Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

HZ. NUH VE KAVMİ

03 Temmuz 2018, 18:01 - Okunma: 878

Ölüme çare bulunmadığı müddetçe (ki günümüze kadar bulunmamış ve bulunacağına dair bir ümit de yok.) ölümden sonrası için tedbirler almak ve bir şeyler yapmak gerekir.

Her gün kabirler kazılıp birileri mezara gömüldüğüne göre, sıramız geldiğinde, zamanımız dolduğunda bizimde kabrimiz kazınacağı bir gerçektir.

Spor toto, Loto, milli piyango gibi kumar oyunlarında kazanma şansı çok düşük (yüz binde, milyonda bir) olmasına rağmen ya çıkar ümidi insanları bu kumarı oynamaya sevk eder ya işte bizde ölüden sonra hayat var olasılığını göz önünde bulundurarak ona göre yaşamaya çalışmalıyız.

Din dışında hiçbir ilim ve değer ölümden sonrası için neler yapılması gerektiği konusunda bilgi vermez.

Bütün dinler de ölümden sonraki hayatın ya cennet veya cehennem olacağıdır. Yani dünyadaki hayat gibi çok çeşitli olmadığıdır.

Son din olan İslam’ın kaynağı; Allah kelamı olan Kur’an ve Kur’anı yaşayarak bize anlatan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selemin sünnetidir.

Kur’an’ın Allah kelamı olmadığını iddia etmek için; onun benzerini, sürelerden bir süresinin (114 sure) veya ayetlerinden bir ayetin(6666 ayet) aynısın yapmak gerekir. Ya da bilimsel olarak çürüterek veya yanlış olduğunu ispat etmekle olur. Oysa ki bin dört yüz yıldan fazladır inanmayanalı, cehennem azabıyla tehdit eden Kur’an, ne geçmiş zamanın Arap dilinde dahi olan inkarcıları ve ne de günümüz ilminin bunu başarmadığıdır ve başarmayacağıdır.

O zaman olması gereken Kur’an’ı dinlemek, öğrenmek ve ona göre yaşamaktır. Hayatımızı zorlaştırmayan, helal dairesinde keyfe kafi gelen, ilim, bili, teknolojik gelişmelere engel olmayan bu dini bilmek ve ona göre yaşamak menfaatimize olduğudur.

Din; insana saadeti dareyn, yani iki cihan saadetini düşünür. Yüce Allah Nuh suresi 1-4 ayetleri:

“Kendilerine yakıcı bir azap gelmeden önce kavmini uyar, diye Nuh’u kendi kavmine gönderdik.”

“Nuh şöyle dedi: Ey kavmim! Şüpheniz olmasın ki, ben sizi “Allah’a kulluk edin; O’na karşı gelmekten sakının ve bana itaat edin ki, Allah bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi belli bir vadeye kadar tehir etsin” diyerek apaçık uyaran bir kimseyim. Bilinmeli ki Allah’ın tayın ettiği vade gelince, artık o ertelenmez. Keşke bilseydiniz!”

Aslında tüm peygamberlerin ortak görüşüdür bu. Günümüz İslam dinini anlatanlarda aynı şeyi yapmaktalar. Ücret ve menfaat karşılığı değil Allah’ın rızası için insanları müjdeleme/uyarmak tan başkada bir şey yapmadıklarıdır.

Ölüm ve sonrasının cennet veya cehenneme gidileceği dinin bir gerçeği olmasın rağmen biz Müslümanların Cennetteki hurileri, köşkleri, bağları, bahçeleri ve konforu bilip burasını kazanmak için nazlanırken, Cehennemdeki zemheri, limi, ateşin yakışını, sekeri, zebanileri, zakkumu ve daha nice azapları ebedi biçimde göreceğimizi unutuyoruz.

Dini anlatmak veya dinlemek kişinin ahretini ilgilendirdiği için dünyevi bir şey beklemek abestir. Ancak insanlar bu davete çok azı icabet etmiş ve etmektedir. Yine Nuh suresi:

“(Sonra Nuh:)Rabbim! Dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim:”

“Fakat benim davetime, ancak kaçmalarını arttırdı.”

“Gerçekten de (İmana gelmeleri ve böylece) günahlarını bağışlaman için onları ne zaman davet ettiysem, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (beni görmemek için) elbiselerine büründüler, ayak dirediler, kibirlendikçe kibirlendiler.”

“Sonra, ben kendilerine haykırarak davette bulundum.”

“Dedim ki: Rabbinizden mağfiret dileyin: çünkü O çok bağışlayandır.”

Hz. Nuh (as) surenin devamında Allah’ın nimetlerini anlattıktan sonra:

“Bunlar da, büyük hileler, büyük desiseler kurdular!”

 

“Ve dediler ki: sakın ilahlarımızı(veya değer yargılarımızı) bırakmayın; hele Vad’dan, Suva’dan, Yeğus’tan, Ye’ük’tan ve Nasr’dan asla vazgeçmeyin!”

“(Böylece) onlar gerçekten birçoklarını sapıttılar. (Rabbim!) Sen de bu zalimlerin ancak şaşkınlıklarını artır.”

Tarih tekerrürden ibarettir denilir ya işte Nuh aleyhi selamın kavmine anlattıkları ve onların isyanı, diğer peygamberlerin ki ile aynı olduğu ve günümüz de pek farklı bir şeyin olmadığıdır. Netice itibari ile peygamberlere asi olanların akıbetlerinin hiç iyi olmadığı gibi günümüz insanlarının dine değer vermemelerini neticesinde ölümden sonraki hayatlarının pek iyi olmayacağı gerçeğidir.

Selam ve dua ile.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
13 gün önce
22 gün önce
28 gün önce
36 gün önce
50 gün önce
72 gün önce
88 gün önce
90 gün önce
97 gün önce
100 gün önce
108 gün önce
118 gün önce
123 gün önce
129 gün önce
133 gün önce
140 gün önce
143 gün önce
146 gün önce
149 gün önce
156 gün önce
157 gün önce
158 gün önce
160 gün önce
162 gün önce
164 gün önce
168 gün önce
170 gün önce
171 gün önce
172 gün önce
175 gün önce
176 gün önce
177 gün önce
178 gün önce
181 gün önce
182 gün önce
183 gün önce
184 gün önce
189 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
209 gün önce
217 gün önce
219 gün önce
224 gün önce
228 gün önce
230 gün önce
233 gün önce
240 gün önce
247 gün önce
251 gün önce
260 gün önce
261 gün önce
265 gün önce
266 gün önce
269 gün önce
275 gün önce
282 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
289 gün önce
290 gün önce
294 gün önce
304 gün önce
307 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
335 gün önce
352 gün önce
361 gün önce
378 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=