Lütfen bekleyin..

SEDAT ERİŞ

KAN ÜZERİNDEN SİYASET

28 Mayıs 2018, 22:58 - Okunma: 1963

ABD Başkanı Trump bir süre önce ülkesinin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacağını ilan ederken Filistin’de büyük hadiselerin olacağını, çok kan döküleceğini biliyordu.

İsrail Başbakanı ise İran’ın nükleer silah yaptığını sahte cd’lerle ispatlamaya çalışırken dün İsrail askerlerinin katliamına siyasal bir perde örtmenin gayretindeydi.

ABD ve İsrail durup dururken Ortadoğu coğrafyasını kan, gözyaşı ve ölüme götürecek kaosu neden başlattı?

Trump ve İsrail Başbakanı önümüzdeki günlerde ülkelerinde ciddi manada siyasi sıkıntılar yaşayacaktı.

Bu iki siyasetçi gerek özel ailevi durumlarındaki sıkıntılar, gerek yolsuzluk ve gayri ahlaki davranışlarının gündeme geleceğini biliyorlardı ve kendi kamuoylarında ciddi manada yıpranacaklardı.

İki siyasinin iç politikalarda sıkışmışlığını aşmak adına ellerinde kullanacakları tek aparat kan, gözyaşı ve ölümle bezenen hayali bir düşman yaratıp ona karşı savaşa girişip halklarının dikkatini başka yöne çekecek bir stratejiydi ve bunu en acımasız bir şekilde uygulamaya soktular.

Trump önce Çine yönelik büyük bir ekonomik savaş başlattı.

Çinin taviz vermeyen sağlam duruşu ve ABD coğrafyasında konuşlu Çin lobisinin etkin çalışmalarıyla ABD halkı ambargoya dayalı ekonomik bu savaşın gereksizliğini çözmeye başlamıştı. Bu strateji ile ailevi skandallarını önleyemeyeceğini gören Trump bu kez ABD başkonsolosluğun Kudüs’e taşınması yönündeki eylemi pratiğe aktardı. Bu yetmezmiş gibi ABD büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınma işlemini bir törene çeviren İsrail’e kızını, damadını göndererek sadece devlet olarak değil aile olarakta İsrail’in arkasında olduğu mesajını verdi. Tabi bu arada damadının Yahudi kökenli olduğunu ve büyük bir Yahudi lobisi başkanının evladı olduğunu da belirtmekte yarar var.

Trump kan üzerinden siyaset stratejisini elbette tek başına yapmıyor.

Arkasında büyük bir masonik yapı var. Mason bu yapının elinde ise büyük bir para gücü var ve bu güçle sadece ekonomileri değil aynı zamanda silah ve uyuşturucu trafiğini de yönetiyor. Bu yapı bir yandan Trump ve onun arkasındaki derin ABD aklını yönetirken diğer yandaki Avrupa’daki kardeş kuruluşlarıyla İsrail’in şımarık, kendini beğenmiş, pervasız yönetimini de uluslar arası baskıdan korumaktadır.

Filistin’de yaşanan katliama karşı İnsan hak ve özgürlükler şampiyonluğuna soyunmuş Batıdan güçlü bir karşı çıkış var mı?

Yok.

İşte bu durum Masonik bu gücün dünyadaki etkinliğinin boyutunu gözler önüne sermektedir.

Irak’ın işgali, Suriye’deki iç savaş, İslam coğrafyasındaki siyasal bölünmüşlük sizce çok mu tesadüf? Elbette bu sonuçlar on yıllarca önce planlanan bir senaryonun bugün hayata geçirilmesidir.

Bundan sonra ne olacak sorusuna bir cevap vereyim;

Bir süre sonra kuvvetle ramazan ayı içinde Avrupa başkentlerinde halka yönelik taşeron örgütlerce terör olayları yaşanacak ve fatura İslam’a ve Müslümanlara kesilecek. Böylesi bir eylem olursa inanın bu hadisenin perde arkasında ise ABD ve İsrail’in acımasız gaddar, hain derin aklı var olacaktır.

Çünkü biz bu filmi çok seyrettik.

Kısa bir süre içinde ise İsrail’in Lübnan’a ve oradaki Hizbullah’a saldıracağını söylemek kehanet olmaz. Zira kan üzerinden siyaset en çirkin yüzüyle tekrar sahneye çıktı.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Beşir Demirel
60 gün önce
Dünyada zaman zaman kendini dünyanın en güçlü insanları en güçlü devletleri sananlar. onların üzerindeki güç gözlerini perdelemiş, kendilerini, devletlerini en büyük güç görmüşler. Üzerlerindeki gücü hesaplamamışlar. Üzerlerindeki güç devreye girdiği zaman planları alt üst olmuş, Güçlerini korumak için başka planlar yapmışlar. sonunda üzerlerindeki güç devreye girince hep rezil olmuşlardır. işte firaunlar işte ebu cehiller ve sonları. Böylelerinin iç aleminde fitneden başka bir şey bulmazsın. fitne onların sanatıdır. Tarihte kim,hangi devlet kendini en büyük güç görmüşse Allah'ın gücüyle kahru perişan olmuştur. Böyleleri her zaman kahru perişan olmamaya mahkumdur. Yüce Allah'ın sabrı uzundur. İnsanları imtihan ediyor. Biz müslümanlara düşen, görevimizi yerine getirmemizdir. Gerisi Allaha kalmış.
Yazarın Diğer Yazıları
13 saat önce
64 gün önce
105 gün önce
167 gün önce
195 gün önce
197 gün önce
197 gün önce
198 gün önce
201 gün önce
203 gün önce
204 gün önce
229 gün önce
301 gün önce
303 gün önce
307 gün önce
313 gün önce
451 gün önce
464 gün önce
465 gün önce
467 gün önce
482 gün önce
482 gün önce
488 gün önce
490 gün önce
576 gün önce
632 gün önce
650 gün önce
691 gün önce
695 gün önce
703 gün önce
714 gün önce
717 gün önce
735 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=