Lütfen bekleyin..

ŞEHMUS TEMİZ

ÇİÇEK, BÖCEK YAZ DİYORLAR…

20 Eylül 2018, 18:50 - Okunma: 4508

Var da biz mi yazmıyoruz!

Belediyeci ağabeylerimiz kızmasın hemen.

“Son bir sene, hiç olmadığı kadar çiçek ektik” diyecekler.

Doğru, ektiler.

Ama yeterli mi?

Tabi ki hayır.

Sadece belediyenin ekmesi ile olmaz.

Hele bir iki senede hiç olmaz!

Bunun kültürünün oluşması lazım.

Her balkonda, her bahçe de her kaldırım da çiçek olması lazım.

Onlara gözlerimiz gibi bakmamız lazım.

Bunu çocuklarımıza da aşılamamız lazım.

Eskiden vardı bu kültür.

Camlar, balkonlar, bahçeler, kaldırımlar rengârenkti.

Yürürken mis gibi kokular yayılırdı.

İnsanlar sokağa çıkınca, mutlu mesut olurdu.

Üstünde uçuşan kelebekler, arılar, böcekler insanlara çok farklı duygular yaşatırdı.

Ama maalesef bugün duygu denen şey yok!

Her şeye paragözlüğüyle bakıyoruz.

Evleri beton yığınına çevirdik. Park alanlarını heder ettik. Kaldırımlara merdivenleri, caddelere araçları kaydırdık.

Çocukların dokunabileceği toprak bırakmadık ki çiçeğe temas etsinler.

Saksıda desek o da yok artık.

Kaçımızın evinde o eski rengârenk çiçekler var?

Kaçımızın çocuğu, çiçeğin nasıl ekildiğini, filizlendiğini, sulandığını biliyor?

Eskiden ev ziyaretlerinin ana konularından biri de süs bitkileriydi.

Bayanlar birbirileri ziyaret ederken çiçek fidesi alır ya da bir dal alıp suda bekletip köklendikten sonra ekerdi.

Evin tüm negatif havasını alırdı çiçekler. Bahçedeki toprak, çocukların elektriğini alırdı.

Bir köşeye de domates biber salatalık ekilirdi…

İlişkiler gibi yiyeceklerde doğaldı. Hormon yoktu, dolayısıyla bugün savaştığımız binlerce hastalık da.

Herkes birbirine ikram da bulunur, birbirini severdi.

Bizde bir Xaltika Fatım vardı, SSK hastanesinin ilerisinde. Kocaman gülleri vardı.

Tüm mahalle çocuklarına dağıtırdı. Alıp öğretmenlerimize, annelerimize ve birbirimize verirdik. Güzel kokar, güzel konuşur, güzel düşünürdük. Çünkü her şey çok güzeldi.

Çiçeklerin bilinmeyen mesajlarına da değinmek gerek. Eskiden, bir evin balkonun da sarıçiçek varsa, o evde hasta var demekti. İnsanlar o evin önünde gürültü yapmaz, toplanmaz, rahatsız etmezmiş.

Kırmızı çiçek genç kız var demekmiş. Bu da “bu mıntıkada sakın küfürlü argo konuşmayın” hareketlerinize dikkat edin demekmiş.

Biz ise sevgili, nişanlı olduğumuzda ve evliliğin ilk döneminde çiçek alırız. Üstüne de parfüm sıkarız. Niye? Çünkü kokmuyor. Çünkü doğal değil. Çünkü hormonla beslenip soğuk hava deposunda saklanmış. Tıpkı sevgilerimiz ve diyaloglarımız gibi…

Çiçekten ve böcekten çok uzağız. Çoğumuzun çocuğu papatyayı bilmez. Bilenler, kokusunu, duygusunu, rengini bilmez.

Bir şehrin medeniyetini, kültürünü, hoşgörüsünü, sokaklarından anlarsınız. Kokusundan, bitki dokusundan, uçuşan kelebekten, böcekten, kediden…

Doğaya saygı duymayandan, insana saygı göstermesini bekleyemezsiniz. Yeni nesil doğayı bilmiyor. Bu da çok büyük tehlike.

