Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

KOPUK HİKÂYE

13 Nisan 2018, 17:57 - Okunma: 1372

Her hikâyenin bir başlangıcı mutlaka vardır.

Hikâye sona ermemiş olabilir. Hikâye devam edebilir. Ancak başlangıcı olmayan hikâye olamaz.

İşimize geldiğinde bir spor takımının bile geçmişini kabul ederken ve yüzlü yıllara uzatırken, işimize gelmediğinde ise koca hayat hikâyemizi (tarihimizi) yetmiş veya seksen yıla sığdırmaya uğraşırız.

Bundan en fazla zararı kişi kendisi görüyor. Çünkü o kişi, kendi hikâyesini sadece kendisinden ibaret görmeye başlıyor.

Hâlbuki biz bir toplumun parçasıyız. Ve bu toplumun uzun bir tarihi geçmişi ve hikâyesi var.

Kendimize şu soruyu sormalıyız. Toplumun hikâyesinin bir parçası mı olacağız yoksa sadece kendi hikâyemiz mi olacak?

Öyle ki, milletimin bir büyük hikâyesi yani davası vardı. Bu hikâye ne olacak? Hayatımız bu hikâye ile ne kadar örtüşüyor.

Toplumlarda her zaman ilerleme olmazsa bile, her zaman hareket ve değişme olur. Bu tarihi ve sosyolojik gerçeği bilmeyenler, değişimin farkına varamaz ve topluma uyum sağlamakta zorlanırlar.

Ancak bu değişim toplumu tarif eden ve ona tarihi şahsiyet veren değerler olmamalıdır.

Eğer toplamlardaki söz konusu değişim tarihlerinden kopuk olursa ve  değerlerle uyum içinde olmazsa toplumun bizzat içinde uzlaşma olması mümkün olamaz. Toplum kendi içinde farklılaşmaya başlar. Ötekiler oluşur ve birbirine yabancı gibi duran kesimler meydana gelir.

Hele modası geçmiş ideolojik saplantılar bazı kesimlerde devam ediyorsa toplumdaki yabancılaşma ve ötekileşme daha ciddi bir boyut kazanacaktır. Toplumda birbirine adeta yabancı gibi duran, kaynaşamayan kesimler gittikçe artacaktır.

İşin bir kötü tarafı da bu durumdan çıkar sağlayan rant grupları oluşmaya başlar. Bu gruplar güçlendikçe adeta toplumun geleceğini ipotek altına almaya başlar.

Tarihinden kopuk yaşayan toplumlar, gelişmek ve ilerlemek için gerekli olan gücü ve morali kendinde bulmakta zorlanır.

Tekrar başa dönüp soralım; benim hikâyem, milletimin şeref dolu hikâyesinin devamı olacak mı?

Eğer olmayacaksa, hikâyem başsız ve kopuk olacaktır.

Hikâyesi başsız ve geçmişinden kopmuş bir insanın ya da insanların hali ne olacak?

Son günlerdeki konulara, tartışmalara ve ayrışmalara bakın göreceksiniz.

Başı olmayan hikâye ile yaşamak isteyenlerin haline ibretle bakın.

Esas kavga; hayat hikâyesini insanlık tarihinden başlatanlar ile kendi ideolojik tarihinden başlatanların veya hayat hikâyeleri başsız olanların kavgası değil mi?

Gerisi sadece teferruat…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
55 gün önce
100 gün önce
106 gün önce
126 gün önce
204 gün önce
226 gün önce
270 gün önce
303 gün önce
315 gün önce
317 gün önce
345 gün önce
349 gün önce
434 gün önce
441 gün önce
444 gün önce
457 gün önce
468 gün önce
479 gün önce
485 gün önce
512 gün önce
531 gün önce
533 gün önce
559 gün önce
561 gün önce
563 gün önce
631 gün önce
636 gün önce
667 gün önce
696 gün önce
699 gün önce
716 gün önce
723 gün önce
727 gün önce
728 gün önce
745 gün önce
766 gün önce
799 gün önce
800 gün önce
806 gün önce
807 gün önce
836 gün önce
844 gün önce
846 gün önce
867 gün önce
879 gün önce
916 gün önce
967 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=