Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

KOPUK HİKÂYE

13 Nisan 2018, 17:57 - Okunma: 399

Her hikâyenin bir başlangıcı mutlaka vardır.

Hikâye sona ermemiş olabilir. Hikâye devam edebilir. Ancak başlangıcı olmayan hikâye olamaz.

İşimize geldiğinde bir spor takımının bile geçmişini kabul ederken ve yüzlü yıllara uzatırken, işimize gelmediğinde ise koca hayat hikâyemizi (tarihimizi) yetmiş veya seksen yıla sığdırmaya uğraşırız.

Bundan en fazla zararı kişi kendisi görüyor. Çünkü o kişi, kendi hikâyesini sadece kendisinden ibaret görmeye başlıyor.

Hâlbuki biz bir toplumun parçasıyız. Ve bu toplumun uzun bir tarihi geçmişi ve hikâyesi var.

Kendimize şu soruyu sormalıyız. Toplumun hikâyesinin bir parçası mı olacağız yoksa sadece kendi hikâyemiz mi olacak?

Öyle ki, milletimin bir büyük hikâyesi yani davası vardı. Bu hikâye ne olacak? Hayatımız bu hikâye ile ne kadar örtüşüyor.

Toplumlarda her zaman ilerleme olmazsa bile, her zaman hareket ve değişme olur. Bu tarihi ve sosyolojik gerçeği bilmeyenler, değişimin farkına varamaz ve topluma uyum sağlamakta zorlanırlar.

Ancak bu değişim toplumu tarif eden ve ona tarihi şahsiyet veren değerler olmamalıdır.

Eğer toplamlardaki söz konusu değişim tarihlerinden kopuk olursa ve  değerlerle uyum içinde olmazsa toplumun bizzat içinde uzlaşma olması mümkün olamaz. Toplum kendi içinde farklılaşmaya başlar. Ötekiler oluşur ve birbirine yabancı gibi duran kesimler meydana gelir.

Hele modası geçmiş ideolojik saplantılar bazı kesimlerde devam ediyorsa toplumdaki yabancılaşma ve ötekileşme daha ciddi bir boyut kazanacaktır. Toplumda birbirine adeta yabancı gibi duran, kaynaşamayan kesimler gittikçe artacaktır.

İşin bir kötü tarafı da bu durumdan çıkar sağlayan rant grupları oluşmaya başlar. Bu gruplar güçlendikçe adeta toplumun geleceğini ipotek altına almaya başlar.

Tarihinden kopuk yaşayan toplumlar, gelişmek ve ilerlemek için gerekli olan gücü ve morali kendinde bulmakta zorlanır.

Tekrar başa dönüp soralım; benim hikâyem, milletimin şeref dolu hikâyesinin devamı olacak mı?

Eğer olmayacaksa, hikâyem başsız ve kopuk olacaktır.

Hikâyesi başsız ve geçmişinden kopmuş bir insanın ya da insanların hali ne olacak?

Son günlerdeki konulara, tartışmalara ve ayrışmalara bakın göreceksiniz.

Başı olmayan hikâye ile yaşamak isteyenlerin haline ibretle bakın.

Esas kavga; hayat hikâyesini insanlık tarihinden başlatanlar ile kendi ideolojik tarihinden başlatanların veya hayat hikâyeleri başsız olanların kavgası değil mi?

Gerisi sadece teferruat…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
11 gün önce
15 gün önce
100 gün önce
107 gün önce
110 gün önce
123 gün önce
134 gün önce
145 gün önce
151 gün önce
177 gün önce
197 gün önce
199 gün önce
225 gün önce
227 gün önce
229 gün önce
297 gün önce
302 gün önce
333 gün önce
362 gün önce
365 gün önce
382 gün önce
389 gün önce
393 gün önce
394 gün önce
410 gün önce
432 gün önce
465 gün önce
466 gün önce
472 gün önce
473 gün önce
502 gün önce
510 gün önce
512 gün önce
532 gün önce
544 gün önce
582 gün önce
633 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=