Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

KADIN, AİLE VE MODERNİTE

15 Mayıs 2018, 17:16 - Okunma: 1567

Yaklaşık yüz yıldır, kadın üzerinden çok oyunlar oynandı, kadın birçok kesimin istismar malzemesi oldu. Eşitlik, özgürlük adı altında kadının başına akıl almaz çoraplar örüldü. Kadın her fırsatta, toplumun örfüne, manevi değerlerine, dini inançlarına karşı isyana, baş kaldırmaya zorlandı. Fakat bunlar açıktan yapılmadığı, sinsi bir şekilde verildiği için kadın bunun farkına bile varamadı.

Bütün bu yönlendirmeler, istismarlar neticesinde bugün maalesef kadın, örfümüzün, inancımızın bildirdiği daire içinde değildir. Hâlbuki kadının, huzuru, rahatı bu daire içinde idi. Bu dairenin dışına çıkmak, başkasının hakkına hukukuna tecavüz demektir. Tecavüzün olduğu yerde adalet olmaz, zulüm olur.  Zulmün olduğu yerde de huzur olmaz, rahat olmaz.

Aileyi, sıkıntıdan, yangından kurtarmanın yolu, bu yanlıştan dönmektir. Kadın, ne zaman kendisine kurulan tuzağın farkına varır, asli değerlerine sahip çıkarsa ailede tekrar huzur sağlanabilir. Bunun için de, kadın öncelikle, sorumluluklarını, görevlerini, sınırını bilmesi ve kabullenmesi gerekir.

Aslında kadının ailede sorumluluğu erkeğe göre çok daha azdır. Üç beş madde ile özetlenebilir: Kadınlık görevi, namusunu koruması, çocukların yetiştirilmesi ve eğitimi, ev işleri şeklinde özetlenebilir.

Kadın bunları yapar, eşine ve çocuklarına faydalı olur, onları memnun ederse, hem dünyada hem de Ahirette rahata huzura kavuşur.

1850’li yıllara kadar, bütün dünyada ailenin yapısı hemen hemen aynıydı. Erkek evin geçimi sağlar, kadın da ev işleri ile çocuklarının eğitimi ve yetişmesiyle uğraşırdı. Sanayi devrimi ile beraber evin geçimine kadın da dâhil edildi. Bu, görünüşte kadına bir iyilik olarak sunuldu. Fakat patronların gizli niyeti başkaydı. Bu da, kadını ucuz işçi olarak gördüklerinden, kadını istismar ederek zenginliklerine zenginlik katmaktı. Bu maksatla, “Kadınlara özgürlük”, “Ekonomik bağımsızlık”  gibi cazip sloganlar ile zaten çok yorucu olan ev işlerine ilaveten kadına bir de geçim yükü yüklendi. Gücünün çok üzerinde yük yüklendiği için de kadının vücut kimyası bozuldu.

Kapitalist düzen bunu o kadar sinsi ve o kadar cazip halde sunuyor ki, kadının gözü kamaşıyor olup bitenleri fark edemiyor. Fark ettiğinde ise iş işten çoktan geçmiş oluyor.

Bu kötü durumdan kadından sonra çocuklar ve erkekler etkileniyor. Ailenin sıcak ortamından mahrum kalan çocuk, büyüyünce toplumun belası haline geliyor. Her türlü yıkıcı eylemlere gözü kapalı girebiliyor. Huzurlu bir aile ortamının rahatlığı görmediği için aile kurma sorumluluğuna girmiyor. Hayatını aile ortamından uzak, başıboş bir şekilde sürdürüyor. Böylece aile hayatı kendiliğinden bitiyor. Çeşitli yoğun propagandaların tesiri ile kadın aile hayatından uzaklaşıp zamanını daha çok aile dışı meşgalelere verince, evin erkeği de başka arayışlara giriyor. Bu da ailenin çöküşünü hızlandırıyor.

Herkesin bu konuda düşünmeye ve çare üretmeye sorumluluğu olmalıdır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
56 gün önce
101 gün önce
107 gün önce
127 gün önce
205 gün önce
227 gün önce
271 gün önce
304 gün önce
315 gün önce
318 gün önce
343 gün önce
346 gün önce
350 gün önce
435 gün önce
442 gün önce
445 gün önce
458 gün önce
469 gün önce
480 gün önce
486 gün önce
512 gün önce
532 gün önce
534 gün önce
560 gün önce
562 gün önce
564 gün önce
632 gün önce
637 gün önce
668 gün önce
697 gün önce
700 gün önce
717 gün önce
724 gün önce
728 gün önce
729 gün önce
745 gün önce
767 gün önce
800 gün önce
801 gün önce
807 gün önce
808 gün önce
837 gün önce
845 gün önce
847 gün önce
867 gün önce
879 gün önce
917 gün önce
968 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=