Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

KOPUK HİKÂYE

13 Nisan 2018, 17:57 - Okunma: 1130

Her hikâyenin bir başlangıcı mutlaka vardır.

Hikâye sona ermemiş olabilir. Hikâye devam edebilir. Ancak başlangıcı olmayan hikâye olamaz.

İşimize geldiğinde bir spor takımının bile geçmişini kabul ederken ve yüzlü yıllara uzatırken, işimize gelmediğinde ise koca hayat hikâyemizi (tarihimizi) yetmiş veya seksen yıla sığdırmaya uğraşırız.

Bundan en fazla zararı kişi kendisi görüyor. Çünkü o kişi, kendi hikâyesini sadece kendisinden ibaret görmeye başlıyor.

Hâlbuki biz bir toplumun parçasıyız. Ve bu toplumun uzun bir tarihi geçmişi ve hikâyesi var.

Kendimize şu soruyu sormalıyız. Toplumun hikâyesinin bir parçası mı olacağız yoksa sadece kendi hikâyemiz mi olacak?

Öyle ki, milletimin bir büyük hikâyesi yani davası vardı. Bu hikâye ne olacak? Hayatımız bu hikâye ile ne kadar örtüşüyor.

Toplumlarda her zaman ilerleme olmazsa bile, her zaman hareket ve değişme olur. Bu tarihi ve sosyolojik gerçeği bilmeyenler, değişimin farkına varamaz ve topluma uyum sağlamakta zorlanırlar.

Ancak bu değişim toplumu tarif eden ve ona tarihi şahsiyet veren değerler olmamalıdır.

Eğer toplamlardaki söz konusu değişim tarihlerinden kopuk olursa ve  değerlerle uyum içinde olmazsa toplumun bizzat içinde uzlaşma olması mümkün olamaz. Toplum kendi içinde farklılaşmaya başlar. Ötekiler oluşur ve birbirine yabancı gibi duran kesimler meydana gelir.

Hele modası geçmiş ideolojik saplantılar bazı kesimlerde devam ediyorsa toplumdaki yabancılaşma ve ötekileşme daha ciddi bir boyut kazanacaktır. Toplumda birbirine adeta yabancı gibi duran, kaynaşamayan kesimler gittikçe artacaktır.

İşin bir kötü tarafı da bu durumdan çıkar sağlayan rant grupları oluşmaya başlar. Bu gruplar güçlendikçe adeta toplumun geleceğini ipotek altına almaya başlar.

Tarihinden kopuk yaşayan toplumlar, gelişmek ve ilerlemek için gerekli olan gücü ve morali kendinde bulmakta zorlanır.

Tekrar başa dönüp soralım; benim hikâyem, milletimin şeref dolu hikâyesinin devamı olacak mı?

Eğer olmayacaksa, hikâyem başsız ve kopuk olacaktır.

Hikâyesi başsız ve geçmişinden kopmuş bir insanın ya da insanların hali ne olacak?

Son günlerdeki konulara, tartışmalara ve ayrışmalara bakın göreceksiniz.

Başı olmayan hikâye ile yaşamak isteyenlerin haline ibretle bakın.

Esas kavga; hayat hikâyesini insanlık tarihinden başlatanlar ile kendi ideolojik tarihinden başlatanların veya hayat hikâyeleri başsız olanların kavgası değil mi?

Gerisi sadece teferruat…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
5 gün önce
12 gün önce
110 gün önce
132 gün önce
176 gün önce
209 gün önce
220 gün önce
223 gün önce
251 gün önce
255 gün önce
340 gün önce
347 gün önce
350 gün önce
363 gün önce
374 gün önce
385 gün önce
391 gün önce
417 gün önce
437 gün önce
439 gün önce
465 gün önce
467 gün önce
469 gün önce
537 gün önce
542 gün önce
573 gün önce
602 gün önce
605 gün önce
622 gün önce
629 gün önce
633 gün önce
634 gün önce
650 gün önce
672 gün önce
705 gün önce
706 gün önce
712 gün önce
713 gün önce
742 gün önce
750 gün önce
752 gün önce
772 gün önce
784 gün önce
822 gün önce
873 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=