Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

SÖZÜN BİTTİĞİ AN

28 Ocak 2018, 13:31 - Okunma: 932

Bazen kaybettiğimiz, öyle büyük olur ki “Aman Allah’ım”, “Eyvah eyvah” diye yanarız ya ve bazen de bu sözler bile cılız kalır. “Tam bir yıkım”, “Söylenecek söz bulamıyorum” dediğimiz ve tükenişliğimizi anlatmaya çalıştığımız halimiz.
Kişi kul hakkıyla öbür dünyaya gitmişse inanın göreceği cezayı anlatmak için kelimeler kifayet etmeyecek, söz ve anlatım yetersiz kalacak belki “Keşke…” ile başlayan ve faydası olmayan pişmanlıklar, dinmeyen acısı ile cehennem azabı.
Kişi uzun süre gafletle yaşamış, ömrün sonunda tövbe etmiş, üzerinde namaz, oruç, hac, zekât gibi yerine getirmediği ve kazaya kalan nice ibadetleri olabilir, tövbe edip, kaza etme imkânı bulmadan ölmüş olabilir, Allah af edebilir, çünkü tövbe etmiştir, kazaya başlamış, ama ömrü, kifayet etmemiş.
Peki, kul hakkı böyle mi?
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem “Ben, Rabbimin huzuruna, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum.” Demesi, hayır öyle değil dememize sebep olarak yeter.
Namaz, Oruç, Hac, Zekât ve nice ibadeti kabul olmuş, amel defterine kaydı yapılmış, ölmüş, sevap ve günahları teraziye konulmuş, tartısı ağır basmış, her şey normal. Hayatta iken pek önem vermediği kul hakkı, sıra o hesaba gelmiş, “keşke…” denilecek durum.
İslamiyet kemale ermiş, devlet kurulmuş, insanlar fevce fevc Müslüman olmaya başlamış, asrısaadet, devlet başkanı, başkomutan, aile reisi, 63’nu bulmuş yaşlı ve hasta halı ile âlemlere rahmet olarak gönderilen son Peygamber Hz. Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve selem, helalleşmek için Mescide sahabesini çağırır ve:
“Ey insanlalar! Sizden ayrılma vaktim yaklaşmıştır! Sizden birisine vurmuşsam, işte sırtım, gelsin vursun! Birinizin malını almışsam, gelsin, hakkını alsın! Sakın hak sahibi, şayet kısas talebinde bulunursam, “Resulullah bana darılır” diye düşünmesin! Bilmelisiniz ki benden hakkını isteyene darılmak, benim fıtratımda yoktur. Benim yanımda en sevimliniz, hakkı varsa gelip benden onu isteyen kimsedir veyahut helal edendir. Ben Rabbime, üzerimde kul hakkı olmadan varmak istiyorum.” (İbn saad c.2 s. 255, taberi, c.3 s 191. İbn Kesir. Sire c.4 457)
Kul hakkı, bu dünyada ödenmez helâlık alınmadan ölünüp Allah huzuruna gidilirse inanın kıldığımız namaz, tutuğumuz oruç, ödediğimiz zekât, gittiğimiz hac, sünnetler, tembihatlar ve daha nice hayır ve haseneler, bizi kurtarmaya yetmeye bilir.
Önem vermediğimiz hakaret dolu sözler, gıybet, dedikodu, iftira, dalavere, masum gördüğümüz tatlı yalanlar, kısaca kul hakkı ihlalleri, mahkeme-i kübrada başımıza iş açabilir. Ummadığımız taşlar başımızı yardığı gibi, kul hakkı da cehenneme girmemize sebep olabilir. Tam cennet derken, hak sahiplerinin biri, namazımızı, diğeri orucumuzu, zekâtımızı, haccımızı, sünnet, tesbihat ve diğer hayır ve hasanelerimizi alır, elde bir şey kalmayınca işlemediğimiz halde, kul hakkı nedeniyle günahlar da bize yüklenir cenneti beklerken cehenneme giriveririz.
İşte “sözlerin kifayet etmediği”, “Keşke …” diyeceğimiz an, galiba bu andır.
İman sahibi kişi, ibadete verdiği değerden daha fazlasını, muamelata da vermelidir. Farzları eksiksiz yerine getirme çabası içinde olunduğu gibi, ondan daha fazlasını kul hakkına dikkat edilmeli, zalim olmaktan ziyade, mazlum olmayı uygun görmelidir.
Günümüz medya iletişim araçları ve imkânlarının fazlalığı ve kolaylığı ile yaptığımız paylaşım ve yazılara dikkat edilmezse, birden fazla, dolaylı olsa dahi kul hakkı ihlalleri ve sorumluluğumuz.
Seçtiğimiz, vekâlet verdiğimiz, siyasiler ve çıkardıkları yasalarla oluşacak/oluşmuş kul hakkı ihlalleri, hele birde partimiz adına etkilemiş olduğumuz insanlar, oluşan haksızlıklar.
İşimiz zor hem de çok zor.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem’in, kul hakkıyla ahrete gidenler için “Müflis” dediği düşünüldüğünde gerçekten zor bir durum.
Çıkar ve menfaatin en yüksek bir değer olarak karşımıza çıktığı, her yolun mubah görüldüğü, üçkâğıtçı, dalavereci, düzenbaz gibi yüz kızartıcı suçların; işi bilen, uyanık, köşeyi dönen gibi pirim ve cazibesi düşünüldüğünde ayrı bir sıkıntı söz konusu.
Selam ve dua ile

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
11 gün önce
20 gün önce
26 gün önce
34 gün önce
48 gün önce
70 gün önce
86 gün önce
88 gün önce
95 gün önce
98 gün önce
106 gün önce
116 gün önce
121 gün önce
127 gün önce
131 gün önce
133 gün önce
138 gün önce
141 gün önce
144 gün önce
147 gün önce
154 gün önce
155 gün önce
156 gün önce
158 gün önce
160 gün önce
162 gün önce
165 gün önce
168 gün önce
169 gün önce
170 gün önce
173 gün önce
174 gün önce
175 gün önce
176 gün önce
179 gün önce
180 gün önce
181 gün önce
182 gün önce
187 gün önce
193 gün önce
197 gün önce
202 gün önce
207 gün önce
215 gün önce
217 gün önce
222 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
231 gün önce
238 gün önce
245 gün önce
249 gün önce
258 gün önce
259 gün önce
263 gün önce
264 gün önce
267 gün önce
273 gün önce
280 gün önce
282 gün önce
284 gün önce
287 gün önce
287 gün önce
292 gün önce
302 gün önce
305 gün önce
312 gün önce
321 gün önce
333 gün önce
350 gün önce
359 gün önce
376 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=