Lütfen bekleyin..

ÇETİN ERGİN

YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN DİPNOTLAR – 1-

08 Şubat 2019, 13:40 - Okunma: 1393

Hayaller

Her önemli başlangıç gizemli bir hayal ürünüdür.

“Başarırsam!”, “Zafere ulaşırsam!” diye başlar hayaller.

Nasıl da büyülüdür bu sözler!

Zengin hayallerle kıyaslanırsa hayatın gerçeği gelip geçicidir.

Hayaller için hayatın çekiciliği, güzelliği bir bela değil, tam tersine bunlara erişebilmek için bir sıçrama tahtasıdır.

Gerçekleşebilecek hayaller adına mekan ve zaman önemsizdir. İnançlı ve iradeli insanlar hayallerini yakalar.

Böylesi büyük insanlar birer yıldız gibi parlayacaklarına güvenlerinden çalımlı olmaya ihtiyaç duymazlar.

Onlar cefayı, sefayı takmaz.

Başarılara imza atmak ve hayalleri yaşamak az şey midir?

Günlük Hayat

Günlük hayat sanata yeni başlayanlar için sıkıntılarla doludur.

Sanatla ilgilenenler için, gündelik hayatın içindeki rehavetin – onların eski alışkanlıkları sürdüğünden – rüzgarlarına kapılmaları an meselesidir.

Uyumak dert olduğu gibi uyanmak da başlı başına bir derttir. İradesizliğe alışkın eski kişilik hala tembeldir.

Ansızın bastıran nazik istekler zaman harcanmasına neden oluşturur.

Yeni başlayan sanatçı değerli birkaç dostuna telefon açar, dışarı çıkıp orada burada oyalanır, yemek için ufak tefek alışverişler yapar; evde yemekle uğraşır, masasına geçince dalıp giderek ya da masaya çekidüzen vererek birkaç saati daha bitirir.

Sanatçı adayı çevresini daraltmasına karşın, kalabalıklara özlem duyar; zamanı işe yarar bir şeylerle dolduracak anlar bulunca da vaktin azalmasına üzülür, kaçırdığı tat yüzünden melankoliğe düşer; bütün bu halleri bir gün içinde yaşar. Yeni başlayanlar için alışkanlıkları devam etmek büyük bir tehlikedir.

Talih Ve Yazgı

Talih ve yazgının varlığı küçük bir derenin yolculuğuna benzer.

Dere, ya bir denize varır – sonsuz olur – ya da bir süre akıp bir sığlıkta kurur –sonlu olur–

İnsan talih ve yazgısını umutla, cesaretle coşkulu ve tutkulu içsel aleminden söküp çıkarmalı. Karanlık geçmişten sıyrılan içsel alem yalnızlık hazinesinden en değerli parçaları – huzur ve özgürlük – tanrısal bir dokunuş değmiş gibi yakalamalıdır; denize ulaşmışçasına sanki!

Talih ve yazgısını deneyen kişi, bütün değişimlere göğüs germeyi baştan kabul etmiştir. Artık gücünü sınamasının sırasıdır.

Günümüz Ve Geleceğin Sanatçıları

İşte sözde sanatçıların yaptıkları: Eylemlerinin ve sözlerinin eşsiz olduğuna hem kendileri inanıyor hem de insanları inandırmaya çabalıyorlar.

Onlar basmakalıp duygu ve düşüncelerinin doğru ile güzel olduğunu kabullenmiş, doğrusu kabul de ettirmişlerdir!

Sözde sanatçılar ün ve parayı düşünürler.

Onların insanlığa, dünyaya bir yenilik getirdikleri yok.

Bu sanatçılar çevrelerinde tatminlik duygusu içindedirler.

Bütünüyle bir bencillik!

Gelip geçici zaferler ve piyasa başarıları kazanırlar.

Onların özgürlükleri kazanılmış değil, verilmiş bir özgürlüktür.

Gerçekte ise onlar günlük tutkularının esiridirler.

Bunu göremeyecek kadar kördürler.

Gerçek bir özgürlük duygusu yaşayanlar ve iç dünyalarının zenginliğine inananlar geleceğe uzanır.

Bu yaşanan anların gelip geçici olduğunu anlayanlar çalışmalarının meyvesini hak eder.

Evet, geleceğin sanatçıları için imkansızlık, fakirlik; başka işlerde çalışma zorunluluğu zafer ve başarı umutlarını boşa çıkarmaz.

Onlar emeğe ve esine inanıyorlar.

İşte bu, umutlarını besleyen kaynaktır. Yeniçağın yeni kuşağı neden olmasın?

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=