Lütfen bekleyin..

FATİH YOKUŞ

KARA TREN

17 Ağustos 2018, 16:49 - Okunma: 1152

Günümüzde ulaşım, yani bir yerden başka bir yere gitmek; hava, deniz, demir ve karayolu ile mümkündür.

Ben her dört ulaşım aracıyla da seyahat etmişim. İçlerinde sohbetlerin yapıldığı, yeni dostlukların kurulduğu, ülke meselelerinin konuşulduğu ulaşım araçlarının başında Trenler gelir. Gerçi günümüzde hızlı trenin olması bu olanakları sınırlandırmışsa da yinede diğer taşıtlara göre daha iyidir.

Kömürle çalışan, çıkardığı cüf cüf sesi, düdüğü, kısa mesafelerdeki duruşu ile kara trene defalarca Diyarbakır-Batman arasında ki seyahatlerde binmişimdir.

Kompartıman denilen genellikle sekiz kişiden oluşan odalardaki yolculuk, kişilerin bir birini tanımaları ve kuyu sohbetler etmeleri bir başka güzeldi.

Cumhuriyetin ilanından sonraki zaman diliminde dine ve dindara maddi ve manevi baskı her alanda kendini göstermiş, cumhuriyeti savunan ve aydın olarak geçinen kesimin Allah’ın varlığını sorgulamaları doğal bir hal almıştı. Anlatacağım olay böyle bir zaman dinimi içerisinde Kara trende cereyan etmiştir.

Bir kompartımanda genç bir öğretmen, imam ve altı tane de öğrenci vardı, yolculuk uzun sürecekti, kısa bir tanışma faslından sonra sohbetler derken günün modası olan konuya gelinmiş ve genç öğretmen kendinden emin biçimde odada bulunanlara:

“-Arkadaşlar, devir akıl, bilim ve fen devridir. Bizi geri bırakan, muasır medeniyetlere ulaşmamızı engelleyen din devri değildir. Gerici ve yobazların dediklerine, din tacirlerinin tuzaklarına düşmeyeceğiz. Aklımızı kullanacak gözümüzün görmediği ilmimizin ispatlamadığı şeylere inanmayacağız…

Arkadaşlar, bizlere Allah var diyorlar, hanı nerede, yerini yurdunu bilen var mı? Cennet, cehennemle bizi korkutuyorlar hani nerede? Gören var mı?...

Arkadaşlar, bakınız şu gördüğünüz elma ağacı gömümüzle görüyor elmayı o bize veriyor. İşte Portakal ve Zeytin ağaçları bize Portakal ve zeytin veriyorlar, sonra biz insanlar aklımızı kullanıyor zeytinden yağ ve yakacak elde ediyoruz…

Gördüğünüz gibi (haşa) Allah nerede?”

Sözleri ile Allah’ın varlığını sorgulayıp yok olduğunu ispatlamaya çalışırken imam efendi söze müdahale ederek;

-Hocam güzel şeyler anlatıyorsun size bazı sorular sorabilir miyim?

-Buyurun aklınıza geleni sorun cevaplayayım.

-Siz aklımızı kullanalım dediniz, aklımızın kabul etmediği gözümüzün görmediğine inanmayalım dediniz.

-Evet, devir bilim ve akıl devridir, hurafe ve bin yıl öncekilerin devri değildir.

-Hocam bize iyilikte bulunan birisine teşekkür etmek doğru olanımıdır?

-Evet, iyiliğe teşekkür insani bir görevdir.

-Şu elma ağacı bize sunduğu emleler ne güzel, elimize alır, mis kokusu güzel tadı ile afiyetle yeriz. Gidip bize bu elmayı sunan ağaca; “Ağaç efendi bu güzel ziyafetin için teşekkür ederim” dersek ve ağaçta dile gelip bize “Arkadaş ben bir odunum, yerim belli, yediğim çamurlu su o da belli, size sunulan bu güzel elmayı yapacak ne aklım ne kabiliyetim ve nede getirebilecek imkanım var.” derse ne cevap veririz?

Gidelim Portakal ağacına, kabuğa sarılmış dilim dilim dizilmiş, tadı, vitamini, suyu ve mis kokusuyla ona teşekküre edersek o da dile gelip; “Arkadaşlar benim elma ağacından farklı bir yiyeceğim yok. Haydi bir defa size bunu getirdim, ya diğer seneler nerede buldum da size getirdim. Siz akıllısınız, söyleyin bana; ağzınıza layık dilimleri, kabuk ile sarmayı, şekeri, suyu, vitamini… Daha niceleri okul okumamış kimya bilmeyen birisi olarak ben nasıl yapabilirim?” derse ne cevap veririz?

 

Gelelim Zeytin ağacına o da “Arkadaşlar elma ve portakal ağaçları size bazı hakikatleri anlattı fazla söze gerek yok. Size derim ki tüm imkânlarınızı kulanın ağacımın tüm zerrelerini inceleyin bakın bakalım benim zeytin yapacak bir kabiliyetim var mı? Biz bu odun halimizle bunu yapabiliyorsak siz aklınızla neden daha iyisini yapmayıp biz odunlara muhtaç olursunu?”

Hocam bak bütün bu ağaçlar bize ders veriyor ve gösteriyor ki, bunlara bu görevi veren birisi var, bu meyve ve sebzeleri bunların vasıtası ile gönderen birisi var ve her sene gönderdiğine göre bitmek tükenmez bir hazinesi var.

Aklımız, ilmimiz ve tüm gerçekler bunları yapan ve bize gönderenin, havaya, suya, çamura, vitaminlere, proteinlere… Kısaca bilip bilmediğimiz tüm varlıkların da sahibi ve terbiye edicisi olduğu gösteriyor. Biz de deriz ki bu sonsuz kudret sahi olan ALLAH’tır.

Selam ve dua ile.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
2 gün önce
10 gün önce
18 gün önce
21 gün önce
25 gün önce
29 gün önce
35 gün önce
38 gün önce
43 gün önce
47 gün önce
53 gün önce
54 gün önce
58 gün önce
61 gün önce
71 gün önce
77 gün önce
86 gün önce
92 gün önce
100 gün önce
114 gün önce
122 gün önce
127 gün önce
128 gün önce
135 gün önce
151 gün önce
155 gün önce
161 gün önce
164 gün önce
172 gün önce
182 gün önce
187 gün önce
193 gün önce
196 gün önce
199 gün önce
204 gün önce
207 gün önce
210 gün önce
212 gün önce
219 gün önce
221 gün önce
221 gün önce
224 gün önce
226 gün önce
228 gün önce
231 gün önce
234 gün önce
235 gün önce
236 gün önce
238 gün önce
239 gün önce
241 gün önce
241 gün önce
245 gün önce
245 gün önce
246 gün önce
248 gün önce
253 gün önce
259 gün önce
263 gün önce
268 gün önce
272 gün önce
281 gün önce
282 gün önce
287 gün önce
291 gün önce
294 gün önce
296 gün önce
303 gün önce
310 gün önce
314 gün önce
323 gün önce
324 gün önce
328 gün önce
329 gün önce
332 gün önce
338 gün önce
345 gün önce
348 gün önce
349 gün önce
352 gün önce
353 gün önce
358 gün önce
367 gün önce
370 gün önce
378 gün önce
387 gün önce
399 gün önce
415 gün önce
424 gün önce
441 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=