Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

KOPUK HİKÂYE

13 Nisan 2018, 17:57 - Okunma: 833

Her hikâyenin bir başlangıcı mutlaka vardır.

Hikâye sona ermemiş olabilir. Hikâye devam edebilir. Ancak başlangıcı olmayan hikâye olamaz.

İşimize geldiğinde bir spor takımının bile geçmişini kabul ederken ve yüzlü yıllara uzatırken, işimize gelmediğinde ise koca hayat hikâyemizi (tarihimizi) yetmiş veya seksen yıla sığdırmaya uğraşırız.

Bundan en fazla zararı kişi kendisi görüyor. Çünkü o kişi, kendi hikâyesini sadece kendisinden ibaret görmeye başlıyor.

Hâlbuki biz bir toplumun parçasıyız. Ve bu toplumun uzun bir tarihi geçmişi ve hikâyesi var.

Kendimize şu soruyu sormalıyız. Toplumun hikâyesinin bir parçası mı olacağız yoksa sadece kendi hikâyemiz mi olacak?

Öyle ki, milletimin bir büyük hikâyesi yani davası vardı. Bu hikâye ne olacak? Hayatımız bu hikâye ile ne kadar örtüşüyor.

Toplumlarda her zaman ilerleme olmazsa bile, her zaman hareket ve değişme olur. Bu tarihi ve sosyolojik gerçeği bilmeyenler, değişimin farkına varamaz ve topluma uyum sağlamakta zorlanırlar.

Ancak bu değişim toplumu tarif eden ve ona tarihi şahsiyet veren değerler olmamalıdır.

Eğer toplamlardaki söz konusu değişim tarihlerinden kopuk olursa ve  değerlerle uyum içinde olmazsa toplumun bizzat içinde uzlaşma olması mümkün olamaz. Toplum kendi içinde farklılaşmaya başlar. Ötekiler oluşur ve birbirine yabancı gibi duran kesimler meydana gelir.

Hele modası geçmiş ideolojik saplantılar bazı kesimlerde devam ediyorsa toplumdaki yabancılaşma ve ötekileşme daha ciddi bir boyut kazanacaktır. Toplumda birbirine adeta yabancı gibi duran, kaynaşamayan kesimler gittikçe artacaktır.

İşin bir kötü tarafı da bu durumdan çıkar sağlayan rant grupları oluşmaya başlar. Bu gruplar güçlendikçe adeta toplumun geleceğini ipotek altına almaya başlar.

Tarihinden kopuk yaşayan toplumlar, gelişmek ve ilerlemek için gerekli olan gücü ve morali kendinde bulmakta zorlanır.

Tekrar başa dönüp soralım; benim hikâyem, milletimin şeref dolu hikâyesinin devamı olacak mı?

Eğer olmayacaksa, hikâyem başsız ve kopuk olacaktır.

Hikâyesi başsız ve geçmişinden kopmuş bir insanın ya da insanların hali ne olacak?

Son günlerdeki konulara, tartışmalara ve ayrışmalara bakın göreceksiniz.

Başı olmayan hikâye ile yaşamak isteyenlerin haline ibretle bakın.

Esas kavga; hayat hikâyesini insanlık tarihinden başlatanlar ile kendi ideolojik tarihinden başlatanların veya hayat hikâyeleri başsız olanların kavgası değil mi?

Gerisi sadece teferruat…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
22 gün önce
44 gün önce
88 gün önce
121 gün önce
132 gün önce
135 gün önce
163 gün önce
167 gün önce
252 gün önce
259 gün önce
262 gün önce
275 gün önce
286 gün önce
297 gün önce
303 gün önce
329 gün önce
349 gün önce
351 gün önce
377 gün önce
379 gün önce
381 gün önce
449 gün önce
454 gün önce
485 gün önce
514 gün önce
517 gün önce
534 gün önce
541 gün önce
545 gün önce
546 gün önce
562 gün önce
584 gün önce
617 gün önce
618 gün önce
624 gün önce
625 gün önce
654 gün önce
662 gün önce
664 gün önce
684 gün önce
696 gün önce
734 gün önce
785 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=