Lütfen bekleyin..

EREN SEVDİ

YÜKTE HAFİF, PAHADA AĞIR BİR İŞ…

16 Mayıs 2018, 18:58 - Okunma: 963

2016 yılı, Ramazan ayının ilk günleriydi. İşyerinden arkadaşlar ile çay eşliğinde muhabbeti koyulaştırdığımız bir esnada, “aramızda toplayacağımız bir miktar para ile bayramda bir iki yetim kardeşimizi giydirebilir miyiz?” diye konuşuyorduk.

Ne de olsa “Bir kimse sırf Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa, dokunduğu her saç teline karşılık ona sevap yazılır” demişti Peygamber Efendimiz.

Biz de bu sevaplara göz diktik ve dairede herkesin sıcak baktığı bu fikri uygulamaya karar verdik.

İlk işimiz, bir kumbara temin etmek oldu.

Önce kendi aramızda topladığımız paraları kumbaraya doluşturduk. 

Çalıştığımız yere yolu düşen arkadaşlarımıza bu düşüncemizden bahsetmemiz üzerine, onlar da katkıda bulunmak istediler.

Bu durumdan haberdar olan eski öğrencilerimden Fırat Gümüş kardeşim, asker arkadaşım Mehmet Ali Hoca, değerli dostumuz Muhayber Yarış, Baro’nun kıymetli avukatlarından kimi arkadaşlar, eş, dost ve ismini hatırlayamadığım birçok arkadaşımız sayesinde, düşündüğümüzden daha fazla kardeşimizi giydirebilecek bir meblağı toplamayı başardık. Bu da yetmezmiş gibi ilimizde halen görev yapan aile hekimlerimizden Dr. Hamit Ulçay’ın katkı sunmak istemesi, bizlere güç kattı.

Bize“kaç yetim kardeşimiz varsa getirin, aranızda toplanan ücretin eksik kalması halinde üstünü ben tamamlayacağım” dedi.

Gönül zenginliği bu olmalıydı.

Bayrama birkaç gün kala, toplanan paraları kumbaradan çıkardık.

“Fena da bir para toplamamışız” diye söylendik birbirimize.

Belirlediğimiz yetim kardeşlerimizin ellerinden tutarak, önceden anlaştığımız mağazaya gittik. Ayakkabıdan iç giyime üst baş seçmeye başladık.

Ne istedilerse yok demedik, aldık.

Bayramlık alırlarken yaşadıkları sevinç görülmeye değerdi.

Onlar sevindi, biz sevindik.

Malik bin Enes, Peygamber Efendimizin yaptığı gibi işaret parmağıyla orta parmağını göstermiş ve “ Kendi yetimini veya başkasına ait yetimi himaye eden kimseyle ben, cennette şöyle yan yana bulunacağız” dediğini rivayet etmişti.

Bizler de Peygamber efendimize komşu olmayı Murad ettik ve Yüce Rabbimizin birden fazla ayeti kerimesinde belirttiği istikamette yol yürümek isteyen dostlarımız ile böyle bir yol yürümek istedik.

Niyetimizin halisane olması sebebiyle yüce Rabbimiz bize yardım etti ve “bir iki kişi giydirelim” diye başladığımız iş büyüdü.

Arta kalan paramız da oldu. Bunlarla da yardım paketleri hazırlayıp dağıttık.

Bu Ramazan ayını da boş geçirmek istemiyoruz.

Halisane bir niyet ile yeni bir yola çıkmaya karar verdik. Yeni kardeşler edinip birbirimizin mutluluğuna vesile olmak arzusundayız.

Bu yolda bizlere eşlik etmek isteyen herkese de kapımız açık.

“Bir elin verdiğini diğer elin görmemesi gerekir, ne gerek vardı şimdi bunları yazmaya?” dediğinizi duyar gibiyim. Amacım yine halisane, emin olun.

Her birimizin bulunduğu yerde ön ayak olabileceği şeyler anlattım bu yazıda.

Belki örnek olur diye yazdım tüm bunları.

Bununla beraber yüreği güzel birkaç insanı, isimlerini zikretmek suretiyle onurlandırmak istedim.

Rabbim, hayırlarını kabul etsin inşallah.

Herkese hayırlı Ramazanlar dileklerimle…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=