Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

HAYIR OLMAZ

07 Eylül 2014, 14:59 - Okunma: 3166

3. Milli Eğitim Müdür Yardımcısı da atandı. Cümlenin gelişine “hayırlı olsun” denir ama sanıyorum ki buna ilişkin şöyle bir deyiş vardı: olmayacak duaya amin demem.

Tabi kimdir nedir nasıldır diye konuşulanlara kulak kabartınca. Çok yetkin, becerikli, yetenekli, iletişim becerileri yüksek, öğrenciler, veliler en çok da öğretmenlerle doğru diyalogu üretken bir dili kurabilecek biri deniliyor demek isterdim ama maalesef ki öyle demiyor kimse.

En çok ne diyorlar? En küçük meselelerde dahi imza atmaya çekinen imtina eden. İdare etmekten yönetmekten ziyade, korkularına teslim olmuş yanlış yapmaktan korkan ve bunun için hiçbir şey yapmayan, yapanın ya da yapmak isteyenin de önünü açmak yerine imza cimriliğiyle tıkayan bir eğitimci pardon idareci yine pardon, ne desem bilemedim.

En çok ne diyorlar dedim ama daha en çoğunu söylemedim.

Tesadüf mü dersiniz Batman Milletvekili Mehmet Şimşek’in danışmanıyla aynı soyadı taşıyor. Nesi olur ki acaba. Herhalde söz konusu zatın Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olmasını belirleyen bu soyadı benzerliği değildir. Değildir değil mi yok değildir. Hatta Batman Milletvekili Mehmet Şimşek’in bundan haberi bile yoktur her zaman ki gibi, danışmanın yaptıklarını nerden bilsin danışmanı danışmayacak ya ona.

Ama fark ettiniz mi bilmiyorum, Milli Eğitimdeki atamalar konusunda iktidar partisi ve senkronize çalışan sendika ortaya öyle bir görüntü koyuyor ki kadrolaşma bir yana, kadrolara kimin, kimin demesiyle nereye atanacağı konusunda kendi aralarında bile uzlaşamıyorlar.

Bir yandan iktidar partisinin yerel temsilcileri diğer tarafta sendika, üstüne bir de iki milletvekilinin tercihleri olayı tam bir keşmekeşe dönüştürüyor ki eğitim kalitesini çocukların başarısını kimse düşünmüyor önemsemiyor ve bu konuda kimse kaygılanmıyor.

Bakınız mesela Milli Eğitim atamalarla o kadar meşgul ki okul kayıtlarıyla ilgili baş gösteren düzensizlikten dolayı Milli Eğitim önünde eylem yapan velileri önemseyip sorunlarıyla ilgilenmek bile akıllarına gelmiyor. Bir tek Müdür Yardımcısı Şafii beyin inip dertlerini dinlemeye çalıştığını diğerlerinin umarsız bir şekilde makamlarını terk etmeye bile tenezzül etmediklerini duydum. Neyden korkuyorlar ki bu korku onları o koltuklara çakılı tutacak mı sanıyorlar.

***

Okulların açıldığı eğitimin ders zilinin çalmaya başlayacağı şu günlerde tüm çocuklu evlerde bir heyecan bir telaş da aynı paralelde başladı. Eski bir kırtasiyeci olarak o günlerin telaşının bir de kırtasiyelerde yaşanan kısmını çok iyi bilirim.

Bir ay önceden tüm siparişleri verir rafları kitap ve defterle doldurur askıları çanta ve önlüklerle donatırdık.

Bütün bir yılın hasılatı bir ayda yapılır geriye kalan 11 ay öğrenci ve öğretmenin aldığı bir silgi bir kalemin gelirine mahkum kalırdık.

Tabi bugün kitaplar çok şükür Milli Eğitimin eliyle dağıtılmaya başlandı. Ve yine çok şükür tüm öğrenciler formalardan da kurtuldu. Haliyle kırtasiyecilerin elinde birkaç kalem silgi bir defter bir de çantadan oluşan kırtasiye alışverişine kaldı.

Son kaç yıldır kırtasiyecilerin sayılı kalan bu birkaç ticari malzemesi de bazılarını elinde telef edilmeye başlandı.

Defterler kaldırım üstlerinde kiloyla satılmaya çantalar giyim mağazalarında sergilenmeye başlandı. Bu da yetmez süper marketler kırtasiye reyonlarını her eğitim başlangıcında o kadar genişletti ki kırtasiyecilere ticari alan bırakmadı.

Elbette bunun hepsini önlemek mümkün değil ama tüm bunların yapılış biçimlerine ilişkin bir usul ve kaide vardır. Bu usul ve kaideye uyulması konusunda yetkililer tedbiri elden bırakmamalı derim.

Mesela en azından kaldırım işgalleriyle defterlerin kiloyla satılması engellenebilir, ya da bir balıkçının ya da kasabın kırtasiye malzemesi satması sorgulanabilir. Bu da mı var demeyin, kaldırıp kafanızı bi bakın etrafınıza çünkü siz bakıp ayıplamadıkça her şey değerini yitirecek ve hayatlarımız toplama çıkarmadan ve eşittir ifadesinden ibaret estetikten ve içerikten yoksun bir şekle bürünmeye devam edecek.

Ne mi alaka yılda bir aylık cirosuyla ayakta kalan kırtasiyeler kapanmaya kaybolmaya başlarsa, kitaplar da beraberinde kapanıp kaybolacak ve yeni neslin açıp okumasa da kitaba eli ve gözü ilişmeyecek artık.

Bunun da nelere sebep olacağını varın siz düşünün..  

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
54 gün önce
61 gün önce
62 gün önce
68 gün önce
82 gün önce
87 gün önce
103 gün önce
116 gün önce
132 gün önce
135 gün önce
159 gün önce
163 gün önce
165 gün önce
167 gün önce
184 gün önce
186 gün önce
188 gün önce
201 gün önce
211 gün önce
214 gün önce
223 gün önce
247 gün önce
249 gün önce
289 gün önce
292 gün önce
303 gün önce
303 gün önce
303 gün önce
310 gün önce
319 gün önce
328 gün önce
345 gün önce
352 gün önce
359 gün önce
361 gün önce
368 gün önce
386 gün önce
438 gün önce
450 gün önce
480 gün önce
489 gün önce
503 gün önce
513 gün önce
515 gün önce
534 gün önce
570 gün önce
573 gün önce
578 gün önce
585 gün önce
608 gün önce
613 gün önce
622 gün önce
629 gün önce
631 gün önce
650 gün önce
729 gün önce
737 gün önce
748 gün önce
758 gün önce
816 gün önce
842 gün önce
853 gün önce
881 gün önce
891 gün önce
900 gün önce
912 gün önce
914 gün önce
920 gün önce
993 gün önce
999 gün önce
1005 gün önce
1010 gün önce
1047 gün önce
1052 gün önce
1056 gün önce
1061 gün önce
1063 gün önce
1068 gün önce
1087 gün önce
1091 gün önce
1101 gün önce
1108 gün önce
1173 gün önce
1175 gün önce
1189 gün önce
1192 gün önce
1199 gün önce
1234 gün önce
1235 gün önce
1259 gün önce
1278 gün önce
1285 gün önce
1306 gün önce
1307 gün önce
1320 gün önce
1328 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=