Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

FARZ ET Kİ HIZIR'IM

20 Temmuz 2018, 17:10 - Okunma: 1144

Geçmişi temiz ve beşeri ilişkisi iyi olan biri, dengesini, değer yargılarını, toplum ile uyumunu, insanlarla geçimini, saygınlığını yitiren, kaybeden birileri, düzelme eğilimine ve eski haline gelmeye başladığında ona “aslına dönüyor” denilir.

Geçmişi pek parlak olmayan biri de, belli bir eğitim neticesinde bazı güzel alışkanlıklar edinmiş, ahlakı güzelleşmişse ve kişi tekrar eski durumuna dönmeye başlarsa ona da “aslına dönüyor” denilir.

Birincisi ne kadar olumlu ise ikincisi de o kadar olumsuz olarak kullanılır.

İslamiyet güzel ahlakın ta kendisi olduğu için, insan haklarına gerektiği gibi değer verip öldükten sonra “kul hakkıyla Allah huzuruna” gidilmemesini sıkı sıkıya tembih eder.

Yine dinimiz “Allah'tan korkun”, “Allah’a ve Resulüne uyun”, “Ey iman edenler! Yakacağı taş ve insan olan cehennem ateşinden kendinizi ve ehlinizi muhafaza edin.” Ve benzeri emir ve ikazlarla hayatımızın asli unsurları ve uyulması gereken kurallarını açık ve net biçimde belirtmiştir.

“Malın”, “saltanatın”, “evlat ve servetin” kıyamette bir faydasının olmadığını, “Cehennem ateşinin”, “asi,”, “günahkâr” ve “amel defterinin hafif olanları” beklediğini de açıkça beyan eder.

O zaman imanı ve ahlakı konularda “Aslına dönmekten” ziya de “İslam’a dönmek” daha doğru olandır.

Siyasette Sn-ayın Saadet Partisi Genel Başkanı’nın, iktidara yönelik eleştirilerinde “Arkadaşlarımız yatırımı betona gömüyorlar, yol, hava alanı yapıyorlar.

Fabrika, tarım ve istihdama yönelik yatırım yapmıyorlar” söylemleri, toplumda pek itibar görüp oy getirisi olmasa da bana göre doğru bir tespit yapmaktadır.

Ancak şunu unutmamak gerekir;

Devlet Başkanımız ve Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayip Erdoğan, belediyecilik geçmişi olan bir liderdir.

Padişahın biri, Hz. Hızır (as) görmeyi ve onunla tanışmayı çok ister.

Oysaki Hz. Hızır (as) her isteyene görüşmez ki o; darda kalana, Allah’tan başka ümidi kalmayana görünmeden görünür ve Allah’ın izniyle yardım eder.

Padişahın bu arzusu aşka döner, manevi sıkıntılar ona verir ve geceleri uyuyamaz olur. Vezirlerini çağırıp “tez elden her tarafa bildirin, kim ki beni Hızır (as) buluşturur tanıştırır sa ne dilerse benden dilesin veririm”  emrinin verir.

Vezirler ülkenin her tarafına bu emri kısa zamanda yayarlar.

Kendi halinde, çok fakır, yaşlı, hasta, ha bugün ha yarın ölecekmiş gibi olan birisi “ömrümün sonuna geldim padişahtan gider "ben sana Hz. Hızır (as) gösteririm" der, iki aylık erzak isterim, hiç olmazsa ömrümün son rahat geçer zaten iki ay olmadan ölür giderim” hayal ile padişahın huzuruna varır ve Padişaha:

-“Padişahım iki aylık tüm ihtiyaçlarımı noksansız karşılarsan seni Hz Hızır (as) ile tanıştırabilir ve buluşturabilirim” der.

Padişah kabul eder ve gerekli emirleri verir.

Adamın bir dediğini iki etmezler tüm ihtiyaçları noksansız karşılanır, sıcak ekmek, gıda, rahat yatak…

Gören adam iyileşir, sayılı günler tez geçer ve iki ay olur Hz. Hızır (as) gelmez, sözünü de tutmaz.

Günü dolan adamı Padişah, askerlerini gönderir yakalatır, huzura alır ve vezirler ile onu sorguya çeker:

-Be adam bana söz verdin hanı Hz. Hızır (as)? Padişahı kandırmanın cezası ne olduğunu bilmez misin?

Adam tüm yalvarmalarına rağmen padişah onu dinlemez ve vezirlerine dönerek;

-Bu adama ne ceza verelim?

Birinci vezir;

-Padişahım bunu güzelce keselim, derisini yüzelim, parçalara ayıralım her bir parçasını bir sokağın başına aslım görenler padişahı kandırmanın cezasının ne olduğunu görsün der. Orada buluna birisi “Kişi aslına döner”. Kimse önem vermez.

Sıra ikinci vezire gelir:

-Padişahım onu keselim, parçalayalım, güzel bir haşlama yapalım ve kazanlara koyup şehrin her tarafına yayalım el aleme ibret olsun. Oradaki şahıs tekrar “Kişi aslına döner”

Üçüncü vezir:

-Padişahım onu bağlayalım fırına atalım güzelce pişirelim, parçalara ayıralım, şehrin her tarafına koyalım, padişahın gücü ve onu kandırmanın cezasını her kes görsün.

O “Kişi aslına döner” der.

Sıra son vezire gelir:

-Padişahım, bu adam çok pişman, aciz ve kimsesiz. Bunu af ederek devletimizin merhametini ve şefkatini gösterelim, böylece halkımızın güvenini alalım. Der o “Kişi aslına döner” dediğinde padişahın dikkati onu üzerine çevrilir ve ona;

-Sen kimsin ve niye “Kişi aslına döner” dedin. Adam:

- Birinci vezirin baba mesleği kasaptı cezayı ona göre verdi, ikincisi de aşçı idi o da ona göre, üçüncüsü fırıncı idi, dördüncüsü asilzade gün görmüş biri idi. Beni dinlersen dördüncü vezirin sözüne göre karar ver. Padişah:

-Tamam, doğru söyledin, dediğin gibi yapacağım peki sen kimsi?

O;

-Farz et ki ben Hızır'ım der. Ve gözden kayıp olur.

Selam ve dua ile

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
13 gün önce
22 gün önce
28 gün önce
36 gün önce
50 gün önce
72 gün önce
88 gün önce
90 gün önce
97 gün önce
100 gün önce
108 gün önce
123 gün önce
129 gün önce
133 gün önce
135 gün önce
140 gün önce
143 gün önce
146 gün önce
149 gün önce
156 gün önce
157 gün önce
158 gün önce
160 gün önce
162 gün önce
164 gün önce
168 gün önce
170 gün önce
171 gün önce
172 gün önce
175 gün önce
176 gün önce
177 gün önce
178 gün önce
181 gün önce
182 gün önce
183 gün önce
184 gün önce
189 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
209 gün önce
217 gün önce
219 gün önce
224 gün önce
228 gün önce
230 gün önce
233 gün önce
240 gün önce
247 gün önce
251 gün önce
260 gün önce
261 gün önce
265 gün önce
266 gün önce
269 gün önce
275 gün önce
282 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
289 gün önce
290 gün önce
294 gün önce
304 gün önce
307 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
335 gün önce
352 gün önce
361 gün önce
378 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=