Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

ŞEYH MUHAMMET KAZIM HAZRETLERİ-6

25 Aralık 2017, 23:44 - Okunma: 2867

(Dünden Devam)

Siirt’te girdiğimde küme küme öbek öbek kalabalıkları farkettim. Şeyh Hazretlerinin naaşını görmek son bir defa nurlu yüzüne bakmak için oturduğu evin semtine girdiğimde şok oldum. Mahşeri bir kalabalık tüm sokağı kaplamıştı. Eve değil girebilmek 500 metre yanına yaklaşmak bile mümkün değildi. Çaresizce sokağın karşısındaki insan dolu tepemsi bir yere iliştim. O ana kadar yüreğimde kopan fırtına ateş topları bedenimi titretiyordu. Öğlen namazı vaktine yakın şeyhin evden çıkan tabutunu gördüğüm anda gözlerimde buz tutmuş yaşlar bardaktan boşanırcasına akmaya başladı.

Siirt Siirt olalı böyle bir kalabalık görmemişti. On binler Şeyh hazretlerinin tabutunun peşinden koşarak gidiyordu. Cenaze ilerledikçe kalabalığa yeni yeni insanlar ekleniyordu. Çoğu insanın Siirt’te dışarıdan geldiği belliydi. Cenazenin götürüldüğü camiye girmek mümkün olmadığı gibi izdihamdan ezilenleri görüyordum. Müritler çıldırmış gibiydi. Tarihi Siirt camisinin camları kırılıyor kapılar zorlanıyor bazı müritler topluluğa uyarılarda bulunuyordu. Cami çıkışında kalabalığın sayısı 50.000 insanın üstündeydi. Damlarda kadınların feryatları hüzünlü havayı daha da ağırlaştırıyordu. Kortej şeyhin defnedileceği türbesine doğru giderken cemaatin diğer ucu kentin daha girişindeydi.

O anda yayından koparılmış bir şekilde cenazenin ardından koşmaya çalışıyor, biryandan yanaklarımdaki göz yaşarını silerken kendi kendime konuşuyordum.

Tam delirmiş gibi bir halim vardı. Her bir adımı da şeyhim gitme der gibiydim.

Eller üzerinde giden şeyhin tabutuna baktıkça gitme diyordum.

Sen benim için dedeydin, babaydın, yoldaştın, sırdaştın, dert ortağımdın, öğretmenimdin, gurbette ve şu yalan dünyada tek dayanağımdın Apo Şeyh diye kendi kendime konuşmaya çalışıyordum. Sözcükler ağzımda kaya misali büyüyor boğazımı kördüğüm gibi sıkıştırıyordu.

Şeyh vefat etmişti.

***

‘İnandığın gibi yaşadın, yaşadığın gibi vefat edip beni bırakıp gidiyorsun’ sözcükleri dilimden dökülen son sözcüklerdi.

Şeyh Muhammed Kazım Hazretlerini geç bulmuş çabuk kaybetmiştim.

Onun vefatıyla Öksüz kalmıştım.

Bir yanım kopmuştu.

Apo Şeyhi kaybettikten sonra savruldum, dağıldım.

Kalbalıklar içinde yanlızlaşmıştım.

Dünya ile kendimi kandırarak unutmaya çalıştıkça kör kuyulardaki girdaplara düştüm.

Yaşmayan bu duyguları anlayamaz bende anlamayanlara anlatma derdinde değilim.

Kendimle konuşuyorum aslında.

Allah dostuyla tanış olmak, arkadaş olmak, bir lokmayı paylaşırken ilim konuşmanın ne denli ağır bir yük olduğunu yaşamayan bilmez.

Allah dostunun varlığı ne kadar huzur, mutluluk saadet verip iç dünyaları ne kadar zenginleştirirse yokluğu da o denli yıkıcı olur.

O yıkımı yaşayıp ta dik durmak ise öyle kolay değil.

Teşbihte hata olmaz derler ya şimdi asrı saadette Fahri Alem Hazreti Muhammed (SAV) kaybettiği anda Hazreti Ömer’in duygusal depremlerini daha iyi anlıyorum.

İçinde yaşadığım maddeleşmiş, bencilleşmiş, yozlaşmaya başlamış bu yüzyılda şahsımda, toplumda neden yoldan çıkıyor biliyor musunuz.

Fahri Alem Hazreti Muhammed(SAV) vefatıyla dağılma noktasına gelme ihtimali olan insanları toparlayan, dağılmayı, parçalanmayı, bölünmeyi önleyecek hazreti Ebubekirler artık yok.

***

Şeyh Muhammed Kazım Hazretleri makalesini yazmaya başladığım andan itibaren, onunla geçirdiğim anılar canlandıkça sözcükler kurşun gibi beynime saplanıyor, nokta koyduğum her satır diğer bir satıra adeta isyan ediyor, virgülle ayırdığım her yan cümlecik bir başka cümleyi unuttun uyarısıyla bilinçaltındaki bilgimi zorluyor.

Şeyh Muhammed Kazım Hazretleriyle yaşadığım tüm anılar, onun yüreğe ok gibi saplanan duruş, davranış ve sözleri elbette anlatılabilecek kadar kısa değil.

Ama sözün bittiği, kelimelerin kifayetsizleştiği bir an vardır.

Altı günlük bu yazıya şimdilik bir ara vermeliyim denilen noktada şu son sözlerimi gönül dünyamdan sonsuzluğa aktarmak istiyorum.

Şahit ol ALLAH’IM. 

Şahit ol YARAB

Tek bir kelime ne fazla yazdım ne olayları abarttım.

ALLAH’IM ben bir kulun olarak Şeyh Muhammed Kazım Hazretlerinden razıydım SENDE ONDAN RAZI OL.

Adını taşıdığı fahri Alem Hazreti Muhammed efendimiz(SAV) ile onu yoldaş et.

ALLAH’IM onun ruhaniyetine içimden geçen şu duygularımı ilet

Apo Şeyh bilki ben seni çok ama çok özledim….

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
12 gün önce
18 gün önce
28 gün önce
30 gün önce
63 gün önce
158 gün önce
198 gün önce
260 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
291 gün önce
291 gün önce
294 gün önce
296 gün önce
297 gün önce
322 gün önce
394 gün önce
396 gün önce
401 gün önce
406 gün önce
544 gün önce
557 gün önce
558 gün önce
560 gün önce
575 gün önce
575 gün önce
581 gün önce
583 gün önce
669 gün önce
725 gün önce
743 gün önce
784 gün önce
788 gün önce
796 gün önce
808 gün önce
810 gün önce
828 gün önce

BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=