Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

LAİK SİSTEMİ...

05 Ocak 2018, 17:03 - Okunma: 1096

Unutmayalım ki devletimiz; "Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı..." bir rejim ile idare edilmektedir.

Devleti idare edenler dindar olması ile devletin dindar olması farklı şeylerdir.

Belki baştakiler dindar oldukları vakit, din ve dindarlar üzerindeki baskı bir nebze azalabilir. Bundan ötesi yapılamaz.

İslam’ın güzelliklerini insana anlatan, hoşgörü, muhabbet ve sevginin merkezi olan tarikatlar ve cemaatler, iktidarla ilişki içine girerlerse sıkıntı olurlar ve gereken özelliklerini bırakırlar.

İktidara yaranmak ve daha fazla rant elde etmek için kutsal değerleri bozuk para gibi harcamaktan beyis görmezler.

Kendilerine rakip gördükleri diğer cemaat ve tarikatları yok etmek için her türlü çirkinliği yaparlar.

Günümüz Türkiye’si içki, faiz, kumar, zina, hırsızlık ve daha nice Allahın haram saydığı ve mücadele edilmesi gereken kötülük ve münkir varken birçok cemaat ve tarikat birbirleri ile uğraşırlar.

Peki dine faydası var mıdır?

Hayır, tam tersine dini değerlerin yozlaşmasına ve inananlar arasında tefrikaya sebep olmuştur.

Devlete faydası olmuş mu dur?

Maalesef o da hayır.

Birlik ve beraberlik bir ihtiyaç iken hain, bölücü, dinsiz, kâfir ve murted gibi suçlamalarla, birlik ve beraberliğe faydaları da olmamıştır.

Durumdan vazife çıkarma uğruna bu tur cemaat ve tarikatlar dini değerleri değil, devletin layık rejimine hizmet etmeyi bir görev kabul etmişlerdir.

Ali İmran suresi;

"Allah, kendilerine kitap verilenlerden, ‘onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz’ diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!"

Ayet Yahudi ve Hıristiyan din adamlarına hitap etse de İlim sahibi tüm Müslümanlara da hitap ediyor.

Yapılan son anayasa değişikliği ile halkın anayasada değişmesi gerekenleri değiştirmiş geri kalanı (özellikle laiklik) de onaylamıştır.

8 Mart 2017 TRT’de katıldığı programda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dikkat edin CHP işi saptırıp ‘bunlar rejim değişikliğine gidiyor’ diyor. Bizim böyle bir derdimiz yok, bu iş 1920’de bitmiş. Türkiye’nin artık rejimle alakalı attığı bir adım yok. Artık sadece bir sistem değişikliği ile ülkemizde geleceği inşa etmenin adımını atıyoruz” dedi.( Milliyet. com. Haber.)

Laik bir devlet rejimi kabul edilmiş ve son referandum la bu pekiştirmiştir.

Bizi yönetecek milletvekili, bakan devlet başkanı halkın huzurunda;

"...Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, ..." devam eden metin üzerine yemin ediyorlar.

Onların yeminlerine sadık kalmayacağını düşünmek yanlıştır, saygısızlıktır ve hıyanettir.

Laiklik, devletin dinler arasında ve dini görüşlerle dini olmayan görüşler arasında pozitif veya negatif ayrımcılık yapmaması gerektiği temel düşüncesine dayanan siyasal ve hukuki ilke. Din ve devlet işlerini birbirinden ayırarak, devlet işlerini dini prensiplerin dışında tutmasıdır.

Dinde; zina, içki, faiz gibi büyük günahlar, laik düzende yasalara uygun olması şartı ile serbest ve güvence altındadır.

Devletin rejimi "demokrasi, Atatürk ilke ve inkılâpları ve laik cumhuriyet ilkesine" dayalı bir rejimdir.

Şimdi Halife gibi, laik cumhuriyet ilkesine aykırı bir unvan Sayın Cumhurbaşkanımıza vermek dini kisvelerle onu kutsamak yanlış ve Sayın Cumhurbaşkanımızın yeminine de aykırıdır.

Kişinin dindar olması ayrı bir konu, ancak devletimiz Atatürk ilkelerine bağlı, laik ve Cumhuriyet ile yönetilen demokratik bir ülkedir.

Birçok tarikat ve cemaati tenzih ederek, iktidar imkânlarından yararlanmak isteyen veya yaralanan tarikat ve cemaatlerin bunu bırakmalarını ve nemalanmak için iktidara yanaşmamaları ve diklenmeden hakkı anlatmalarını...

Siyasi eylem ve söylemeden uzak durmaları...

Gönül kırmadan yol gösterici olmaları...

Aç, fakir ve kimsesizin olan komşusuna yardım elini uzatmalı...

Ayrıştırıcı değil birleştirici olmalarıdır...

Muhabbet ve sevgi erleri olmalarıdır.

Siyasi ayırım yapmadan kötüye karşı, iyi ile bir olmalıdır.

İnsan hak ve hukukuna çok önem vermelidir.

Mağdurun sığınacak yeri ve ümidi olmalıdır.

Kısaca İslam’ın güzelliklerini yaşamalı ve anlatmasını bilmelidir.

Rüzgârın yönüne ve mahalle baskısına göre değil Allahın rızasına göre davranmalı.

Herkes görevini en iyi biçimde yaparsa herkes kazanır.

Dua ve Selamlar.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
8 gün önce
13 gün önce
17 gün önce
23 gün önce
23 gün önce
28 gün önce
31 gün önce
40 gün önce
46 gün önce
55 gün önce
62 gün önce
69 gün önce
83 gün önce
105 gün önce
121 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
131 gün önce
133 gün önce
141 gün önce
151 gün önce
156 gün önce
162 gün önce
166 gün önce
168 gün önce
173 gün önce
176 gün önce
180 gün önce
182 gün önce
189 gün önce
191 gün önce
191 gün önce
193 gün önce
195 gün önce
197 gün önce
201 gün önce
203 gün önce
204 gün önce
205 gün önce
208 gün önce
209 gün önce
210 gün önce
211 gün önce
214 gün önce
215 gün önce
216 gün önce
217 gün önce
223 gün önce
228 gün önce
232 gün önce
237 gün önce
242 gün önce
250 gün önce
252 gün önce
257 gün önce
261 gün önce
263 gün önce
266 gün önce
273 gün önce
280 gün önce
284 gün önce
293 gün önce
294 gün önce
298 gün önce
299 gün önce
302 gün önce
308 gün önce
315 gün önce
317 gün önce
319 gün önce
322 gün önce
323 gün önce
327 gün önce
337 gün önce
340 gün önce
357 gün önce
368 gün önce
385 gün önce
394 gün önce
411 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=