Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

ORUÇ VE KADINLAR - 3

31 Mayıs 2018, 22:12 - Okunma: 964

Kadınların özel hallerinden dolayı bazı ibadetleri bazı zamanlarda yapmadıkla bu ibadetlerin bir kısmını bilahare kaza ettiklerini, bir kısmından da muaf olduklarını yazmıştık.

Özel hal dediğimiz bu durum kadınların hayız (ay başı) ile nifas (lohusluk) doğum ve sonrasındaki haller olduğu durum idi.

Ay başı (hayızlı), lohusluk (nifas)’ lı kadının namaz kılmasının caiz olmadığının, kılmadığı bu namazı kaza etmesi gerekmediği ve bu özel hallerinden dolayı namaz kılmış gibi sevap kazandıklarıdır.

Yine bu durumdaki kadınların oruç tutmalarının caiz olmadığı, şayet tutarlarsa tutukları orucun geçersiz olduğu ve tatmadıkları bu günler adedince üzerinde bir yıl geçmemek şartı ile kaza yapmaları gerektiği bir gerçektir.

Kaza olarak tuttukları bu oruçlarının vaktinde tutulan bir oruçla aynı sevabı kazandıklarıdır.

Günümüzde bazı hocaların fevri davranarak bu hususu yani oruç ve namaz ibadetlerini yerine getirmemeleri konusunu dikkate almamaları farkı görüşte beyanlarda bulunmaları onları ilgilendirdiği, yapılacak yanlışlarda mükellef sorumlu olduğu gibi bu yanlışın olmasında emeği olanların da bu sorumlulukta pay sahibi olduklarıdır.

“Yeni bir şeye hep şüphe ile bakarım” diyen eski bir komutan bana da ilham kaynağı olmuş, dinde herhangi yeni bir şey görürsem şüphe ile bakar, eski kitaplara başvurur eğer aynı ise kabullenirim yoksa kıymeti kaderiyesi yok der değersiz bulurum. Size de tavsiyem benim gibi davranmanız, özellikle fıkhı konulardaki eksik ve ihtiyaçlarınızı işin ehli hocalardan öğrenmenizdir.

Kadınların hamilelik veya çocuk emzirdikleri haller: Hamile ve emzikli olan kadınların, kendilerine yahut çocuklarına bir zarar gelmesinden korkmaları durumunda oruç tutmamaları mubahtır. İster kendi çocuğu ister başkasının çocuğunu emzirmesi fark etmez.

Yine ücretle emziren kadın olsun, ister olmasın; zarar noktası yine aklın noksanlaşması yahut ölüm tehlikesi yahut hastalık olsun fark etmez. Muteber olan korkunun sebebi geçmiş tecrübelere dayalı olarak yahut adil, uzman bir Müslüman doktorun haber vermesi ile kuvvetli kanata dayalı olan hastalıktır.

Peygamberimiz sallalahu aleyhi ve sellem:

“Allah Teala, yolculardan orucu ve namazın yarısını kaldırmıştır, hamile kadınlarla emzikli kadınlardan da orucu kaldırmıştır.” (Ahmed ve sünen sahiplerinden beş İmam Enes b. Malik el- ka’bide rivayet etmiştir)

Hamile ve emzikli kadınlar oruç tutmazsa, tutmadıkları günleri kaza ederler. Hanefilere göre orucu kaza etmeleri vacip olup ayrıca fidye vermeleri gerekmez. Şafi ve Hambeli mezhebine göre, çocuklarına bir zarar gelmesinden korkarlarsa hem fidye hem de kaza etmeleri gerekir. Maliki mezhebine göre, emzikli kadınlara fidye ile birlikte kaza gerekir. Hamile kadınlara sadece kaza gerekir.

Mezheplerin farklı görüşleri birer rahmettir. Kişiye alternatif sunmasıdır. Bir mezhepte zorlandığı zaman diğer mezhebe göre amel etmesidir.

İbadetlerin gayesinin Allah rızası olduğunu daha önce değinmiştim.

Onun razı olması için yapılan ibadetlerin kabulü durumunda mükafat ve ecir bakımından kadın ve erkek ayırımının Allah katında yapılmadığıdır.

Rivayet edildiğine göre peygamberimiz sallallahua elyhi ve selemin hanımları demişler ki “Ya Resulullah sallallahı aleyhi ve sellem! Allah Kur’anda erkekleri zikrediyor, demek ki bizim zikrolunacak hiçbir iyiliğimiz yok, bizden hiçbir itaat kabul buyrulmayacak diye korkuyoruz.” ( Tirmizi, Tefsiru Sure) Bunu üzerine şu ayet nail oluyor.

Ahzap suresi 35 ayet:

“Şüphe yok ki Müslüman erkeklerle Müslüman kadınlar, mümin erkeklerle mümin kadınlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kadınlar, sadık erkeklerle sadık kadınlar, sabır eden erkeklerle sabır eden kadınlar, mütevazı erkeklerle mütevazı kadınlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkeklerle oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkeklerle ırzlarını koruyan kadınlar, Allah’ı çok zikir eden erkeklerle, Allah’ı çok zikir eden kadınlar var ya, işte onlar için Allah bir mağfiret ve büyük bir mükafat vermiştir.”

Kadınları hiçbir değeri olmadığı, sorgulama ve hak talep etme akıllarının ucunda geçmediği bir dönemde dahi İslam’ın, kadının hakkını isteme, sorgulama ve soru sorma özgürlüğü ile verdiği değer takdire şayandır. Bazılarının dediği gibi İslamiyet’te kadın basit ve mutlak itaat eden olmadığını bize gösteren Kur’an ayetlerinden bir tanesi yukarıda yazdığım ayettir.

 

Selam ve dua ile

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
13 gün önce
22 gün önce
28 gün önce
36 gün önce
50 gün önce
72 gün önce
88 gün önce
90 gün önce
97 gün önce
100 gün önce
108 gün önce
118 gün önce
123 gün önce
129 gün önce
133 gün önce
135 gün önce
140 gün önce
143 gün önce
146 gün önce
149 gün önce
156 gün önce
157 gün önce
158 gün önce
160 gün önce
162 gün önce
164 gün önce
170 gün önce
171 gün önce
172 gün önce
175 gün önce
176 gün önce
177 gün önce
178 gün önce
181 gün önce
182 gün önce
183 gün önce
184 gün önce
189 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
209 gün önce
217 gün önce
219 gün önce
224 gün önce
228 gün önce
230 gün önce
233 gün önce
240 gün önce
247 gün önce
251 gün önce
260 gün önce
261 gün önce
265 gün önce
266 gün önce
269 gün önce
275 gün önce
282 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
289 gün önce
290 gün önce
294 gün önce
304 gün önce
307 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
335 gün önce
352 gün önce
361 gün önce
378 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=