Lütfen bekleyin..

ŞEHMUS TEMİZ

ÇİÇEK, BÖCEK YAZ DİYORLAR…

20 Eylül 2018, 18:50 - Okunma: 4287

Var da biz mi yazmıyoruz!

Belediyeci ağabeylerimiz kızmasın hemen.

“Son bir sene, hiç olmadığı kadar çiçek ektik” diyecekler.

Doğru, ektiler.

Ama yeterli mi?

Tabi ki hayır.

Sadece belediyenin ekmesi ile olmaz.

Hele bir iki senede hiç olmaz!

Bunun kültürünün oluşması lazım.

Her balkonda, her bahçe de her kaldırım da çiçek olması lazım.

Onlara gözlerimiz gibi bakmamız lazım.

Bunu çocuklarımıza da aşılamamız lazım.

Eskiden vardı bu kültür.

Camlar, balkonlar, bahçeler, kaldırımlar rengârenkti.

Yürürken mis gibi kokular yayılırdı.

İnsanlar sokağa çıkınca, mutlu mesut olurdu.

Üstünde uçuşan kelebekler, arılar, böcekler insanlara çok farklı duygular yaşatırdı.

Ama maalesef bugün duygu denen şey yok!

Her şeye paragözlüğüyle bakıyoruz.

Evleri beton yığınına çevirdik. Park alanlarını heder ettik. Kaldırımlara merdivenleri, caddelere araçları kaydırdık.

Çocukların dokunabileceği toprak bırakmadık ki çiçeğe temas etsinler.

Saksıda desek o da yok artık.

Kaçımızın evinde o eski rengârenk çiçekler var?

Kaçımızın çocuğu, çiçeğin nasıl ekildiğini, filizlendiğini, sulandığını biliyor?

Eskiden ev ziyaretlerinin ana konularından biri de süs bitkileriydi.

Bayanlar birbirileri ziyaret ederken çiçek fidesi alır ya da bir dal alıp suda bekletip köklendikten sonra ekerdi.

Evin tüm negatif havasını alırdı çiçekler. Bahçedeki toprak, çocukların elektriğini alırdı.

Bir köşeye de domates biber salatalık ekilirdi…

İlişkiler gibi yiyeceklerde doğaldı. Hormon yoktu, dolayısıyla bugün savaştığımız binlerce hastalık da.

Herkes birbirine ikram da bulunur, birbirini severdi.

Bizde bir Xaltika Fatım vardı, SSK hastanesinin ilerisinde. Kocaman gülleri vardı.

Tüm mahalle çocuklarına dağıtırdı. Alıp öğretmenlerimize, annelerimize ve birbirimize verirdik. Güzel kokar, güzel konuşur, güzel düşünürdük. Çünkü her şey çok güzeldi.

Çiçeklerin bilinmeyen mesajlarına da değinmek gerek. Eskiden, bir evin balkonun da sarıçiçek varsa, o evde hasta var demekti. İnsanlar o evin önünde gürültü yapmaz, toplanmaz, rahatsız etmezmiş.

Kırmızı çiçek genç kız var demekmiş. Bu da “bu mıntıkada sakın küfürlü argo konuşmayın” hareketlerinize dikkat edin demekmiş.

Biz ise sevgili, nişanlı olduğumuzda ve evliliğin ilk döneminde çiçek alırız. Üstüne de parfüm sıkarız. Niye? Çünkü kokmuyor. Çünkü doğal değil. Çünkü hormonla beslenip soğuk hava deposunda saklanmış. Tıpkı sevgilerimiz ve diyaloglarımız gibi…

Çiçekten ve böcekten çok uzağız. Çoğumuzun çocuğu papatyayı bilmez. Bilenler, kokusunu, duygusunu, rengini bilmez.

Bir şehrin medeniyetini, kültürünü, hoşgörüsünü, sokaklarından anlarsınız. Kokusundan, bitki dokusundan, uçuşan kelebekten, böcekten, kediden…

Doğaya saygı duymayandan, insana saygı göstermesini bekleyemezsiniz. Yeni nesil doğayı bilmiyor. Bu da çok büyük tehlike.

