Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

KOPUK HİKÂYE

13 Nisan 2018, 17:57 - Okunma: 656

Her hikâyenin bir başlangıcı mutlaka vardır.

Hikâye sona ermemiş olabilir. Hikâye devam edebilir. Ancak başlangıcı olmayan hikâye olamaz.

İşimize geldiğinde bir spor takımının bile geçmişini kabul ederken ve yüzlü yıllara uzatırken, işimize gelmediğinde ise koca hayat hikâyemizi (tarihimizi) yetmiş veya seksen yıla sığdırmaya uğraşırız.

Bundan en fazla zararı kişi kendisi görüyor. Çünkü o kişi, kendi hikâyesini sadece kendisinden ibaret görmeye başlıyor.

Hâlbuki biz bir toplumun parçasıyız. Ve bu toplumun uzun bir tarihi geçmişi ve hikâyesi var.

Kendimize şu soruyu sormalıyız. Toplumun hikâyesinin bir parçası mı olacağız yoksa sadece kendi hikâyemiz mi olacak?

Öyle ki, milletimin bir büyük hikâyesi yani davası vardı. Bu hikâye ne olacak? Hayatımız bu hikâye ile ne kadar örtüşüyor.

Toplumlarda her zaman ilerleme olmazsa bile, her zaman hareket ve değişme olur. Bu tarihi ve sosyolojik gerçeği bilmeyenler, değişimin farkına varamaz ve topluma uyum sağlamakta zorlanırlar.

Ancak bu değişim toplumu tarif eden ve ona tarihi şahsiyet veren değerler olmamalıdır.

Eğer toplamlardaki söz konusu değişim tarihlerinden kopuk olursa ve  değerlerle uyum içinde olmazsa toplumun bizzat içinde uzlaşma olması mümkün olamaz. Toplum kendi içinde farklılaşmaya başlar. Ötekiler oluşur ve birbirine yabancı gibi duran kesimler meydana gelir.

Hele modası geçmiş ideolojik saplantılar bazı kesimlerde devam ediyorsa toplumdaki yabancılaşma ve ötekileşme daha ciddi bir boyut kazanacaktır. Toplumda birbirine adeta yabancı gibi duran, kaynaşamayan kesimler gittikçe artacaktır.

İşin bir kötü tarafı da bu durumdan çıkar sağlayan rant grupları oluşmaya başlar. Bu gruplar güçlendikçe adeta toplumun geleceğini ipotek altına almaya başlar.

Tarihinden kopuk yaşayan toplumlar, gelişmek ve ilerlemek için gerekli olan gücü ve morali kendinde bulmakta zorlanır.

Tekrar başa dönüp soralım; benim hikâyem, milletimin şeref dolu hikâyesinin devamı olacak mı?

Eğer olmayacaksa, hikâyem başsız ve kopuk olacaktır.

Hikâyesi başsız ve geçmişinden kopmuş bir insanın ya da insanların hali ne olacak?

Son günlerdeki konulara, tartışmalara ve ayrışmalara bakın göreceksiniz.

Başı olmayan hikâye ile yaşamak isteyenlerin haline ibretle bakın.

Esas kavga; hayat hikâyesini insanlık tarihinden başlatanlar ile kendi ideolojik tarihinden başlatanların veya hayat hikâyeleri başsız olanların kavgası değil mi?

Gerisi sadece teferruat…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
26 gün önce
70 gün önce
73 gün önce
101 gün önce
105 gün önce
190 gün önce
197 gün önce
200 gün önce
213 gün önce
224 gün önce
235 gün önce
241 gün önce
267 gün önce
287 gün önce
289 gün önce
315 gün önce
317 gün önce
319 gün önce
387 gün önce
392 gün önce
423 gün önce
452 gün önce
455 gün önce
472 gün önce
479 gün önce
483 gün önce
484 gün önce
500 gün önce
522 gün önce
555 gün önce
556 gün önce
562 gün önce
563 gün önce
592 gün önce
600 gün önce
602 gün önce
622 gün önce
634 gün önce
672 gün önce
723 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=