Ve maalesef yeni nesil, doğayı korumayı da onu zenginleştirmeyi de saygı ve sevgiyi de devletin tesis etmesini bekliyor.

Nafile bekleyiş. Çünkü bu işler devlet eli ile olmaz. Bu bir kültür meselesidir, aileden alınır, çevreden alınır, geçmişten, gelenekten alınır. Bunlarla bağı koparmışsanız, devletin yapabileceği çok şey yoktur.

Bu devletin sorumluluğu yoktur anlamı taşımıyor. Tabi ki bu konuda yükümlülükleri ve sorumlulukları var. Lakin bu iş emirle, kanunla, işçi, memurla olmaz.

Sadece yollarla, koca binalar arasına sıkışmış parklarla, resmi binaların etrafındaki küçük korucuklarla olmaz.

Zihniyet devrimi gerek. Belediye toprak devrimi yapacak.

Yeterince toprak olmayan binaların ruhsatını iptal edecek gerekirse yıkacak. Çocukların oynayacağı, arabaların park edeceği ailelerin yürüyeceği, çiçeklerin ekileceği, ağaçların büyüyeceği kadar toprağı olmayan binaya ruhsat vermeyecek…

Bu işler elbirliğiyle yürüyecek.

Unutmayın, toprağa basmayan, çiçeğe böceğe dokunmayan nesil, psikopat olur.

Toprak, çiçek ve böcek huzurun anahtarıdır.

Bunları kendimizden başlayarak yaygınlaştıralım, çocuklara, okullara, STK’lara ve tüm resmi kurumlara bunun önemini belletip, icraat yapmalarını sağlayalım.

Yarınlarını karartmayan bir nesil dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
12 gün önce
120 gün önce
162 gün önce
175 gün önce
180 gün önce
187 gün önce
225 gün önce
233 gün önce
249 gün önce
260 gün önce
294 gün önce
362 gün önce
365 gün önce
438 gün önce
452 gün önce
547 gün önce
550 gün önce
557 gün önce
568 gün önce
575 gün önce
589 gün önce
636 gün önce
642 gün önce
658 gün önce
659 gün önce
673 gün önce
684 gün önce
690 gün önce
728 gün önce
754 gün önce
767 gün önce
802 gün önce
819 gün önce
820 gün önce
887 gün önce
898 gün önce
907 gün önce
932 gün önce
966 gün önce
1005 gün önce
1029 gün önce
1034 gün önce
1036 gün önce
1068 gün önce
1097 gün önce
1099 gün önce
1104 gün önce
1131 gün önce
1136 gün önce
1156 gün önce
1159 gün önce
1170 gün önce
1201 gün önce
1205 gün önce
1211 gün önce
1216 gün önce
1219 gün önce
1226 gün önce
1236 gün önce
1260 gün önce
1283 gün önce
1288 gün önce
1293 gün önce
1300 gün önce
1303 gün önce
1314 gün önce
1321 gün önce
1334 gün önce
1338 gün önce
1348 gün önce
1351 gün önce
1362 gün önce
1370 gün önce
1376 gün önce
1387 gün önce
1383 gün önce
1401 gün önce
1439 gün önce
1442 gün önce
1445 gün önce
1514 gün önce
1532 gün önce
1520 gün önce
1532 gün önce
1539 gün önce
1540 gün önce
1460 gün önce
1481 gün önce
1486 gün önce
1488 gün önce
1492 gün önce
1493 gün önce
1495 gün önce
1499 gün önce
1509 gün önce
1544 gün önce
1566 gün önce
1622 gün önce
1631 gün önce
1642 gün önce
1649 gün önce
1657 gün önce
1670 gün önce
1681 gün önce
1684 gün önce
1689 gün önce
1700 gün önce
1701 gün önce
1706 gün önce
1708 gün önce
1709 gün önce
1710 gün önce
1717 gün önce
1722 gün önce
1729 gün önce
1730 gün önce
1734 gün önce
1737 gün önce
1739 gün önce
1743 gün önce
1747 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=