Lütfen bekleyin..

ŞEHMUS TEMİZ

ÇİÇEK, BÖCEK YAZ DİYORLAR…

20 Eylül 2018, 18:50 - Okunma: 4055

Var da biz mi yazmıyoruz!

Belediyeci ağabeylerimiz kızmasın hemen.

“Son bir sene, hiç olmadığı kadar çiçek ektik” diyecekler.

Doğru, ektiler.

Ama yeterli mi?

Tabi ki hayır.

Sadece belediyenin ekmesi ile olmaz.

Hele bir iki senede hiç olmaz!

Bunun kültürünün oluşması lazım.

Her balkonda, her bahçe de her kaldırım da çiçek olması lazım.

Onlara gözlerimiz gibi bakmamız lazım.

Bunu çocuklarımıza da aşılamamız lazım.

Eskiden vardı bu kültür.

Camlar, balkonlar, bahçeler, kaldırımlar rengârenkti.

Yürürken mis gibi kokular yayılırdı.

İnsanlar sokağa çıkınca, mutlu mesut olurdu.

Üstünde uçuşan kelebekler, arılar, böcekler insanlara çok farklı duygular yaşatırdı.

Ama maalesef bugün duygu denen şey yok!

Her şeye paragözlüğüyle bakıyoruz.

Evleri beton yığınına çevirdik. Park alanlarını heder ettik. Kaldırımlara merdivenleri, caddelere araçları kaydırdık.

Çocukların dokunabileceği toprak bırakmadık ki çiçeğe temas etsinler.

Saksıda desek o da yok artık.

Kaçımızın evinde o eski rengârenk çiçekler var?

Kaçımızın çocuğu, çiçeğin nasıl ekildiğini, filizlendiğini, sulandığını biliyor?

Eskiden ev ziyaretlerinin ana konularından biri de süs bitkileriydi.

Bayanlar birbirileri ziyaret ederken çiçek fidesi alır ya da bir dal alıp suda bekletip köklendikten sonra ekerdi.

Evin tüm negatif havasını alırdı çiçekler. Bahçedeki toprak, çocukların elektriğini alırdı.

Bir köşeye de domates biber salatalık ekilirdi…

İlişkiler gibi yiyeceklerde doğaldı. Hormon yoktu, dolayısıyla bugün savaştığımız binlerce hastalık da.

Herkes birbirine ikram da bulunur, birbirini severdi.

Bizde bir Xaltika Fatım vardı, SSK hastanesinin ilerisinde. Kocaman gülleri vardı.

Tüm mahalle çocuklarına dağıtırdı. Alıp öğretmenlerimize, annelerimize ve birbirimize verirdik. Güzel kokar, güzel konuşur, güzel düşünürdük. Çünkü her şey çok güzeldi.

Çiçeklerin bilinmeyen mesajlarına da değinmek gerek. Eskiden, bir evin balkonun da sarıçiçek varsa, o evde hasta var demekti. İnsanlar o evin önünde gürültü yapmaz, toplanmaz, rahatsız etmezmiş.

Kırmızı çiçek genç kız var demekmiş. Bu da “bu mıntıkada sakın küfürlü argo konuşmayın” hareketlerinize dikkat edin demekmiş.

Biz ise sevgili, nişanlı olduğumuzda ve evliliğin ilk döneminde çiçek alırız. Üstüne de parfüm sıkarız. Niye? Çünkü kokmuyor. Çünkü doğal değil. Çünkü hormonla beslenip soğuk hava deposunda saklanmış. Tıpkı sevgilerimiz ve diyaloglarımız gibi…

Çiçekten ve böcekten çok uzağız. Çoğumuzun çocuğu papatyayı bilmez. Bilenler, kokusunu, duygusunu, rengini bilmez.

Bir şehrin medeniyetini, kültürünü, hoşgörüsünü, sokaklarından anlarsınız. Kokusundan, bitki dokusundan, uçuşan kelebekten, böcekten, kediden…

Doğaya saygı duymayandan, insana saygı göstermesini bekleyemezsiniz. Yeni nesil doğayı bilmiyor. Bu da çok büyük tehlike.

