Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

HAYÂ VE EDEP

07 Ağustos 2018, 18:28 - Okunma: 791

Utanma duygusu, utanç, utanma, sıklıma manasına gelen Hayâ, İslam dinine göre İmanın bir parçasıdır.

Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“Haya imandadır” (Müslim)

Ar manasına da gelebildiği gibi, edep ve ahlak manasında da kullanılabilir.

Diğer canlılardan farklı olarak İnsan, hayatın akışı içinde bu duygusunu muhafaza etme, daha iyi bir seviyeye çıkarma veya hayasını yitirme durumuna gelebilme özelliği ile farklıdır.

Şeytanın insanı zorlamadan en fazla kandırdığı ve kendisine yandaş yaptığı kötü amellerin başında da hayâ ve Edep gelir.

Tahribatı çok yüksek olan, toplumun düzen ve ahengini bozan, öldükten sonra kişiyi en fazla cehenneme götüren ameldir de.

Haya; günümüz dünyasında yaygın olan, İslam ülkelerinde giderek etkisini göstermektedir.

Manevi hastalığın kanseri olan hayâ maalesef ülkemizde de kendisini açık biçimde his ettirmektedir.

Erkeklerin haya’lı olması güzel, kadınların haya konusunda daha titiz olmaları en güzel olanıdır.

Dinen örtünmesi gereken yerleri örtünmeyen ve bunu teşhir eden ister erkek ister kadın olsun İslam’a göre haya sınırını aşmış hayasız bir durum söz konusudur.

Kişi: “Özgürlük”, “Allah’ın yaratığı güzelliği insanlar gösterme”, “Vücut benim kimse karışamaz”, “Moda”, “Herkes yapıyor, benimki mi göze batıyor” ve benzeri bahanelerle kendi teselli etmeye çalışsa da bu hayâsızlığın ahirette bir bedelinin olduğu unutulmamalıdır.

Diyarbakır gibi namus konusunda tutucu olan bir kente bayanların karın ve göbeklerini açarak çarşıda dolaşmaları, yırtık pantolonlarla vücutlarını göstermeleri, dar elbise, kot pantolon, pijama ve kapı giymeleri, edep ve haya ile izah etmek mümkün değildir.

Ön kısmın büyük çoğunluğu, arka tarafın ta kalçalara karar açık olması, erkekleri tahrik etse de cehennem ateşindeki azabını da artır.

Çok fazla değil bundan yirmi, yirmi beş yıl önce “Hocam eşim pijama giymek istiyor caiz mi?” diye fetva isteyen bir toplumdan, deniz kenarı değil birçok şehirde olduğu gibi Diyarbakır’da bu tür giyinme hayra alamet değildir.

Vücutlarının örtünen kısmı açık olandan az olması kişiyi cazibeli yapmadığı gibi sebep olduğu günahlardan dolayı tövbe etmemişse öldükten sonra ayrıca hesap vereceğidir.

Yine günlük kiralık evler, bayan, erkek sınır tanımayan arkadaşlılar, hayâsızlığın geldiği boyutu göstermesi bakımından ibretliktir.

Özellikle siyaset aşkı ile gözleri kör, kulakları sağır ve kalpleri hissiz olanlar diye bilir ki “daha önce de bu tür şeyler vardı” deriz ki adama sormuşlar “İsmin ne?” o “Muuuusa” demiş, ona demişler ki “benim adım da Musa ancak seninki gibi değil” evet gerçekten son on yılda, hayâ konusunda felaket denilecek seviyeye gelmişizdir. Maalesef tedbir makamı olan iktidar ise bu konuda hiçbir şey yapmadığı gibi Avrupa uyum yasaları işe daha da berbat etmiştir.

Allah’ın mülkünde olacak, onun nimetleri ile hayatını sürdürecek, onun emrine uymayacak, tövbe etmeyecek ve ceza görmeyeceksin? Öldükten sonra yaptığın karşılığı olmayacak? Çok komik.

Eğer ölüme çare bulabiliyorsa istediği gibi yaşamasına devam etsin, yok eğer bir gün öleceği kesinse o zaman bir defa değil bin defa düşünsün.

Ahrette; “insan hakları”, “özgürlükler”, “moda”, “herkes yapıyordu bende yaptım”, “bunca günahlar içinde benim ki ne ki?” Benzeri mazeretlerin hiç birisi geçerli değildir.

Miskalı zerre kadar, yanı en küçük bir iyilik ve kötülüğün (zilzal suresi) kayıp olmadığı mahkeme-ı kubra’da, hayır ve hasanenin tartılacağı ve hayır tartısının hafif olanlarını haviye yanı cehennem ateşinin onları kucaklayan anneleri (Karia suresi) olacağı bir gerçektir.

Ateş ve yanma, geçenlerde hastanenin yanık ünitesine gitmiştim ayakları yanan bir çocuğu görmüştüm, tüm ağrı kesici ilaçlara rağmen onun çektiği acı ve çığlık…

Tavsiyem şu ki kısacık dünya ömrü için ahretimizi tehlikeye atmayalım. Şeytan ve nefsin arzularına uyarak örtülmesi gereken yerleri açmayalım, varsa günahlarınızda tövbe edelim.

Ölümden sonra dönüş olmadığı gibi tövbeler de kabul olmaz. Yakacağı taş ve insan olan, acıma duygusu olmayan zebanı meleklerinden kendinizi korumak için şimdiden çalışalım.

Selam ve dua ile.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
7 gün önce
13 gün önce
22 gün önce
28 gün önce
36 gün önce
50 gün önce
72 gün önce
88 gün önce
90 gün önce
97 gün önce
108 gün önce
118 gün önce
123 gün önce
129 gün önce
133 gün önce
135 gün önce
140 gün önce
143 gün önce
146 gün önce
149 gün önce
156 gün önce
157 gün önce
158 gün önce
160 gün önce
162 gün önce
164 gün önce
168 gün önce
170 gün önce
171 gün önce
172 gün önce
175 gün önce
176 gün önce
177 gün önce
178 gün önce
181 gün önce
182 gün önce
183 gün önce
184 gün önce
189 gün önce
195 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
209 gün önce
217 gün önce
219 gün önce
224 gün önce
228 gün önce
230 gün önce
233 gün önce
240 gün önce
247 gün önce
251 gün önce
260 gün önce
261 gün önce
265 gün önce
266 gün önce
269 gün önce
275 gün önce
282 gün önce
284 gün önce
286 gün önce
289 gün önce
290 gün önce
294 gün önce
304 gün önce
307 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
335 gün önce
352 gün önce
361 gün önce
378 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=