Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

ALKIŞ HASTALIĞI

11 Ocak 2018, 18:19 - Okunma: 840

Sınıfın en iyisi olmalısın.  Falan çocuğa bak,  ne kadar başarılıdır. Senin,  onu mutlaka geride bırakman gerekir. Bu koşuyu birinci bitirmelisin,  yoksa herkese rezil olacağız oğlum.                                                                              

Daha çocuk yaşlarda hızlı bir mücadeleye, rekabete, yarışmaya alıştırıldık. Mutlaka birinci olmamız istendi. Sürekli başkalarıyla kıyaslandık. Birinci olamadığımız zaman bunun bir felaket olacağı hissettirildi.

Başarılı olamazsak, hayatta hep kaybedeceğimiz fikri bilerek ya da bilmeyerek verilmeye çalışıldı. Mutluluğumuz ve kariyerimiz için bunun olmazsa olmaz bir şart olduğu vurgulandı.                               

Bu şartlar bizde korku meydana getirir. Bu dünya zenginliklerinin hepimize yetmeyeceği korkusu hâkim olur. Sürekli biriktirmeye çalışır ve kaybetmek korkusu sürekli bize hâkim olur.  

Başkalarının kazanması, bizim kaybedeceğimiz manasına gelmeye başlar.

Bu durumda hayatın kendisi, sadece rakipleri alt etmekten ibaret görünmeye başlar. Böyle bir durum insanı yalnızlığa iter. Bu da başlı başına stres kaynağıdır.                                               

Bu rekabet bizi mükemmelliğe doğru itmeye başlar. Bu durum,  insan fıtratına uygun düşmediği için dünya gözümüzde kapkaranlık görünmeye başlar.                                                                              

Sonuçta sirkte çalışanlara benzemeye başlarız. Beğenilmek, alkış almak için her türlü kılığa girmeye hazır oluruz. Değerimiz, aldığımız alkış ölçüsünde olmaya başlar.                                                                                                         

Kendimizi sürekli zorlamaya başlarız. Artık hiçbir şey yeterli olmamaya başlar. Başarının mutluluğunu bile yaşayacak vakit bulamayız. Mücadele merdivenlerini çıkmaya kendimizi o kadar kaptırırız ki; bir anda basamakların bittiğini fark ederiz. Fark ederiz ancak, iş işten geçmiş olur.                                                                                                            

Unutmayalım ki; başarı mutlaka birinci olmak değildir. Bunun ikinciliği, üçüncülüğü ve daha sonrası vardır.

Daha alttakiler de başarılı ve mutlu olabilmektedir.                                                                                                          

Sirkte yaşamadığımızı  tekrar hatırlayalım. Kendimizi kimseye beğendirmek zorunda değiliz.                                                                                                 

Kendimiz, kendimizi beğenelim yeter.                                                                                                           

Fakat samimi ve kalben...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
26 gün önce
48 gün önce
92 gün önce
125 gün önce
136 gün önce
139 gün önce
164 gün önce
167 gün önce
171 gün önce
263 gün önce
266 gün önce
279 gün önce
290 gün önce
301 gün önce
307 gün önce
333 gün önce
353 gün önce
355 gün önce
381 gün önce
383 gün önce
385 gün önce
453 gün önce
458 gün önce
489 gün önce
518 gün önce
521 gün önce
538 gün önce
545 gün önce
549 gün önce
550 gün önce
566 gün önce
588 gün önce
621 gün önce
622 gün önce
628 gün önce
629 gün önce
658 gün önce
666 gün önce
668 gün önce
688 gün önce
700 gün önce
738 gün önce
789 gün önce

BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=