Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

ALKIŞ HASTALIĞI

11 Ocak 2018, 17:19 - Okunma: 235

Sınıfın en iyisi olmalısın.  Falan çocuğa bak,  ne kadar başarılıdır. Senin,  onu mutlaka geride bırakman gerekir. Bu koşuyu birinci bitirmelisin,  yoksa herkese rezil olacağız oğlum.                                                                              

Daha çocuk yaşlarda hızlı bir mücadeleye, rekabete, yarışmaya alıştırıldık. Mutlaka birinci olmamız istendi. Sürekli başkalarıyla kıyaslandık. Birinci olamadığımız zaman bunun bir felaket olacağı hissettirildi.

Başarılı olamazsak, hayatta hep kaybedeceğimiz fikri bilerek ya da bilmeyerek verilmeye çalışıldı. Mutluluğumuz ve kariyerimiz için bunun olmazsa olmaz bir şart olduğu vurgulandı.                               

Bu şartlar bizde korku meydana getirir. Bu dünya zenginliklerinin hepimize yetmeyeceği korkusu hâkim olur. Sürekli biriktirmeye çalışır ve kaybetmek korkusu sürekli bize hâkim olur.  

Başkalarının kazanması, bizim kaybedeceğimiz manasına gelmeye başlar.

Bu durumda hayatın kendisi, sadece rakipleri alt etmekten ibaret görünmeye başlar. Böyle bir durum insanı yalnızlığa iter. Bu da başlı başına stres kaynağıdır.                                               

Bu rekabet bizi mükemmelliğe doğru itmeye başlar. Bu durum,  insan fıtratına uygun düşmediği için dünya gözümüzde kapkaranlık görünmeye başlar.                                                                              

Sonuçta sirkte çalışanlara benzemeye başlarız. Beğenilmek, alkış almak için her türlü kılığa girmeye hazır oluruz. Değerimiz, aldığımız alkış ölçüsünde olmaya başlar.                                                                                                         

Kendimizi sürekli zorlamaya başlarız. Artık hiçbir şey yeterli olmamaya başlar. Başarının mutluluğunu bile yaşayacak vakit bulamayız. Mücadele merdivenlerini çıkmaya kendimizi o kadar kaptırırız ki; bir anda basamakların bittiğini fark ederiz. Fark ederiz ancak, iş işten geçmiş olur.                                                                                                            

Unutmayalım ki; başarı mutlaka birinci olmak değildir. Bunun ikinciliği, üçüncülüğü ve daha sonrası vardır.

Daha alttakiler de başarılı ve mutlu olabilmektedir.                                                                                                          

Sirkte yaşamadığımızı  tekrar hatırlayalım. Kendimizi kimseye beğendirmek zorunda değiliz.                                                                                                 

Kendimiz, kendimizi beğenelim yeter.                                                                                                           

Fakat samimi ve kalben...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
15 gün önce
18 gün önce
31 gün önce
53 gün önce
59 gün önce
85 gün önce
105 gün önce
107 gün önce
133 gün önce
135 gün önce
137 gün önce
205 gün önce
210 gün önce
241 gün önce
270 gün önce
273 gün önce
290 gün önce
297 gün önce
301 gün önce
302 gün önce
318 gün önce
340 gün önce
373 gün önce
374 gün önce
380 gün önce
381 gün önce
410 gün önce
418 gün önce
420 gün önce
440 gün önce
452 gün önce
490 gün önce
541 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=