Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

ORUÇ VE KADINLAR - 3

31 Mayıs 2018, 22:12 - Okunma: 1158

Kadınların özel hallerinden dolayı bazı ibadetleri bazı zamanlarda yapmadıkla bu ibadetlerin bir kısmını bilahare kaza ettiklerini, bir kısmından da muaf olduklarını yazmıştık.

Özel hal dediğimiz bu durum kadınların hayız (ay başı) ile nifas (lohusluk) doğum ve sonrasındaki haller olduğu durum idi.

Ay başı (hayızlı), lohusluk (nifas)’ lı kadının namaz kılmasının caiz olmadığının, kılmadığı bu namazı kaza etmesi gerekmediği ve bu özel hallerinden dolayı namaz kılmış gibi sevap kazandıklarıdır.

Yine bu durumdaki kadınların oruç tutmalarının caiz olmadığı, şayet tutarlarsa tutukları orucun geçersiz olduğu ve tatmadıkları bu günler adedince üzerinde bir yıl geçmemek şartı ile kaza yapmaları gerektiği bir gerçektir.

Kaza olarak tuttukları bu oruçlarının vaktinde tutulan bir oruçla aynı sevabı kazandıklarıdır.

Günümüzde bazı hocaların fevri davranarak bu hususu yani oruç ve namaz ibadetlerini yerine getirmemeleri konusunu dikkate almamaları farkı görüşte beyanlarda bulunmaları onları ilgilendirdiği, yapılacak yanlışlarda mükellef sorumlu olduğu gibi bu yanlışın olmasında emeği olanların da bu sorumlulukta pay sahibi olduklarıdır.

“Yeni bir şeye hep şüphe ile bakarım” diyen eski bir komutan bana da ilham kaynağı olmuş, dinde herhangi yeni bir şey görürsem şüphe ile bakar, eski kitaplara başvurur eğer aynı ise kabullenirim yoksa kıymeti kaderiyesi yok der değersiz bulurum. Size de tavsiyem benim gibi davranmanız, özellikle fıkhı konulardaki eksik ve ihtiyaçlarınızı işin ehli hocalardan öğrenmenizdir.

Kadınların hamilelik veya çocuk emzirdikleri haller: Hamile ve emzikli olan kadınların, kendilerine yahut çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları durumunda oruç tutmamaları mubahtır. İster kendi çocuğu ister başkasının çocuğunu emzirmesi fark etmez.

Yine ücretle emziren kadın olsun, ister olmasın; zarar noktası yine aklın noksanlaşması yahut ölüm tehlikesi yahut hastalık olsun fark etmez. Muteber olan korkunun sebebi geçmiş tecrübelere dayalı olarak yahut adil, uzman bir Müslüman doktorun haber vermesi ile kuvvetli kanata dayalı olan hastalıktır.

Peygamberimiz sallalahu aleyhi ve sellem:

“Allah Teala, yolculardan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır, hamile kadınlarla emzikli kadınlardan da orucu kaldırmıştır.” (Ahmed ve sünen sahiplerinden beş İmam Enes b. Malik el- ka’bide rivayet etmiştir)

Hamile ve emzikli kadınlar oruç tutmazsa, tutmadıkları günleri kaza ederler. Hanefilere göre orucu kaza etmeleri vacip olup ayrıca fidye vermeleri gerekmez. Şafi ve Hambeli mezhebine göre, çocuklarına bir zarar gelmesinden korkarlarsa hem fidye hem de kaza etmeleri gerekir. Maliki mezhebine göre, emzikli kadınlara fidye ile birlikte kaza gerekir. Hamile kadınlara sadece kaza gerekir.

Mezheplerin farklı görüşleri birer rahmettir. Kişiye alternatif sunmasıdır. Bir mezhepte zorlandığı zaman diğer mezhebe göre amel etmesidir.

İbadetlerin gayesinin Allah rızası olduğunu daha önce değinmiştim.

Onun razı olması için yapılan ibadetlerin kabulü durumunda mükafat ve ecir bakımından kadın ve erkek ayırımının Allah katında yapılmadığıdır.

Rivayet edildiğine göre peygamberimiz sallallahua elyhi ve selemin hanımları demişler ki “Ya Resulullah sallallahı aleyhi ve sellem! Allah Kur’anda erkekleri zikrediyor, demek ki bizim zikrolunacak hiçbir iyiliğimiz yok, bizden hiçbir itaat kabul buyrulmayacak diye korkuyoruz.” ( Tirmizi, Tefsiru Sure) Bunu üzerine şu ayet nail oluyor.

Ahzap suresi 35 ayet:

“Şüphe yok ki Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabır eden erkeklerle sabır eden kadınlar, mütevazı erkeklerle mütevazı kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikir eden erkeklerle, Allah’ı çok zikir eden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükafat vermiştir.”

Kadınları hiçbir değeri olmadığı, sorgulama ve hak talep etme akıllarının ucunda geçmediği bir dönemde dahi İslam’ın, kadının hakkını isteme, sorgulama ve soru sorma özgürlüğü ile verdiği değer takdire şayandır. Bazılarının dediği gibi İslamiyet’te kadın basit ve mutlak itaat eden olmadığını bize gösteren Kur’an ayetlerinden bir tanesi yukarıda yazdığım ayettir.

 

Selam ve dua ile

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2 gün önce
10 gün önce
18 gün önce
21 gün önce
25 gün önce
29 gün önce
35 gün önce
38 gün önce
43 gün önce
47 gün önce
53 gün önce
54 gün önce
58 gün önce
61 gün önce
71 gün önce
77 gün önce
86 gün önce
92 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
122 gün önce
127 gün önce
128 gün önce
135 gün önce
151 gün önce
154 gün önce
155 gün önce
161 gün önce
164 gün önce
172 gün önce
182 gün önce
187 gün önce
193 gün önce
196 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
207 gün önce
210 gün önce
212 gün önce
220 gün önce
221 gün önce
222 gün önce
224 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
234 gün önce
235 gün önce
236 gün önce
238 gün önce
239 gün önce
241 gün önce
241 gün önce
245 gün önce
246 gün önce
247 gün önce
248 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
263 gün önce
268 gün önce
273 gün önce
281 gün önce
282 gün önce
287 gün önce
291 gün önce
294 gün önce
296 gün önce
303 gün önce
310 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
324 gün önce
329 gün önce
329 gün önce
332 gün önce
338 gün önce
345 gün önce
348 gün önce
350 gün önce
352 gün önce
353 gün önce
358 gün önce
367 gün önce
370 gün önce
378 gün önce
387 gün önce
399 gün önce
415 gün önce
424 gün önce
441 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=