. On binler Şeyh hazretlerinin tabutunun peşinden koşarak gidiyordu. Cenaze ilerledikçe kalabalığa yeni yeni insanlar ekleniyordu. Çoğu insanın Siirt’te dışarıdan geldiği belliydi. Cenazenin götürüldüğü camiye girmek mümkün olmadığı gibi izdihamdan ezilenleri görüyordum. Müritler çıldırmış gibiydi. Tarihi Siirt camisinin camları kırılıyor kapılar zorlanıyor bazı müritler topluluğa uyarılarda bulunuyordu. Cami çıkışında kalabalığın sayısı 50.000 insanın üstündeydi. Damlarda kadınların feryatları hüzünlü havayı daha da ağırlaştırıyordu. Kortej şeyhin defnedileceği türbesine doğru giderken cemaatin diğer ucu kentin daha girişindeydi.

O anda yayından koparılmış bir şekilde cenazenin ardından koşmaya çalışıyor, biryandan yanaklarımdaki göz yaşarını silerken kendi kendime konuşuyordum.

Tam delirmiş gibi bir halim vardı. Her bir adımı da şeyhim gitme der gibiydim.

Eller üzerinde giden şeyhin tabutuna baktıkça gitme diyordum.

Sen benim için dedeydin, babaydın, yoldaştın, sırdaştın, dert ortağımdın, öğretmenimdin, gurbette ve şu yalan dünyada tek dayanağımdın Apo Şeyh diye kendi kendime konuşmaya çalışıyordum. Sözcükler ağzımda kaya misali büyüyor boğazımı kördüğüm gibi sıkıştırıyordu.

Şeyh vefat etmişti.

***

‘İnandığın gibi yaşadın, yaşadığın gibi vefat edip beni bırakıp gidiyorsun’ sözcükleri dilimden dökülen son sözcüklerdi.

Şeyh Muhammed Kazım Hazretlerini geç bulmuş çabuk kaybetmiştim.

Onun vefatıyla Öksüz kalmıştım.

Bir yanım kopmuştu.

Apo Şeyhi kaybettikten sonra savruldum, dağıldım.

Kalbalıklar içinde yanlızlaşmıştım.

Dünya ile kendimi kandırarak unutmaya çalıştıkça kör kuyulardaki girdaplara düştüm.

Yaşmayan bu duyguları anlayamaz bende anlamayanlara anlatma derdinde değilim.

Kendimle konuşuyorum aslında.

Allah dostuyla tanış olmak, arkadaş olmak, bir lokmayı paylaşırken ilim konuşmanın ne denli ağır bir yük olduğunu yaşamayan bilmez.

Allah dostunun varlığı ne kadar huzur, mutluluk saadet verip iç dünyaları ne kadar zenginleştirirse yokluğu da o denli yıkıcı olur.

O yıkımı yaşayıp ta dik durmak ise öyle kolay değil.

Teşbihte hata olmaz derler ya şimdi asrı saadette Fahri Alem Hazreti Muhammed (SAV) kaybettiği anda Hazreti Ömer’in duygusal depremlerini daha iyi anlıyorum.

İçinde yaşadığım maddeleşmiş, bencilleşmiş, yozlaşmaya başlamış bu yüzyılda şahsımda, toplumda neden yoldan çıkıyor biliyor musunuz.

Fahri Alem Hazreti Muhammed(SAV) vefatıyla dağılma noktasına gelme ihtimali olan insanları toparlayan, dağılmayı, parçalanmayı, bölünmeyi önleyecek hazreti Ebubekirler artık yok.

***

Şeyh Muhammed Kazım Hazretleri makalesini yazmaya başladığım andan itibaren, onunla geçirdiğim anılar canlandıkça sözcükler kurşun gibi beynime saplanıyor, nokta koyduğum her satır diğer bir satıra adeta isyan ediyor, virgülle ayırdığım her yan cümlecik bir başka cümleyi unuttun uyarısıyla bilinçaltındaki bilgimi zorluyor.

Şeyh Muhammed Kazım Hazretleriyle yaşadığım tüm anılar, onun yüreğe ok gibi saplanan duruş, davranış ve sözleri elbette anlatılabilecek kadar kısa değil.

Ama sözün bittiği, kelimelerin kifayetsizleştiği bir an vardır.

Altı günlük bu yazıya şimdilik bir ara vermeliyim denilen noktada şu son sözlerimi gönül dünyamdan sonsuzluğa aktarmak istiyorum.

Şahit ol ALLAH’IM. 

Şahit ol YARAB

Tek bir kelime ne fazla yazdım ne olayları abarttım.

ALLAH’IM ben bir kulun olarak Şeyh Muhammed Kazım Hazretlerinden razıydım SENDE ONDAN RAZI OL.

Adını taşıdığı fahri Alem Hazreti Muhammed efendimiz(SAV) ile onu yoldaş et.

ALLAH’IM onun ruhaniyetine içimden geçen şu duygularımı ilet

Apo Şeyh bilki ben seni çok ama çok özledim….

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
57 gün önce
64 gün önce
70 gün önce
80 gün önce
82 gün önce
115 gün önce
210 gün önce
250 gün önce
312 gün önce
340 gün önce
342 gün önce
343 gün önce
343 gün önce
346 gün önce
348 gün önce
349 gün önce
374 gün önce
446 gün önce
448 gün önce
453 gün önce
458 gün önce
596 gün önce
609 gün önce
610 gün önce
612 gün önce
627 gün önce
627 gün önce
633 gün önce
635 gün önce
721 gün önce
777 gün önce
795 gün önce
836 gün önce
840 gün önce
848 gün önce
860 gün önce
862 gün önce
880 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=