Ve maalesef yeni nesil, doğayı korumayı da onu zenginleştirmeyi de saygı ve sevgiyi de devletin tesis etmesini bekliyor.

Nafile bekleyiş. Çünkü bu işler devlet eli ile olmaz. Bu bir kültür meselesidir, aileden alınır, çevreden alınır, geçmişten, gelenekten alınır. Bunlarla bağı koparmışsanız, devletin yapabileceği çok şey yoktur.

Bu devletin sorumluluğu yoktur anlamı taşımıyor. Tabi ki bu konuda yükümlülükleri ve sorumlulukları var. Lakin bu iş emirle, kanunla, işçi, memurla olmaz.

Sadece yollarla, koca binalar arasına sıkışmış parklarla, resmi binaların etrafındaki küçük korucuklarla olmaz.

Zihniyet devrimi gerek. Belediye toprak devrimi yapacak.

Yeterince toprak olmayan binaların ruhsatını iptal edecek gerekirse yıkacak. Çocukların oynayacağı, arabaların park edeceği ailelerin yürüyeceği, çiçeklerin ekileceği, ağaçların büyüyeceği kadar toprağı olmayan binaya ruhsat vermeyecek…

Bu işler elbirliğiyle yürüyecek.

Unutmayın, toprağa basmayan, çiçeğe böceğe dokunmayan nesil, psikopat olur.

Toprak, çiçek ve böcek huzurun anahtarıdır.

Bunları kendimizden başlayarak yaygınlaştıralım, çocuklara, okullara, STK’lara ve tüm resmi kurumlara bunun önemini belletip, icraat yapmalarını sağlayalım.

Yarınlarını karartmayan bir nesil dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
57 gün önce
100 gün önce
113 gün önce
117 gün önce
124 gün önce
163 gün önce
170 gün önce
187 gün önce
197 gün önce
231 gün önce
299 gün önce
302 gün önce
375 gün önce
390 gün önce
484 gün önce
487 gün önce
495 gün önce
505 gün önce
512 gün önce
526 gün önce
573 gün önce
579 gün önce
595 gün önce
596 gün önce
611 gün önce
621 gün önce
628 gün önce
665 gün önce
691 gün önce
705 gün önce
740 gün önce
756 gün önce
757 gün önce
824 gün önce
835 gün önce
844 gün önce
870 gün önce
904 gün önce
942 gün önce
971 gün önce
1005 gün önce
1034 gün önce
1036 gün önce
1041 gün önce
1069 gün önce
1073 gün önce
1093 gün önce
1096 gün önce
1107 gün önce
1138 gün önce
1142 gün önce
1148 gün önce
1153 gün önce
1156 gün önce
1164 gün önce
1173 gün önce
1198 gün önce
1220 gün önce
1225 gün önce
1230 gün önce
1237 gün önce
1240 gün önce
1251 gün önce
1258 gün önce
1272 gün önce
1276 gün önce
1285 gün önce
1288 gün önce
1299 gün önce
1307 gün önce
1314 gün önce
1324 gün önce
1320 gün önce
1338 gün önce
1376 gün önce
1379 gün önce
1382 gün önce
1451 gün önce
1469 gün önce
1457 gün önce
1469 gün önce
1476 gün önce
1477 gün önce
1397 gün önce
1418 gün önce
1423 gün önce
1425 gün önce
1429 gün önce
1430 gün önce
1432 gün önce
1436 gün önce
1447 gün önce
1481 gün önce
1503 gün önce
1559 gün önce
1568 gün önce
1580 gün önce
1586 gün önce
1594 gün önce
1608 gün önce
1618 gün önce
1621 gün önce
1626 gün önce
1637 gün önce
1638 gün önce
1643 gün önce
1646 gün önce
1647 gün önce
1648 gün önce
1654 gün önce
1660 gün önce
1666 gün önce
1667 gün önce
1671 gün önce
1675 gün önce
1676 gün önce
1680 gün önce
1685 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?

sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=