Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

SÖZÜN BİTTİĞİ AN

28 Ocak 2018, 13:31 - Okunma: 1097

Bazen kaybettiğimiz, öyle büyük olur ki “Aman Allah’ım”, “Eyvah eyvah” diye yanarız ya ve bazen de bu sözler bile cılız kalır. “Tam bir yıkım”, “Söylenecek söz bulamıyorum” dediğimiz ve tükenişliğimizi anlatmaya çalıştığımız halimiz.
Kişi kul hakkıyla öbür dünyaya gitmişse inanın göreceği cezayı anlatmak için kelimeler kifayet etmeyecek, söz ve anlatım yetersiz kalacak belki “Keşke…” ile başlayan ve faydası olmayan pişmanlıklar, dinmeyen acısı ile cehennem azabı.
Kişi uzun süre gafletle yaşamış, ömrün sonunda tövbe etmiş, üzerinde namaz, oruç, hac, zekât gibi yerine getirmediği ve kazaya kalan nice ibadetleri olabilir, tövbe edip, kaza etme imkânı bulmadan ölmüş olabilir, Allah af edebilir, çünkü tövbe etmiştir, kazaya başlamış, ama ömrü, kifayet etmemiş.
Peki, kul hakkı böyle mi?
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Ben, Rabbimin huzuruna, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum.” Demesi, hayır öyle değil dememize sebep olarak yeter.
Namaz, Oruç, Hac, Zekât ve nice ibadeti kabul olmuş, amel defterine kaydı yapılmış, ölmüş, sevap ve günahları teraziye konulmuş, tartısı ağır basmış, her şey normal. Hayatta iken pek önem vermediği kul hakkı, sıra o hesaba gelmiş, “keşke…” denilecek durum.
İslamiyet kemale ermiş, devlet kurulmuş, insanlar fevce fevc Müslüman olmaya başlamış, asrısaadet, devlet başkanı, başkomutan, aile reisi, 63’nu bulmuş yaşlı ve hasta halı ile âlemlere rahmet olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve selem, helalleşmek için Mescide sahabesini çağırır ve:
“Ey insanlalar! Sizden ayrılma vaktim yaklaşmıştır! Sizden birisine vurmuşsam, işte sırtım, gelsin vursun! Birinizin malını almışsam, gelsin, hakkını alsın! Sakın hak sahibi, şayet kısas talebinde bulunursam, “Resulullah bana darılır” diye düşünmesin! Bilmelisiniz ki benden hakkını isteyene darılmak, benim fıtratımda yoktur. Benim yanımda en sevimliniz, hakkı varsa gelip benden onu isteyen kimsedir veyahut helal edendir. Ben Rabbime, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum.” (İbn saad c.2 s. 255, taberi, c.3 s 191. İbn Kesir. Sire c.4 457)
Kul hakkı, bu dünyada ödenmez helâlık alınmadan ölünüp Allah huzuruna gidilirse inanın kıldığımız namaz, tutuğumuz oruç, ödediğimiz zekât, gittiğimiz hac, sünnetler, tembihatlar ve daha nice hayır ve haseneler, bizi kurtarmaya yetmeye bilir.
Önem vermediğimiz hakaret dolu sözler, gıybet, dedikodu, iftira, dalavere, masum gördüğümüz tatlı yalanlar, kısaca kul hakkı ihlalleri, mahkeme-i kübrada başımıza iş açabilir. Ummadığımız taşlar başımızı yardığı gibi, kul hakkı da cehenneme girmemize sebep olabilir. Tam cennet derken, hak sahiplerinin biri, namazımızı, diğeri orucumuzu, zekâtımızı, haccımızı, sünnet, tesbihat ve diğer hayır ve hasanelerimizi alır, elde bir şey kalmayınca işlemediğimiz halde, kul hakkı nedeniyle günahlar da bize yüklenir cenneti beklerken cehenneme giriveririz.
İşte “sözlerin kifayet etmediği”, “Keşke …” diyeceğimiz an, galiba bu andır.
İman sahibi kişi, ibadete verdiği değerden daha fazlasını, muamelata da vermelidir. Farzları eksiksiz yerine getirme çabası içinde olunduğu gibi, ondan daha fazlasını kul hakkına dikkat edilmeli, zalim olmaktan ziyade, mazlum olmayı uygun görmelidir.
Günümüz medya iletişim araçları ve imkânlarının fazlalığı ve kolaylığı ile yaptığımız paylaşım ve yazılara dikkat edilmezse, birden fazla, dolaylı olsa dahi kul hakkı ihlalleri ve sorumluluğumuz.
Seçtiğimiz, vekâlet verdiğimiz, siyasiler ve çıkardıkları yasalarla oluşacak/oluşmuş kul hakkı ihlalleri, hele birde partimiz adına etkilemiş olduğumuz insanlar, oluşan haksızlıklar.
İşimiz zor hem de çok zor.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, kul hakkıyla ahrete gidenler için “Müflis” dediği düşünüldüğünde gerçekten zor bir durum.
Çıkar ve menfaatin en yüksek bir değer olarak karşımıza çıktığı, her yolun mubah görüldüğü, üçkâğıtçı, dalavereci, düzenbaz gibi yüz kızartıcı suçların; işi bilen, uyanık, köşeyi dönen gibi pirim ve cazibesi düşünüldüğünde ayrı bir sıkıntı söz konusu.
Selam ve dua ile

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
1 gün önce
10 gün önce
17 gün önce
20 gün önce
25 gün önce
28 gün önce
34 gün önce
38 gün önce
42 gün önce
46 gün önce
52 gün önce
53 gün önce
57 gün önce
60 gün önce
70 gün önce
76 gün önce
85 gün önce
91 gün önce
99 gün önce
113 gün önce
121 gün önce
126 gün önce
127 gün önce
135 gün önce
151 gün önce
153 gün önce
155 gün önce
160 gün önce
163 gün önce
171 gün önce
181 gün önce
186 gün önce
192 gün önce
196 gün önce
198 gün önce
203 gün önce
206 gün önce
209 gün önce
212 gün önce
219 gün önce
220 gün önce
221 gün önce
223 gün önce
225 gün önce
227 gün önce
231 gün önce
233 gün önce
234 gün önce
235 gün önce
238 gün önce
239 gün önce
240 gün önce
241 gün önce
244 gün önce
245 gün önce
246 gün önce
247 gün önce
252 gün önce
258 gün önce
262 gün önce
267 gün önce
272 gün önce
280 gün önce
282 gün önce
287 gün önce
291 gün önce
293 gün önce
296 gün önce
303 gün önce
310 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
324 gün önce
328 gün önce
329 gün önce
332 gün önce
338 gün önce
345 gün önce
347 gün önce
349 gün önce
352 gün önce
353 gün önce
357 gün önce
367 gün önce
370 gün önce
377 gün önce
386 gün önce
398 gün önce
415 gün önce
424 gün önce
441 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=