Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

HZ. NUH VE KAVMİ

03 Temmuz 2018, 18:01 - Okunma: 1084

Ölüme çare bulunmadığı müddetçe (ki günümüze kadar bulunmamış ve bulunacağına dair bir ümit de yok.) ölümden sonrası için tedbirler almak ve bir şeyler yapmak gerekir.

Her gün kabirler kazılıp birileri mezara gömüldüğüne göre, sıramız geldiğinde, zamanımız dolduğunda bizimde kabrimiz kazınacağı bir gerçektir.

Spor toto, Loto, milli piyango gibi kumar oyunlarında kazanma şansı çok düşük (yüz binde, milyonda bir) olmasına rağmen ya çıkar ümidi insanları bu kumarı oynamaya sevk eder ya işte bizde ölüden sonra hayat var olasılığını göz önünde bulundurarak ona göre yaşamaya çalışmalıyız.

Din dışında hiçbir ilim ve değer ölümden sonrası için neler yapılması gerektiği konusunda bilgi vermez.

Bütün dinler de ölümden sonraki hayatın ya cennet veya cehennem olacağıdır. Yani dünyadaki hayat gibi çok çeşitli olmadığıdır.

Son din olan İslam’ın kaynağı; Allah kelamı olan Kur’an ve Kur’anı yaşayarak bize anlatan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selemin sünnetidir.

Kur’an’ın Allah kelamı olmadığını iddia etmek için; onun benzerini, sürelerden bir süresinin (114 sure) veya ayetlerinden bir ayetin(6666 ayet) aynısın yapmak gerekir. Ya da bilimsel olarak çürüterek veya yanlış olduğunu ispat etmekle olur. Oysa ki bin dört yüz yıldan fazladır inanmayanalı, cehennem azabıyla tehdit eden Kur’an, ne geçmiş zamanın Arap dilinde dahi olan inkarcıları ve ne de günümüz ilminin bunu başarmadığıdır ve başarmayacağıdır.

O zaman olması gereken Kur’an’ı dinlemek, öğrenmek ve ona göre yaşamaktır. Hayatımızı zorlaştırmayan, helal dairesinde keyfe kafi gelen, ilim, bili, teknolojik gelişmelere engel olmayan bu dini bilmek ve ona göre yaşamak menfaatimize olduğudur.

Din; insana saadeti dareyn, yani iki cihan saadetini düşünür. Yüce Allah Nuh suresi 1-4 ayetleri:

“Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh’u kendi kavmine gönderdik.”

“Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi “Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vadeye kadar tehir etsin” diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah’ın tayın ettiği vade gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!”

Aslında tüm peygamberlerin ortak görüşüdür bu. Günümüz İslam dinini anlatanlarda aynı şeyi yapmaktalar. Ücret ve menfaat karşılığı değil Allah’ın rızası için insanları müjdeleme/uyarmak tan başkada bir şey yapmadıklarıdır.

Ölüm ve sonrasının cennet veya cehenneme gidileceği dinin bir gerçeği olmasın rağmen biz Müslümanların Cennetteki hurileri, köşkleri, bağları, bahçeleri ve konforu bilip burasını kazanmak için nazlanırken, Cehennemdeki zemheri, limi, ateşin yakışını, sekeri, zebanileri, zakkumu ve daha nice azapları ebedi biçimde göreceğimizi unutuyoruz.

Dini anlatmak veya dinlemek kişinin ahretini ilgilendirdiği için dünyevi bir şey beklemek abestir. Ancak insanlar bu davete çok azı icabet etmiş ve etmektedir. Yine Nuh suresi:

“(Sonra Nuh:)Rabbim! Dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim:”

“Fakat benim davetime, ancak kaçmalarını arttırdı.”

“Gerçekten de (İmana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler.”

“Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.”

“Dedim ki: Rabbinizden mağfiret dileyin: çünkü O çok bağışlayandır.”

Hz. Nuh (as) surenin devamında Allah’ın nimetlerini anlattıktan sonra:

“Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!”

 

“Ve dediler ki: sakın ilahlarımızı(veya değer yargılarımızı) bırakmayın; hele Vad’dan, Suva’dan, Yeğus’tan, Ye’ük’tan ve Nasr’dan asla vazgeçmeyin!”

“(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını sapıttılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır.”

Tarih tekerrürden ibarettir denilir ya işte Nuh aleyhi selamın kavmine anlattıkları ve onların isyanı, diğer peygamberlerin ki ile aynı olduğu ve günümüz de pek farklı bir şeyin olmadığıdır. Netice itibari ile peygamberlere asi olanların akıbetlerinin hiç iyi olmadığı gibi günümüz insanlarının dine değer vermemelerini neticesinde ölümden sonraki hayatlarının pek iyi olmayacağı gerçeğidir.

Selam ve dua ile.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2 gün önce
10 gün önce
18 gün önce
21 gün önce
25 gün önce
29 gün önce
35 gün önce
38 gün önce
43 gün önce
47 gün önce
53 gün önce
54 gün önce
58 gün önce
61 gün önce
71 gün önce
77 gün önce
86 gün önce
92 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
122 gün önce
127 gün önce
128 gün önce
135 gün önce
151 gün önce
154 gün önce
155 gün önce
161 gün önce
164 gün önce
172 gün önce
182 gün önce
187 gün önce
193 gün önce
196 gün önce
204 gün önce
207 gün önce
210 gün önce
212 gün önce
220 gün önce
221 gün önce
222 gün önce
224 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
231 gün önce
234 gün önce
235 gün önce
236 gün önce
238 gün önce
239 gün önce
241 gün önce
241 gün önce
245 gün önce
246 gün önce
247 gün önce
248 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
263 gün önce
268 gün önce
273 gün önce
281 gün önce
282 gün önce
287 gün önce
291 gün önce
294 gün önce
296 gün önce
303 gün önce
310 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
324 gün önce
329 gün önce
329 gün önce
332 gün önce
338 gün önce
345 gün önce
348 gün önce
350 gün önce
352 gün önce
353 gün önce
358 gün önce
367 gün önce
370 gün önce
378 gün önce
387 gün önce
399 gün önce
415 gün önce
424 gün önce
441 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=