Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

ORUÇ VE KADINLAR - 3

31 Mayıs 2018, 22:12 - Okunma: 1331

Kadınların özel hallerinden dolayı bazı ibadetleri bazı zamanlarda yapmadıkla bu ibadetlerin bir kısmını bilahare kaza ettiklerini, bir kısmından da muaf olduklarını yazmıştık.

Özel hal dediğimiz bu durum kadınların hayız (ay başı) ile nifas (lohusluk) doğum ve sonrasındaki haller olduğu durum idi.

Ay başı (hayızlı), lohusluk (nifas)’ lı kadının namaz kılmasının caiz olmadığının, kılmadığı bu namazı kaza etmesi gerekmediği ve bu özel hallerinden dolayı namaz kılmış gibi sevap kazandıklarıdır.

Yine bu durumdaki kadınların oruç tutmalarının caiz olmadığı, şayet tutarlarsa tutukları orucun geçersiz olduğu ve tatmadıkları bu günler adedince üzerinde bir yıl geçmemek şartı ile kaza yapmaları gerektiği bir gerçektir.

Kaza olarak tuttukları bu oruçlarının vaktinde tutulan bir oruçla aynı sevabı kazandıklarıdır.

Günümüzde bazı hocaların fevri davranarak bu hususu yani oruç ve namaz ibadetlerini yerine getirmemeleri konusunu dikkate almamaları farkı görüşte beyanlarda bulunmaları onları ilgilendirdiği, yapılacak yanlışlarda mükellef sorumlu olduğu gibi bu yanlışın olmasında emeği olanların da bu sorumlulukta pay sahibi olduklarıdır.

“Yeni bir şeye hep şüphe ile bakarım” diyen eski bir komutan bana da ilham kaynağı olmuş, dinde herhangi yeni bir şey görürsem şüphe ile bakar, eski kitaplara başvurur eğer aynı ise kabullenirim yoksa kıymeti kaderiyesi yok der değersiz bulurum. Size de tavsiyem benim gibi davranmanız, özellikle fıkhı konulardaki eksik ve ihtiyaçlarınızı işin ehli hocalardan öğrenmenizdir.

Kadınların hamilelik veya çocuk emzirdikleri haller: Hamile ve emzikli olan kadınların, kendilerine yahut çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları durumunda oruç tutmamaları mubahtır. İster kendi çocuğu ister başkasının çocuğunu emzirmesi fark etmez.

Yine ücretle emziren kadın olsun, ister olmasın; zarar noktası yine aklın noksanlaşması yahut ölüm tehlikesi yahut hastalık olsun fark etmez. Muteber olan korkunun sebebi geçmiş tecrübelere dayalı olarak yahut adil, uzman bir Müslüman doktorun haber vermesi ile kuvvetli kanata dayalı olan hastalıktır.

Peygamberimiz sallalahu aleyhi ve sellem:

“Allah Teala, yolculardan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır, hamile kadınlarla emzikli kadınlardan da orucu kaldırmıştır.” (Ahmed ve sünen sahiplerinden beş İmam Enes b. Malik el- ka’bide rivayet etmiştir)

Hamile ve emzikli kadınlar oruç tutmazsa, tutmadıkları günleri kaza ederler. Hanefilere göre orucu kaza etmeleri vacip olup ayrıca fidye vermeleri gerekmez. Şafi ve Hambeli mezhebine göre, çocuklarına bir zarar gelmesinden korkarlarsa hem fidye hem de kaza etmeleri gerekir. Maliki mezhebine göre, emzikli kadınlara fidye ile birlikte kaza gerekir. Hamile kadınlara sadece kaza gerekir.

Mezheplerin farklı görüşleri birer rahmettir. Kişiye alternatif sunmasıdır. Bir mezhepte zorlandığı zaman diğer mezhebe göre amel etmesidir.

İbadetlerin gayesinin Allah rızası olduğunu daha önce değinmiştim.

Onun razı olması için yapılan ibadetlerin kabulü durumunda mükafat ve ecir bakımından kadın ve erkek ayırımının Allah katında yapılmadığıdır.

Rivayet edildiğine göre peygamberimiz sallallahua elyhi ve selemin hanımları demişler ki “Ya Resulullah sallallahı aleyhi ve sellem! Allah Kur’anda erkekleri zikrediyor, demek ki bizim zikrolunacak hiçbir iyiliğimiz yok, bizden hiçbir itaat kabul buyrulmayacak diye korkuyoruz.” ( Tirmizi, Tefsiru Sure) Bunu üzerine şu ayet nail oluyor.

Ahzap suresi 35 ayet:

“Şüphe yok ki Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabır eden erkeklerle sabır eden kadınlar, mütevazı erkeklerle mütevazı kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikir eden erkeklerle, Allah’ı çok zikir eden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükafat vermiştir.”

Kadınları hiçbir değeri olmadığı, sorgulama ve hak talep etme akıllarının ucunda geçmediği bir dönemde dahi İslam’ın, kadının hakkını isteme, sorgulama ve soru sorma özgürlüğü ile verdiği değer takdire şayandır. Bazılarının dediği gibi İslamiyet’te kadın basit ve mutlak itaat eden olmadığını bize gösteren Kur’an ayetlerinden bir tanesi yukarıda yazdığım ayettir.

 

Selam ve dua ile

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
16 gün önce
18 gün önce
27 gün önce
40 gün önce
45 gün önce
46 gün önce
62 gün önce
67 gün önce
75 gün önce
83 gün önce
86 gün önce
90 gün önce
94 gün önce
100 gün önce
103 gün önce
108 gün önce
112 gün önce
114 gün önce
118 gün önce
119 gün önce
123 gün önce
126 gün önce
132 gün önce
136 gün önce
142 gün önce
151 gün önce
157 gün önce
165 gün önce
178 gün önce
187 gün önce
192 gün önce
193 gün önce
200 gün önce
216 gün önce
219 gün önce
220 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
237 gün önce
247 gün önce
252 gün önce
258 gün önce
261 gün önce
264 gün önce
269 gün önce
272 gün önce
275 gün önce
277 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
286 gün önce
289 gün önce
291 gün önce
293 gün önce
299 gün önce
300 gün önce
301 gün önce
303 gün önce
304 gün önce
306 gün önce
306 gün önce
310 gün önce
310 gün önce
311 gün önce
313 gün önce
318 gün önce
324 gün önce
328 gün önce
333 gün önce
337 gün önce
346 gün önce
347 gün önce
352 gün önce
356 gün önce
359 gün önce
361 gün önce
368 gün önce
375 gün önce
379 gün önce
388 gün önce
389 gün önce
393 gün önce
394 gün önce
397 gün önce
403 gün önce
410 gün önce
412 gün önce
414 gün önce
417 gün önce
418 gün önce
423 gün önce
432 gün önce
435 gün önce
443 gün önce
452 gün önce
464 gün önce
480 gün önce
489 gün önce
506 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=