Ve maalesef yeni nesil, doğayı korumayı da onu zenginleştirmeyi de saygı ve sevgiyi de devletin tesis etmesini bekliyor.

Nafile bekleyiş. Çünkü bu işler devlet eli ile olmaz. Bu bir kültür meselesidir, aileden alınır, çevreden alınır, geçmişten, gelenekten alınır. Bunlarla bağı koparmışsanız, devletin yapabileceği çok şey yoktur.

Bu devletin sorumluluğu yoktur anlamı taşımıyor. Tabi ki bu konuda yükümlülükleri ve sorumlulukları var. Lakin bu iş emirle, kanunla, işçi, memurla olmaz.

Sadece yollarla, koca binalar arasına sıkışmış parklarla, resmi binaların etrafındaki küçük korucuklarla olmaz.

Zihniyet devrimi gerek. Belediye toprak devrimi yapacak.

Yeterince toprak olmayan binaların ruhsatını iptal edecek gerekirse yıkacak. Çocukların oynayacağı, arabaların park edeceği ailelerin yürüyeceği, çiçeklerin ekileceği, ağaçların büyüyeceği kadar toprağı olmayan binaya ruhsat vermeyecek…

Bu işler elbirliğiyle yürüyecek.

Unutmayın, toprağa basmayan, çiçeğe böceğe dokunmayan nesil, psikopat olur.

Toprak, çiçek ve böcek huzurun anahtarıdır.

Bunları kendimizden başlayarak yaygınlaştıralım, çocuklara, okullara, STK’lara ve tüm resmi kurumlara bunun önemini belletip, icraat yapmalarını sağlayalım.

Yarınlarını karartmayan bir nesil dileğiyle, sağlıklı ve mutlu kalın…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
36 gün önce
53 gün önce
106 gün önce
123 gün önce
134 gün önce
167 gün önce
235 gün önce
239 gün önce
312 gün önce
326 gün önce
421 gün önce
424 gün önce
431 gün önce
442 gün önce
449 gün önce
463 gün önce
510 gün önce
515 gün önce
532 gün önce
533 gün önce
547 gün önce
557 gün önce
564 gün önce
602 gün önce
627 gün önce
641 gün önce
676 gün önce
693 gün önce
693 gün önce
760 gün önce
771 gün önce
781 gün önce
806 gün önce
840 gün önce
879 gün önce
907 gün önce
942 gün önce
970 gün önce
973 gün önce
977 gün önce
1005 gün önce
1009 gün önce
1030 gün önce
1033 gün önce
1044 gün önce
1075 gün önce
1079 gün önce
1085 gün önce
1089 gün önce
1093 gün önce
1100 gün önce
1110 gün önce
1134 gün önce
1156 gün önce
1161 gün önce
1166 gün önce
1173 gün önce
1177 gün önce
1187 gün önce
1194 gün önce
1208 gün önce
1212 gün önce
1222 gün önce
1225 gün önce
1236 gün önce
1243 gün önce
1250 gün önce
1260 gün önce
1257 gün önce
1274 gün önce
1313 gün önce
1316 gün önce
1319 gün önce
1388 gün önce
1406 gün önce
1394 gün önce
1406 gün önce
1413 gün önce
1414 gün önce
1334 gün önce
1355 gün önce
1359 gün önce
1362 gün önce
1366 gün önce
1367 gün önce
1369 gün önce
1373 gün önce
1383 gün önce
1418 gün önce
1439 gün önce
1495 gün önce
1505 gün önce
1516 gün önce
1523 gün önce
1530 gün önce
1544 gün önce
1555 gün önce
1558 gün önce
1563 gün önce
1574 gün önce
1575 gün önce
1579 gün önce
1582 gün önce
1583 gün önce
1584 gün önce
1591 gün önce
1596 gün önce
1603 gün önce
1604 gün önce
1607 gün önce
1611 gün önce
1613 gün önce
1617 gün önce
1621 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=