Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

AKRABA HAKKI -2

04 Şubat 2018, 17:30 - Okunma: 1362

Daha önceki yazımda akraba hakkına değinmiş, ayet ve hadislerle önemini anlatmaya çalışmıştım.
 Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve selemin:
“Akrabası ile ilgisini kesen kimse cennete giremez.” ( Buhari edep 11; Müslim, Bir 18, 19) ile
 “…Allah’a ve ahret gününe iman eden kimse, akrabasına iyilik etsin!..”buyurmuş (Buhari, Edep 85; Müslim, iman 74, 75)
Hadisleriyle akraba bağlarını yanı sıla-ı Rahmin ne kadar önemli ve kesilmesinin ne kadar büyük bir tehlike olduğunu anlatmaya çalışmıştım.
Müslüman için ölçü, Kur’an ve Kur’anı bize en iyi biçimde yaşayarak anlatan Hz. Muhammede sallallahu aleyhi ve selemdir. Düsturumuz, kılavuzumuz, yol gösterenimiz işte bu iki temel kaynaktır.
 Amel defterimize yazılan hayır ve günahlar bu iki kaynağa göredir. Uygun olanlar hayır tarafına yazılıp tartımızın ağır basmasına, uygun olmayanlar tarafına yazılıp tartımızın hafif olmasına sebep olur.
Onun için ölçümüz bu iki kaynak olmalı. Yoksa yaptıklarımızın kanunlara uygun olması, takdir görmesi, herkesin alkışlaması… Günahlar için mazeret olmaz. 
 Nefsimiz, çevremiz, dost ve yol gösterenimizin peşinde gittiğimizde yanlış ve ya doğru yolda olduğumuzu yine Kur’an ve hadise göre değerlendiririz. Tespit ettiğimiz yanlış ve hatalarımızda tövbe ederiz.
İşte bu iki kaynağa göre akraba hakkı çok önemlidir. Özellikle her Cuma hutbesinde okunan ayette, yapılması kesinlikle emir edilen uç önemli konu “Adaletli olma, ihsan etme ve akrabaya yardım etme” toplumun sağlıklı ve huzurlu olmasının da başlıca prensipleridir.
Her ne zamana toplumda yapılması gereken bu üç prensip ihmal edilmiş, önemini yitirmişse toplumdaki huzur ve ahenk te bozulmuştur.
Özellikle “akraba hakkı” konusundaki yazımda, bazılarının “Hocam iyi de hangi akraba?” bazen de “Akrabanın yaptığını akrep yapmaz” misali ile eleştiriler oldu.
Ayetin sebebi nüzulüne girmeden önce Nur suresi 22 ayetin mealini verelim:
“İçinizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere(mallarından) vermeyeceklerine yemin etmesinler; bağışlasınlar; feragat göstersinler. Alah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Sanırım kızıp, küstüğümüz, elinde “illallah” çektiğimiz ve neticesinde “artık hiçbir iyilikte bulunmayacağım”, “yetti artık”  diye yemin ettiğimiz çoğu zamanlar olmuştur, kendimizce haklı bulduğumuz bu gerekçelerle yaptığımız yeminleri bozmamızı ve dönmemizi Allah bizlere emir etmekte.
Şimdide bu ayetin sebebi nüzulüne bakalım. Hicrettin dördüncü senesinde (625) Beni Mustakıl dönüşü yaşanan, Başta Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesellem, değerli ve pak eşi Hz. Aişe annemizle onun değerli babası Hz. Ebubekiri Sıddıkı en çok özen İfk hadisesidir.
Hz. Aişe (ra) aleyhine dedikodu yapılarak namusuna dil uzatılmış, baba evine gönderilmiş hakkında ayet indirilmesiyle temiz olduğu belirtilen bir olay.
Bu olayı en fazla sulandıran, toplumda fazla yayılmasına vesile olanlardan biri ise Hz. Ebubekir(ra)’in himaye ettiği, iaşesini verdiği ve her türlü yardımı yaptığı halasının oğlu Mistah b. Esas idi. Hz. Ebubekkir (ra) bir beşer olarak onun bu tutumu karşısında “bir daha yardım etmemek” diye yemin etmişti.
 Yukarıda meali verdiğim nur suresi 22 ayetin bunu üzerine nazil olduğu( müfessirlerin ortak görüşüdür) Hz. Ebubekir (ra) yemininden vaz geçerek yardım etmeye devam etmiştir.
Namus gibi insana çok acı veren, kız çocuğumuzun perişan olmasına ve mutlu olduğu yuvasının yıkılmasına vesile olacak birisini af etmek zor, hele bu kişi, yardım ettiğimiz ve akrabamızsa daha da zor. Ancak Allah: “Alah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız?” sorusu ile tehdit etmesi sanırım akrabalık bağının ne kadar önemli olduğu konusunda yeterli bir delildir.
Farklı bir dine mensup olan anne-babasını dahi kiliseye gitmek isteseler onları kilise kapısına kadar götürmesi gerektiği ve yine Peugamberimiz sallallahu aleyhi ve selemin süt annesi Halime’nı akrabalarına Müslüman olmadıkları halde yardım ettiği siyer kitaplarında mevcuttur.
Bizden küsen, ilişkisini kesen, malımıza çöken, ahlakı iyi olmayan, artık çekilemez olan, beğenmediğimiz, sevmediğimiz belki de içimizde nefret ettiğimiz akrabalarımızla ilişkimizi kesmemeli, iyi davranmalı, imkânlarımız ölçüsünde yardım etmeliyiz.
Unutmayalım ki bu dünyanın bir de ahret boyutu da var, burada ektiklerimizin mahsulünü orada alacağız.
Selam ve dua ile

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
3 gün önce
7 gün önce
11 gün önce
15 gün önce
21 gün önce
22 gün önce
26 gün önce
29 gün önce
39 gün önce
45 gün önce
54 gün önce
60 gün önce
68 gün önce
82 gün önce
104 gün önce
120 gün önce
122 gün önce
124 gün önce
129 gün önce
132 gün önce
140 gün önce
150 gün önce
155 gün önce
161 gün önce
165 gün önce
167 gün önce
172 gün önce
175 gün önce
178 gün önce
181 gün önce
188 gün önce
189 gün önce
190 gün önce
192 gün önce
194 gün önce
196 gün önce
200 gün önce
202 gün önce
203 gün önce
204 gün önce
207 gün önce
208 gün önce
209 gün önce
210 gün önce
213 gün önce
214 gün önce
215 gün önce
216 gün önce
221 gün önce
227 gün önce
231 gün önce
236 gün önce
241 gün önce
249 gün önce
251 gün önce
256 gün önce
260 gün önce
262 gün önce
265 gün önce
272 gün önce
279 gün önce
283 gün önce
292 gün önce
293 gün önce
297 gün önce
298 gün önce
301 gün önce
307 gün önce
314 gün önce
318 gün önce
321 gün önce
322 gün önce
326 gün önce
336 gün önce
339 gün önce
346 gün önce
355 gün önce
367 gün önce
384 gün önce
393 gün önce
410 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=