Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

BİLGİ VE İNSANIN DERİNLİKLERİ

11 Şubat 2019, 13:52 - Okunma: 1038

İnsanın bütün bilme gayretinin arkasında yatan sebep, hayatı doğru bilmek ve okumak değil midir?

Ben kimim, nerden geldim ve nereye gideceğim? Bu ve bu gibi sorulara doğru ve anlamı bir cevap bulma himmeti değil midir bilmek?

Bu hayati ve önemli soruları doğru cevaplayamamış bir kişinin, bunun dışında kalan binlerce sorunun cevabını bulmuş ya da öğrenmiş olmasının sizce ne kadar anlamı var?

Bilgi bombardımanı altında yaşadığımız ve bu bilgi yağmurunun her tarafımızı ıslattığı günümüzde, “bilgi çağı” masalını bir kenara bırakıp, kendi benimiz, nefsimiz, varlığımız üzerinde düşünelim. Kendimizi bilmeden “öteki”ni bilemeyeceğimizi yeniden hatırlayalım.

Bilgi insanı kendini beğenmiş ya da bireyci (benmerkezci)  yapabilir. Hâlbuki bilgi ile kendimizi bilmek, tam tersine bizleri daha mütevazı ve ötekini bilen bir varlık haline getirir.

Kendini bilmek suretiyle Rabbi'ni bilen kişi, aynı zamanda haddini de bilmiş olur. Çünkü kendisinin kâinat içindeki yerini ve kul olduğunu kavrayan kişi kibir gösteremez. Onun için tevazu sahibi olmak, salt ahlâkî bir sıfat değildir artık. Bu hali bir emir ve görev olarak görmeye başlar.

Çünkü ben (insan) bilgisi, doğru öğrenilmesi halinde bizi,  benlik duygusuna, egoizme değil haddini bilmeye, edebe ve başkasına değer vermeye götürür.

Yukarıdaki soruları sorduğumuz anda, artık kendi bireysel dünyamızın dışına çıkmışız demektir. Modern bireycilik felsefelerinin tersine, bu soruları soran kişi kendi dünyasına hapsolmuş bir varlık halinden çıkmış olur. İnsanın kendi iç dünyasına yönelmesi onu dış dünyadan uzaklaştırmaz, bilakis diğer varlıklara yakınlaştırır. Çünkü kendini doğru tanıyan kişi, bütün varlıkların anlamı ve amacı konusunda daha derin ve anlamlı bir bakış açısına sahip olur. Böyle bakınca, kendimiz de dâhil, her şeyin ortak bir gaye uğrunda ve aynı vazife ile görevli olduğu anlaşılmış olur.

İlim veya bilgi insanı ve kâinatı keşfe yönelik olmalıdır. İnsanın derinliklerine inemeyen, kâinatı doğru izah edemeyen ilim ne için vardır?

İlim insanın hayatını kolaylaştırır ancak sadece bunu yaparsa eksiktir. İnsanın duygularını, aklını doyurmayan veya tatmin etmeyen ilim ne işe yarar?

İlim, hayatın doğru çizilmesine yardımcı olmalıdır.

İlim,  insanın hayatını aydınlatmalıdır, önüne ışık tutmalıdır. Öyle bir insan, öğrendiği doğrularla hem kendisine hem de insanlara yardımcı olur.

Hedef,  insanın dünya ve ahiret huzuruna vesile olmalıdır. Her bilgi ilim değildir. İnsan bilgi hamalı olmamalı. Kendisine yetecek ve hayatta pratiği olan bilgiler öğrenmelidir. Bilgileri gerçek kaynağından almak çok önem taşır.

Yoksa her bilgi doğru olmayabilir. Dikkat!

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
83 gün önce
119 gün önce
122 gün önce
127 gün önce
134 gün önce
154 gün önce
232 gün önce
254 gün önce
298 gün önce
331 gün önce
342 gün önce
345 gün önce
370 gün önce
373 gün önce
377 gün önce
462 gün önce
469 gün önce
472 gün önce
485 gün önce
496 gün önce
507 gün önce
513 gün önce
539 gün önce
559 gün önce
561 gün önce
587 gün önce
589 gün önce
591 gün önce
659 gün önce
664 gün önce
695 gün önce
724 gün önce
727 gün önce
744 gün önce
751 gün önce
755 gün önce
756 gün önce
772 gün önce
794 gün önce
827 gün önce
828 gün önce
834 gün önce
835 gün önce
864 gün önce
872 gün önce
874 gün önce
894 gün önce
906 gün önce
944 gün önce
995 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=