Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

BEDİ-UZZAMAN 2

01 Nisan 2018, 20:28 - Okunma: 1091

“Çünkü ben kendimi beğenmiyorum; beni beğeneni de beğenmiyorum…” (Mektubat 26.) diyen ustad bir hakikati dile getirmiş, insanın en büyük düşmanı olan “ene” yani “ben” in kontrol altına alınması ve ihlâsın inşası için birinci önceliği kendi nefsi ile beraber bize de anlatmıştır.

Yine: “Teveccüh-ü nas istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlası kaybeder, riyaya girer. Şan ü şeref arzusuyla teveccüh-ü nas ise; ücret ve mükafat değil, belki İhlassızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır… Teveccüh-ü nas arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lazım. Şöhretperestlerin ve şan ü şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın. (Yirminci lema ihtar)

Bir önceki yazımda İslam âleminin içinde bulunduğu tefrika, kin, bölünmüşlük ile ehli dalalet ve küfrün aralarındaki birlik ve beraberliğin sebepleri ve hikmetlerini anlatmaya çalışmıştım.

Okumanızın tavsiye ettiğim yirminci lema olan ihlas risalesi;

“Yanı ehl-i gaflet olan ehl-i dünya ve ehl-i dalalet, hak ve hakikate isnat etmedikleri için zaif ve zelildir. Tezellül için, kuvvet almaya muhtaçtırlar…”

“Amma ehl-i hidayet ve diyanet ve ehl-i ilim ve tarikat, hak ve hakikate istinad ettikleri için ve her biri bizzat Tarık-ı hakta yalnız Rabbisini düşünüp, tevfikine itimad ederek gittiklerinden, manen o meslekten gelen izzetleri var.

Zaaf his ettiği vakit; insanların yerine Rabbisine müracaat eder, meded ondan ister. Meşreplerinin ihtilafıyla, zahir meşrebine mühalif olana karşı muavenet ihtiyacını tam hissetmiyor, ittifaka ihtiyacını görmüyor.

Belki hodgamlık ve enaniyet varsa, kendini haklı ve mühalifini haksız tevehhüm ederek; ittifak ve muhabbet yerine, ihtilaf ve rekabet ortaya girer.

İhlası kaçırır, vazifesi zir u zeber olur.”

İhlası kazanmanın“dokuz emrini”:

“Müsbet hareket etmek”, “Çok rabıta-i vahdet bulunduğunu düşünüp ittifak etmek.”, “Haklı bir meslek sahibinin, başkasının mesleğine ilişmemek… İnsaf düsturunu rehber etmek.”, “Ehl-i hakla ittifak, Tevfik-i İlahinin bir sebebi ve diyanetteki izzetin bir medarı olduğunu düşünmekle…”,  “…Ehli hak tarafından ittifak ile bir şahs-ı manevi çıkarıp o müdhiş şahs-ı manevi-i dalalete karşı, hakkaniyeti muhafaza etmek.”, “Ve hakkı, batılın savletinden kurtarmak için… Nefsini ve enaniyetini.” , “Ve yanlış düşündüğü izzetini.”, “Ve ehemmiyetsiz rakabetkarane hissiyatını terk etmekle ihlası kazanır, vazifesini hakkıyla ifa eder.”

“Cenab-ı Hakk’ın rızası ihlasla kazanılır. Kesret-i etba ile fazla muvaffakiyet ile değildir. Çünkü onlar vazife-i ilahiyeye ait olduğu için istenilmez; belki bazen verilir.”

“Ey ahret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur’aniye de arkadaşlarım! Bilirsiniz ve biliniz: Bu dünyada, hususen uhrevi hizmetlerde en mühim bir esas, en büyük bir kuvvet, en makbul bir şefaatçı, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tariki-ı hakikat, en makbul bir dua-yı manevi, en kerametli vesile-i maksad, en yüksek bir meslek, en safi bir ubudiyet:  İhlastır.

Yüce Allah hicir suresi;

39- (İblis) dedi ki: Rabbim! Beni azdırmana karşılık ben de yeryüzünde onlara (günahı) süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım!

40- Ancak onlardan ihlaslı kulların müstesna.

41- (Allah) şöyle buyurdu: “İşte bana varan dosdoğru yol budur.”

43- Muhakkak cehennem, onların hepsine vadolunan yerdir.

“Enaniyet ve nefs-i emare sizi aldatmasın. İhlası kazanmak ve muhafaza etmek ve maniaları defetmek için, gelecek düsturlar rehberiniz olsun.

“Amelinizde rıza-yı İlahi olmalı. Eğer o razı olsa, bütün dünya küsse ehemmiyeti yok. Eğer o kabul etse, bütün halk reddetse tesiri yok”

“Bu hizmet-i Kur’aniyede bulunan kardeşlerinizi tenkid etmemek ve onların üstünde faziletfüruşluk nev’inde gıpta damarını tahrik etmemektir.”

“Bütün kuvvetinizi ihlasta ve hakta bilmeliyiz.”

“Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefiyle şakirane iftihar etmektir.”

“Ey hizmet-i Kur’aniyede arkadaşlarım! İhlası kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir yolu bir sebebi, rabıta-i mevttir. Evet, ihlası zedeleyen ve riyaya ve dünyaya sevk eden, tül-i emel olduğu gibi; riyadan nefret veren ve ihlası kazandıran, rabıta-i mevttir. Yanı: Ölümünü düşünüp, dünyanın fani olduğunu mülahaza edip, nefsin desiselerinden kurtulmaktır.”

Selam ve dualar.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
18 gün önce
27 gün önce
40 gün önce
45 gün önce
46 gün önce
62 gün önce
67 gün önce
75 gün önce
83 gün önce
86 gün önce
90 gün önce
94 gün önce
100 gün önce
103 gün önce
108 gün önce
112 gün önce
114 gün önce
118 gün önce
119 gün önce
123 gün önce
126 gün önce
132 gün önce
135 gün önce
141 gün önce
150 gün önce
157 gün önce
164 gün önce
178 gün önce
187 gün önce
192 gün önce
192 gün önce
200 gün önce
216 gün önce
219 gün önce
220 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
236 gün önce
247 gün önce
252 gün önce
258 gün önce
261 gün önce
263 gün önce
268 gün önce
271 gün önce
275 gün önce
277 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
286 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
293 gün önce
296 gün önce
298 gün önce
299 gün önce
300 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
305 gün önce
306 gün önce
310 gün önce
310 gün önce
311 gün önce
313 gün önce
318 gün önce
323 gün önce
328 gün önce
332 gün önce
337 gün önce
345 gün önce
347 gün önce
352 gün önce
358 gün önce
361 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
379 gün önce
388 gün önce
389 gün önce
393 gün önce
394 gün önce
397 gün önce
403 gün önce
410 gün önce
412 gün önce
414 gün önce
417 gün önce
418 gün önce
422 gün önce
432 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
452 gün önce
464 gün önce
480 gün önce
489 gün önce
506 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=