Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

ALKIŞ HASTALIĞI

11 Ocak 2018, 18:19 - Okunma: 615

Sınıfın en iyisi olmalısın.  Falan çocuğa bak,  ne kadar başarılıdır. Senin,  onu mutlaka geride bırakman gerekir. Bu koşuyu birinci bitirmelisin,  yoksa herkese rezil olacağız oğlum.                                                                              

Daha çocuk yaşlarda hızlı bir mücadeleye, rekabete, yarışmaya alıştırıldık. Mutlaka birinci olmamız istendi. Sürekli başkalarıyla kıyaslandık. Birinci olamadığımız zaman bunun bir felaket olacağı hissettirildi.

Başarılı olamazsak, hayatta hep kaybedeceğimiz fikri bilerek ya da bilmeyerek verilmeye çalışıldı. Mutluluğumuz ve kariyerimiz için bunun olmazsa olmaz bir şart olduğu vurgulandı.                               

Bu şartlar bizde korku meydana getirir. Bu dünya zenginliklerinin hepimize yetmeyeceği korkusu hâkim olur. Sürekli biriktirmeye çalışır ve kaybetmek korkusu sürekli bize hâkim olur.  

Başkalarının kazanması, bizim kaybedeceğimiz manasına gelmeye başlar.

Bu durumda hayatın kendisi, sadece rakipleri alt etmekten ibaret görünmeye başlar. Böyle bir durum insanı yalnızlığa iter. Bu da başlı başına stres kaynağıdır.                                               

Bu rekabet bizi mükemmelliğe doğru itmeye başlar. Bu durum,  insan fıtratına uygun düşmediği için dünya gözümüzde kapkaranlık görünmeye başlar.                                                                              

Sonuçta sirkte çalışanlara benzemeye başlarız. Beğenilmek, alkış almak için her türlü kılığa girmeye hazır oluruz. Değerimiz, aldığımız alkış ölçüsünde olmaya başlar.                                                                                                         

Kendimizi sürekli zorlamaya başlarız. Artık hiçbir şey yeterli olmamaya başlar. Başarının mutluluğunu bile yaşayacak vakit bulamayız. Mücadele merdivenlerini çıkmaya kendimizi o kadar kaptırırız ki; bir anda basamakların bittiğini fark ederiz. Fark ederiz ancak, iş işten geçmiş olur.                                                                                                            

Unutmayalım ki; başarı mutlaka birinci olmak değildir. Bunun ikinciliği, üçüncülüğü ve daha sonrası vardır.

Daha alttakiler de başarılı ve mutlu olabilmektedir.                                                                                                          

Sirkte yaşamadığımızı  tekrar hatırlayalım. Kendimizi kimseye beğendirmek zorunda değiliz.                                                                                                 

Kendimiz, kendimizi beğenelim yeter.                                                                                                           

Fakat samimi ve kalben...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
39 gün önce
42 gün önce
67 gün önce
70 gün önce
74 gün önce
166 gün önce
169 gün önce
182 gün önce
193 gün önce
204 gün önce
210 gün önce
236 gün önce
256 gün önce
258 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
288 gün önce
356 gün önce
361 gün önce
392 gün önce
421 gün önce
424 gün önce
441 gün önce
448 gün önce
452 gün önce
453 gün önce
469 gün önce
491 gün önce
524 gün önce
525 gün önce
531 gün önce
532 gün önce
561 gün önce
569 gün önce
571 gün önce
592 gün önce
603 gün önce
641 gün önce
692 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=