Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

ORUÇ

16 Mayıs 2018, 18:55 - Okunma: 1549

Oruç, İslam’ın beş esasından biridir. Akıl ve balığ olan her kes için farzdır.

Hasta ve yolcular tutamadıkları oruçlarını uygun zamanda kaza etmeleri gerekir.

İyileşme imkanı olmayan veya aşırı yaşlılıktan dolayı tutmadıkları orucu kaza edemeyecek olanlar tutamadıkları her gün için birer fidye vermesi gerekir.

Allahın rızasını kazanmak O’nun emrine uygun ibadetle mümkündür.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem bize Allah’ın emrine uymanın neler ve nasıl olduğunu, yaşayarak ve anlatarak göstermiştir.

O’(sas) nu dinleyen ye yaptıklarını yapmaya çalışan sahabe de başkasına anlatmış ve öğretmişlerdir. Öğrenme, öğretme ve yaşama zaman içinde mezhep adını almış, günümüze kadar İslam özünden ve aslından hiçbir şey kayıp etmeden sağlıklı biçimde gelmiştir.

Günümüzde bazılarının mezhepleri kabul etmemeleri, hadisleri “Zayıf hadis ve peygamber sallallahu aleyhi ve sellem sözü olmaya bilir” şüphesini beyinlere yerleştirmeye çalışması veya “bize Kur’an yeter” demeleri doğru olmadığı gibi iyi niyetli de değildir.

Bizlerin de bu tür kötü niyetli insanları dinlemeyip, Allah’ın emrine en uygun nasıl uyulur, rızası kazanılır ve ibadetler yerine getirilir?

Araştırmak ve bilmek gerekir.

Din, İnsanın yaratılıştaki gayeye ulaşabilmesi için, takip edilmesi gereken yolu gösteren ilahi bir nizamdır. İnsanlar tarafından teşhir edilen kanun ve nizamlar din değildir.

Dinde fazlalık veya eksiklik yapmak doğru olmadığı gibi büyük günahtır.

Ramazan orucu, Kur’an ayetleri, Peygamber sallallahu aleyhi ve selemin sünneti ve icmai ümmetle sabit olup inkarı küfürdür.

Bakara surersi 183 ayet:

“Ey iman edenler, sizden öncekilere farz olduğu gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Ki oruç sayesinde fenalıklardan korunasınız.”

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“İslam beş esas üzerine bina edilmiştir:

Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed sallallahu aleyhi ve selemin O’nun kulu ve elçisi olduğuna Şehadet etmek, Namaz kılmak, Zekat vermek, Kabe’ye haccetmek, Ramazan orucunu tutmaktır.”

İslam’ın beş temelinden biri olan oruç Ramazan orucu olup fecri sadıktan (imsak vakti) başlayıp güneşin batışına kadar kişinin kendisini yemekten, içmekten ve cinsi münasebetten muhafaza etmesidir.

Hicretin ikinci senesi bir başka deyişle İslam dinini gelmesinden 15 yıl sonra Medine’de farz olmuş o gün bu gündür tüm ehli imanın gücü yeten ve şartları uygun olanlar hep tutmuşlarıdır biz de tutacak ve bu ibadet kıyametin kopma anına kadar devam edeceğidir.

Bu ibadet, Şaban ayının 30 bulması veya hilal (ay’ın) görünmesiyle Ramazan orucu başlar.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“Onu, (ay’ı) gördüğünüzde oruç tutunuz, gördüğünüzde de orucunuzu açınız (Bayramınızı yapınız) üzerinde bulut olursa, Şaban ayının sayısını otuz güne tamamlayınız.” (Buhari)

Oruç’un vacip olmasının şartları:

1-Müslüman olmak,

2-Baliğ olmak. Çocukların itiyad haline gelmesi için velisi kendisine oruç tutturmakla yanı çocuğu oruca alıştırmak ve sevdirmekle mükelleftir.

Bazı anne-babaların çocukların heveslerini kırmaları oruç tutmak isteyen çocuklarına “küçüksün tutma” demeleri yanlıştır.

Özellikle sahur yemeğine onları kaldırmamaları veya kalkan çocuklarını “uyu büyünce tutarsın” demeleri en büyük yanlıştır.

Olması gereken onların bu ibadetin önem ve manasını kavramlarına yardımcı olmak, heveslerini kırmamak ve onları teşvik etmektir.

3- Akıllı olmak.

4- Oruç tutmağa gücü yetmek. Çok yaşlı veya hasta olup iyileşme ümidi olmayan veya oruç tutmasına ömür boyu mani bir hastalığı, adil ve dindar bir doktor tarafından tespit edilen kimseler oruç tutmadıkları günlerin yerine fidye vermeleri gerekir.

5- Temiz olmak. Kadınlara mahsus olan bu hal, onların hayız ve nifas durumlarında tutmadıkları oruçlarıdır ki tutmadıkları günleri aynı yıl içinde uygun bir zaman diliminde oruçlarını tutmaları gerekir.

6- Sıhhati yerinde olmak, hasta olup oruç tuttuğunda hastalığını artacağını, iyileşmesinin gecikeceğini, adil bir doktor veya tecrübesi ile sabit olursa oruç tutmayabilir ve iyileştiğinde o yıl içinde tutamadığı günleri uygun bir zamanda kaza eder.

7- Mukim olmak. İkamet etiği yerden en az 82 km uzaklıktaki bir yere geçici bir süreliğine giden kişi de oruç tutmaya bilir ve aynı yıl içinde uygun bir zamanda kaza etmesi gerekir.

Devam edecek.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
13 gün önce
15 gün önce
24 gün önce
38 gün önce
43 gün önce
43 gün önce
59 gün önce
64 gün önce
73 gün önce
80 gün önce
83 gün önce
88 gün önce
91 gün önce
97 gün önce
101 gün önce
105 gün önce
109 gün önce
111 gün önce
115 gün önce
116 gün önce
120 gün önce
124 gün önce
130 gün önce
133 gün önce
139 gün önce
148 gün önce
154 gün önce
162 gün önce
176 gün önce
184 gün önce
189 gün önce
190 gün önce
198 gün önce
214 gün önce
216 gün önce
218 gün önce
224 gün önce
226 gün önce
234 gün önce
244 gün önce
249 gün önce
255 gün önce
259 gün önce
261 gün önce
266 gün önce
269 gün önce
273 gün önce
275 gün önce
282 gün önce
283 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
288 gün önce
290 gün önce
294 gün önce
296 gün önce
297 gün önce
298 gün önce
301 gün önce
302 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
307 gün önce
308 gün önce
310 gün önce
316 gün önce
321 gün önce
325 gün önce
330 gün önce
335 gün önce
343 gün önce
345 gün önce
350 gün önce
354 gün önce
356 gün önce
359 gün önce
366 gün önce
373 gün önce
377 gün önce
386 gün önce
387 gün önce
391 gün önce
392 gün önce
395 gün önce
401 gün önce
408 gün önce
410 gün önce
412 gün önce
415 gün önce
416 gün önce
420 gün önce
430 gün önce
433 gün önce
440 gün önce
449 gün önce
461 gün önce
478 gün önce
487 gün önce
504 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=