Lütfen bekleyin..

UBEYD BAŞ

HAYIR OLMAZ

07 Eylül 2014, 14:59 - Okunma: 2945

3. Milli Eğitim Müdür Yardımcısı da atandı. Cümlenin gelişine “hayırlı olsun” denir ama sanıyorum ki buna ilişkin şöyle bir deyiş vardı: olmayacak duaya amin demem.

Tabi kimdir nedir nasıldır diye konuşulanlara kulak kabartınca. Çok yetkin, becerikli, yetenekli, iletişim becerileri yüksek, öğrenciler, veliler en çok da öğretmenlerle doğru diyalogu üretken bir dili kurabilecek biri deniliyor demek isterdim ama maalesef ki öyle demiyor kimse.

En çok ne diyorlar? En küçük meselelerde dahi imza atmaya çekinen imtina eden. İdare etmekten yönetmekten ziyade, korkularına teslim olmuş yanlış yapmaktan korkan ve bunun için hiçbir şey yapmayan, yapanın ya da yapmak isteyenin de önünü açmak yerine imza cimriliğiyle tıkayan bir eğitimci pardon idareci yine pardon, ne desem bilemedim.

En çok ne diyorlar dedim ama daha en çoğunu söylemedim.

Tesadüf mü dersiniz Batman Milletvekili Mehmet Şimşek’in danışmanıyla aynı soyadı taşıyor. Nesi olur ki acaba. Herhalde söz konusu zatın Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olmasını belirleyen bu soyadı benzerliği değildir. Değildir değil mi yok değildir. Hatta Batman Milletvekili Mehmet Şimşek’in bundan haberi bile yoktur her zaman ki gibi, danışmanın yaptıklarını nerden bilsin danışmanı danışmayacak ya ona.

Ama fark ettiniz mi bilmiyorum, Milli Eğitimdeki atamalar konusunda iktidar partisi ve senkronize çalışan sendika ortaya öyle bir görüntü koyuyor ki kadrolaşma bir yana, kadrolara kimin, kimin demesiyle nereye atanacağı konusunda kendi aralarında bile uzlaşamıyorlar.

Bir yandan iktidar partisinin yerel temsilcileri diğer tarafta sendika, üstüne bir de iki milletvekilinin tercihleri olayı tam bir keşmekeşe dönüştürüyor ki eğitim kalitesini çocukların başarısını kimse düşünmüyor önemsemiyor ve bu konuda kimse kaygılanmıyor.

Bakınız mesela Milli Eğitim atamalarla o kadar meşgul ki okul kayıtlarıyla ilgili baş gösteren düzensizlikten dolayı Milli Eğitim önünde eylem yapan velileri önemseyip sorunlarıyla ilgilenmek bile akıllarına gelmiyor. Bir tek Müdür Yardımcısı Şafii beyin inip dertlerini dinlemeye çalıştığını diğerlerinin umarsız bir şekilde makamlarını terk etmeye bile tenezzül etmediklerini duydum. Neyden korkuyorlar ki bu korku onları o koltuklara çakılı tutacak mı sanıyorlar.

***

Okulların açıldığı eğitimin ders zilinin çalmaya başlayacağı şu günlerde tüm çocuklu evlerde bir heyecan bir telaş da aynı paralelde başladı. Eski bir kırtasiyeci olarak o günlerin telaşının bir de kırtasiyelerde yaşanan kısmını çok iyi bilirim.

Bir ay önceden tüm siparişleri verir rafları kitap ve defterle doldurur askıları çanta ve önlüklerle donatırdık.

Bütün bir yılın hasılatı bir ayda yapılır geriye kalan 11 ay öğrenci ve öğretmenin aldığı bir silgi bir kalemin gelirine mahkum kalırdık.

Tabi bugün kitaplar çok şükür Milli Eğitimin eliyle dağıtılmaya başlandı. Ve yine çok şükür tüm öğrenciler formalardan da kurtuldu. Haliyle kırtasiyecilerin elinde birkaç kalem silgi bir defter bir de çantadan oluşan kırtasiye alışverişine kaldı.

Son kaç yıldır kırtasiyecilerin sayılı kalan bu birkaç ticari malzemesi de bazılarını elinde telef edilmeye başlandı.

Defterler kaldırım üstlerinde kiloyla satılmaya çantalar giyim mağazalarında sergilenmeye başlandı. Bu da yetmez süper marketler kırtasiye reyonlarını her eğitim başlangıcında o kadar genişletti ki kırtasiyecilere ticari alan bırakmadı.

Elbette bunun hepsini önlemek mümkün değil ama tüm bunların yapılış biçimlerine ilişkin bir usul ve kaide vardır. Bu usul ve kaideye uyulması konusunda yetkililer tedbiri elden bırakmamalı derim.

Mesela en azından kaldırım işgalleriyle defterlerin kiloyla satılması engellenebilir, ya da bir balıkçının ya da kasabın kırtasiye malzemesi satması sorgulanabilir. Bu da mı var demeyin, kaldırıp kafanızı bi bakın etrafınıza çünkü siz bakıp ayıplamadıkça her şey değerini yitirecek ve hayatlarımız toplama çıkarmadan ve eşittir ifadesinden ibaret estetikten ve içerikten yoksun bir şekle bürünmeye devam edecek.

Ne mi alaka yılda bir aylık cirosuyla ayakta kalan kırtasiyeler kapanmaya kaybolmaya başlarsa, kitaplar da beraberinde kapanıp kaybolacak ve yeni neslin açıp okumasa da kitaba eli ve gözü ilişmeyecek artık.

Bunun da nelere sebep olacağını varın siz düşünün..  

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
42 dakika önce
1 gün önce
7 gün önce
21 gün önce
26 gün önce
42 gün önce
55 gün önce
71 gün önce
74 gün önce
98 gün önce
102 gün önce
104 gün önce
106 gün önce
123 gün önce
125 gün önce
127 gün önce
140 gün önce
150 gün önce
153 gün önce
162 gün önce
186 gün önce
188 gün önce
228 gün önce
231 gün önce
242 gün önce
242 gün önce
242 gün önce
249 gün önce
258 gün önce
267 gün önce
284 gün önce
291 gün önce
298 gün önce
300 gün önce
307 gün önce
325 gün önce
377 gün önce
390 gün önce
419 gün önce
428 gün önce
442 gün önce
452 gün önce
454 gün önce
473 gün önce
509 gün önce
512 gün önce
517 gün önce
524 gün önce
547 gün önce
552 gün önce
561 gün önce
568 gün önce
570 gün önce
589 gün önce
668 gün önce
676 gün önce
687 gün önce
697 gün önce
755 gün önce
781 gün önce
792 gün önce
820 gün önce
830 gün önce
839 gün önce
851 gün önce
853 gün önce
859 gün önce
932 gün önce
938 gün önce
944 gün önce
986 gün önce
991 gün önce
995 gün önce
1000 gün önce
1002 gün önce
1007 gün önce
1026 gün önce
1030 gün önce
1040 gün önce
1047 gün önce
1112 gün önce
1114 gün önce
1128 gün önce
1131 gün önce
1138 gün önce
1173 gün önce
1174 gün önce
1198 gün önce
1217 gün önce
1224 gün önce
1245 gün önce
1246 gün önce
1259 gün önce
1267 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=