Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

HAYIR OLMAZ

07 Eylül 2014, 14:59 - Okunma: 2789

3. Milli Eğitim Müdür Yardımcısı da atandı. Cümlenin gelişine “hayırlı olsun” denir ama sanıyorum ki buna ilişkin şöyle bir deyiş vardı: olmayacak duaya amin demem.

Tabi kimdir nedir nasıldır diye konuşulanlara kulak kabartınca. Çok yetkin, becerikli, yetenekli, iletişim becerileri yüksek, öğrenciler, veliler en çok da öğretmenlerle doğru diyalogu üretken bir dili kurabilecek biri deniliyor demek isterdim ama maalesef ki öyle demiyor kimse.

En çok ne diyorlar? En küçük meselelerde dahi imza atmaya çekinen imtina eden. İdare etmekten yönetmekten ziyade, korkularına teslim olmuş yanlış yapmaktan korkan ve bunun için hiçbir şey yapmayan, yapanın ya da yapmak isteyenin de önünü açmak yerine imza cimriliğiyle tıkayan bir eğitimci pardon idareci yine pardon, ne desem bilemedim.

En çok ne diyorlar dedim ama daha en çoğunu söylemedim.

Tesadüf mü dersiniz Batman Milletvekili Mehmet Şimşek’in danışmanıyla aynı soyadı taşıyor. Nesi olur ki acaba. Herhalde söz konusu zatın Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olmasını belirleyen bu soyadı benzerliği değildir. Değildir değil mi yok değildir. Hatta Batman Milletvekili Mehmet Şimşek’in bundan haberi bile yoktur her zaman ki gibi, danışmanın yaptıklarını nerden bilsin danışmanı danışmayacak ya ona.

Ama fark ettiniz mi bilmiyorum, Milli Eğitimdeki atamalar konusunda iktidar partisi ve senkronize çalışan sendika ortaya öyle bir görüntü koyuyor ki kadrolaşma bir yana, kadrolara kimin, kimin demesiyle nereye atanacağı konusunda kendi aralarında bile uzlaşamıyorlar.

Bir yandan iktidar partisinin yerel temsilcileri diğer tarafta sendika, üstüne bir de iki milletvekilinin tercihleri olayı tam bir keşmekeşe dönüştürüyor ki eğitim kalitesini çocukların başarısını kimse düşünmüyor önemsemiyor ve bu konuda kimse kaygılanmıyor.

Bakınız mesela Milli Eğitim atamalarla o kadar meşgul ki okul kayıtlarıyla ilgili baş gösteren düzensizlikten dolayı Milli Eğitim önünde eylem yapan velileri önemseyip sorunlarıyla ilgilenmek bile akıllarına gelmiyor. Bir tek Müdür Yardımcısı Şafii beyin inip dertlerini dinlemeye çalıştığını diğerlerinin umarsız bir şekilde makamlarını terk etmeye bile tenezzül etmediklerini duydum. Neyden korkuyorlar ki bu korku onları o koltuklara çakılı tutacak mı sanıyorlar.

***

Okulların açıldığı eğitimin ders zilinin çalmaya başlayacağı şu günlerde tüm çocuklu evlerde bir heyecan bir telaş da aynı paralelde başladı. Eski bir kırtasiyeci olarak o günlerin telaşının bir de kırtasiyelerde yaşanan kısmını çok iyi bilirim.

Bir ay önceden tüm siparişleri verir rafları kitap ve defterle doldurur askıları çanta ve önlüklerle donatırdık.

Bütün bir yılın hasılatı bir ayda yapılır geriye kalan 11 ay öğrenci ve öğretmenin aldığı bir silgi bir kalemin gelirine mahkum kalırdık.

Tabi bugün kitaplar çok şükür Milli Eğitimin eliyle dağıtılmaya başlandı. Ve yine çok şükür tüm öğrenciler formalardan da kurtuldu. Haliyle kırtasiyecilerin elinde birkaç kalem silgi bir defter bir de çantadan oluşan kırtasiye alışverişine kaldı.

Son kaç yıldır kırtasiyecilerin sayılı kalan bu birkaç ticari malzemesi de bazılarını elinde telef edilmeye başlandı.

Defterler kaldırım üstlerinde kiloyla satılmaya çantalar giyim mağazalarında sergilenmeye başlandı. Bu da yetmez süper marketler kırtasiye reyonlarını her eğitim başlangıcında o kadar genişletti ki kırtasiyecilere ticari alan bırakmadı.

Elbette bunun hepsini önlemek mümkün değil ama tüm bunların yapılış biçimlerine ilişkin bir usul ve kaide vardır. Bu usul ve kaideye uyulması konusunda yetkililer tedbiri elden bırakmamalı derim.

Mesela en azından kaldırım işgalleriyle defterlerin kiloyla satılması engellenebilir, ya da bir balıkçının ya da kasabın kırtasiye malzemesi satması sorgulanabilir. Bu da mı var demeyin, kaldırıp kafanızı bi bakın etrafınıza çünkü siz bakıp ayıplamadıkça her şey değerini yitirecek ve hayatlarımız toplama çıkarmadan ve eşittir ifadesinden ibaret estetikten ve içerikten yoksun bir şekle bürünmeye devam edecek.

Ne mi alaka yılda bir aylık cirosuyla ayakta kalan kırtasiyeler kapanmaya kaybolmaya başlarsa, kitaplar da beraberinde kapanıp kaybolacak ve yeni neslin açıp okumasa da kitaba eli ve gözü ilişmeyecek artık.

Bunun da nelere sebep olacağını varın siz düşünün..  

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
14 gün önce
17 gün önce
41 gün önce
45 gün önce
47 gün önce
49 gün önce
68 gün önce
70 gün önce
93 gün önce
105 gün önce
129 gün önce
131 gün önce
172 gün önce
174 gün önce
185 gün önce
185 gün önce
185 gün önce
193 gün önce
202 gün önce
211 gün önce
227 gün önce
234 gün önce
241 gün önce
243 gün önce
250 gün önce
269 gün önce
320 gün önce
333 gün önce
362 gün önce
371 gün önce
385 gün önce
396 gün önce
397 gün önce
416 gün önce
452 gün önce
455 gün önce
460 gün önce
467 gün önce
491 gün önce
495 gün önce
504 gün önce
511 gün önce
513 gün önce
532 gün önce
611 gün önce
619 gün önce
630 gün önce
640 gün önce
698 gün önce
724 gün önce
736 gün önce
764 gün önce
773 gün önce
782 gün önce
794 gün önce
796 gün önce
802 gün önce
875 gün önce
881 gün önce
887 gün önce
929 gün önce
934 gün önce
938 gün önce
943 gün önce
973 gün önce
983 gün önce
991 gün önce
1055 gün önce
1057 gün önce
1071 gün önce
1074 gün önce
1081 gün önce
1116 gün önce
1117 gün önce
1141 gün önce
1160 gün önce
1167 gün önce
1188 gün önce
1189 gün önce
1202 gün önce
1210 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=