Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

PEKİ DEĞDİ Mİ?

25 Nisan 2018, 18:10 - Okunma: 1290

Benim yaşıma yakın olanlar veya 1970’lı yılları hatırlayanlar çok iyi bilir. Çok hararetli tartışmalar yapılırdı. Adeta ülkenin var olma meselesiydi.

Bir taraftan okumuş entellektüvel kesim, diğer taraftan Hoca ve şeyhler. Biri diğerine gerici, yobaz, çağdışı derken diğeri de kafir, münafık ve mürtet demesi. Tartışma ve münakaşalar öyle büyüktü ki; bir kısım, milleti aydınlatmak için köyleri dolaşırken, diğeri uyarmak için cami ve kutsal değerleri kullanıyordu.

İslam âleminde belki de ilkler yaşanıyor, ilim ile din çatışıyor havası estiriliyordu.

Nice okumuş gencin merakı; tekfir, günah ve münafık ithamlarıyla bastırılmaya çalışılıyor, bir kısım okumuş kişinin beyninde de bu anlamsız çekişmenin neticesinde dine karşı kalıcı düşmanlıkların oluşmasına sebep olunuyordu.

Peki, bu vatan, millet ve Sakarya kadar önemli olan münakaşa ve mücadele ne idi?

O çoook önemli! Mesele “Ay’a gidilebilir mi gidemez mi?” İddia ve tartışmalarıydı. Dünyada ve ülkemizde de merak uyandıran “Ay’a gitme” meselesini için yapılan tartışma ve münakaşalardı.

Peki değdi mi?

Bana göre değmedi hatta yazık oldu. Ülkemiz imalat sanayisine, ithalata ve bilimsel çalışmalara baktığımızda İleri ülkeler sevisinin çok altında olduğumuz gibi inkârcıların dışında itham altına alınan hiç kimsenin günahkâr olmadıkları gibi onlara bu yakıştırmaları yapanların mahkeme-i kübra’da hesaplarının çetin olacağıdır.

İşin acı tarafı da ülkemizi yasalar çerçevesinde idare edecek başkan ve milletvekili seçimlerinde bazı hoca ve şeyhlerin kin ve tutumlarının devam ettiğidir. “Münafık, kafir, dinsiz…” gibi suçlamalarla o dönemde oluşan kalıcı tahrifatın günümüzde hala var olduğudur.

Babam Diyarbakır ili Bismil ilçesinin bir köyünde imam idi. Türkçe, Kürtçe, Arapça, Farsça’yı anadili gibi, İngilizce ve Orducayı da kısmen bilir ve fen ilimlerine de önem verirdi.

Tam yılını hatırlamamakla beraber 1980 öncesi idi, Bana ders verdiği anda dört kişi “Ay’a gidilip gidilemeyeceği” konusunda sorular sormak için babamı ziyaret ettiler. Öğretmen olduklarını öğrendiğim bu kişiler merhaba faslından sonra babama “Hocam Ay’a gitme meselesi konusunda ne düşünüyorsun?” Babam “Bunun bir ilmi mesele olduğunu, gerekli çalışmalar yapılırsa gidile bileceğini uzun bir konuşma ve dini delillerle” izah etmeye çalıştı. Onlar “Diğer hocalın sizin gibi düşünmüyorlar, Ay’a gitmenin günah, haram ve imkânsız olduğunu dolayısıyla din ilmin önünde engel olduğunu…” Babam “Müspet ilim ve fen’in İslam ve Kur’an ile barışık olduğunu, Ay’a gitmenin günümüz ekonomisinin adaletsizliğini, israf olduğunu…” izah etti. Onlar “Millet Ay’a gidiyor siz hala din iman diyorsunuz…” sözlerine karşı babam “Avrupa’da uzay çalışması yapan ve uzaya gidenler Papaz mı?” onlar “hayır bilim adamlar” babam “Peki bu ilmin gelişmesini yapanlar Papaz ve ya kilise mi?” onlar “Ne münasebet, bu çalışmayı bilim adamları ve mühendisler yapmıştır.” Babam “sizler de bilim adamısınız, uzay çalışmalarınıza hemen başlayın kimseye de söylemeyin, hocaları bana bırakın kim sizi engellerse karşısında beni bulur.”

O zamanın bir kısım din adamlarının şiddetle karşı durdukları “Ay’a gitme meselesi” dinimizle ne alakası vardır? “Ay nurdur oraya gidilmez” niye deniliyordu?

Kur’an ve sünnet’te gidilmez, nur olduğu diye bir emir olmadığı halde bu ısrar neyin nesiydi? 

Ne zaman ki Tübitak yayınlarından Michael Guilen in yazdığı Dünyayı Değiştiren Beş Denklem kitabını okudum gerçekleri öğrenmeme yardımcı oldu. O kitaba bakıldığında Hıristiyan inancını müspet ilim üzerindeki etkisi,  Ay’ın nur olduğunu Tanrıların Uzayda olduğu ve oraya insanların kirli ayağı ile gidilemeyeceği görüşü hakim olduğudur.

 

Bu nedenle, 1969 yılında pek çok insanın Ay’a gidebilme fikrini imkânsız bulması… bazıları teknik nedenlerden… Diğerleriyse, dini nedenlerden dolayı tereddüt içindeydi… Dünyalıların bunu asla başaramayacaklarını –ayaklarının kiriyle asla ne Ay’a ne de bir başka gök cismine basamayacaklarını- düşünüyorlardı.” (a.g.e. sayfa 58)

Hıristiyan inancını, İslam dininin emriymiş gibi bize sunan, inananları peşlerinde sürükleyen,  Müslümanları karşı karşıya getiren bir zümrenin var olduğudur. Bunların dini değerlerimizi kullanma konusunda çok becerikli olduklarıdır.

Siyaset mühendisliği yapmaya çalışan bu zümrelere karşı uyanmak olmak ve mübarek dinimizi kullanmalarına izin vermemeleriyiz.

Selam ve dua ile.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
18 gün önce
27 gün önce
40 gün önce
45 gün önce
46 gün önce
62 gün önce
67 gün önce
75 gün önce
83 gün önce
86 gün önce
90 gün önce
94 gün önce
100 gün önce
103 gün önce
108 gün önce
112 gün önce
114 gün önce
118 gün önce
119 gün önce
123 gün önce
126 gün önce
132 gün önce
135 gün önce
141 gün önce
151 gün önce
157 gün önce
164 gün önce
178 gün önce
187 gün önce
192 gün önce
192 gün önce
200 gün önce
216 gün önce
219 gün önce
220 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
237 gün önce
247 gün önce
252 gün önce
258 gün önce
261 gün önce
263 gün önce
268 gün önce
271 gün önce
275 gün önce
277 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
286 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
293 gün önce
296 gün önce
298 gün önce
300 gün önce
301 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
305 gün önce
306 gün önce
310 gün önce
310 gün önce
311 gün önce
313 gün önce
318 gün önce
324 gün önce
328 gün önce
337 gün önce
345 gün önce
347 gün önce
352 gün önce
356 gün önce
359 gün önce
361 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
379 gün önce
388 gün önce
389 gün önce
393 gün önce
394 gün önce
397 gün önce
403 gün önce
410 gün önce
412 gün önce
414 gün önce
417 gün önce
418 gün önce
423 gün önce
432 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
452 gün önce
464 gün önce
480 gün önce
489 gün önce
506 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=