Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

ALKIŞ HASTALIĞI

11 Ocak 2018, 18:19 - Okunma: 1099

Sınıfın en iyisi olmalısın.  Falan çocuğa bak,  ne kadar başarılıdır. Senin,  onu mutlaka geride bırakman gerekir. Bu koşuyu birinci bitirmelisin,  yoksa herkese rezil olacağız oğlum.                                                                              

Daha çocuk yaşlarda hızlı bir mücadeleye, rekabete, yarışmaya alıştırıldık. Mutlaka birinci olmamız istendi. Sürekli başkalarıyla kıyaslandık. Birinci olamadığımız zaman bunun bir felaket olacağı hissettirildi.

Başarılı olamazsak, hayatta hep kaybedeceğimiz fikri bilerek ya da bilmeyerek verilmeye çalışıldı. Mutluluğumuz ve kariyerimiz için bunun olmazsa olmaz bir şart olduğu vurgulandı.                               

Bu şartlar bizde korku meydana getirir. Bu dünya zenginliklerinin hepimize yetmeyeceği korkusu hâkim olur. Sürekli biriktirmeye çalışır ve kaybetmek korkusu sürekli bize hâkim olur.  

Başkalarının kazanması, bizim kaybedeceğimiz manasına gelmeye başlar.

Bu durumda hayatın kendisi, sadece rakipleri alt etmekten ibaret görünmeye başlar. Böyle bir durum insanı yalnızlığa iter. Bu da başlı başına stres kaynağıdır.                                               

Bu rekabet bizi mükemmelliğe doğru itmeye başlar. Bu durum,  insan fıtratına uygun düşmediği için dünya gözümüzde kapkaranlık görünmeye başlar.                                                                              

Sonuçta sirkte çalışanlara benzemeye başlarız. Beğenilmek, alkış almak için her türlü kılığa girmeye hazır oluruz. Değerimiz, aldığımız alkış ölçüsünde olmaya başlar.                                                                                                         

Kendimizi sürekli zorlamaya başlarız. Artık hiçbir şey yeterli olmamaya başlar. Başarının mutluluğunu bile yaşayacak vakit bulamayız. Mücadele merdivenlerini çıkmaya kendimizi o kadar kaptırırız ki; bir anda basamakların bittiğini fark ederiz. Fark ederiz ancak, iş işten geçmiş olur.                                                                                                            

Unutmayalım ki; başarı mutlaka birinci olmak değildir. Bunun ikinciliği, üçüncülüğü ve daha sonrası vardır.

Daha alttakiler de başarılı ve mutlu olabilmektedir.                                                                                                          

Sirkte yaşamadığımızı  tekrar hatırlayalım. Kendimizi kimseye beğendirmek zorunda değiliz.                                                                                                 

Kendimiz, kendimizi beğenelim yeter.                                                                                                           

Fakat samimi ve kalben...

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
11 gün önce
109 gün önce
131 gün önce
175 gün önce
208 gün önce
219 gün önce
222 gün önce
247 gün önce
250 gün önce
254 gün önce
346 gün önce
349 gün önce
362 gün önce
373 gün önce
384 gün önce
390 gün önce
416 gün önce
436 gün önce
438 gün önce
464 gün önce
466 gün önce
468 gün önce
536 gün önce
541 gün önce
572 gün önce
601 gün önce
604 gün önce
621 gün önce
628 gün önce
632 gün önce
633 gün önce
649 gün önce
671 gün önce
704 gün önce
705 gün önce
711 gün önce
712 gün önce
741 gün önce
749 gün önce
751 gün önce
771 gün önce
783 gün önce
821 gün önce
872 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=