Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

BİLGİ VE İNSANIN DERİNLİKLERİ

11 Şubat 2019, 13:52 - Okunma: 1454

İnsanın bütün bilme gayretinin arkasında yatan sebep, hayatı doğru bilmek ve okumak değil midir?

Ben kimim, nerden geldim ve nereye gideceğim? Bu ve bu gibi sorulara doğru ve anlamı bir cevap bulma himmeti değil midir bilmek?

Bu hayati ve önemli soruları doğru cevaplayamamış bir kişinin, bunun dışında kalan binlerce sorunun cevabını bulmuş ya da öğrenmiş olmasının sizce ne kadar anlamı var?

Bilgi bombardımanı altında yaşadığımız ve bu bilgi yağmurunun her tarafımızı ıslattığı günümüzde, “bilgi çağı” masalını bir kenara bırakıp, kendi benimiz, nefsimiz, varlığımız üzerinde düşünelim. Kendimizi bilmeden “öteki”ni bilemeyeceğimizi yeniden hatırlayalım.

Bilgi insanı kendini beğenmiş ya da bireyci (benmerkezci)  yapabilir. Hâlbuki bilgi ile kendimizi bilmek, tam tersine bizleri daha mütevazı ve ötekini bilen bir varlık haline getirir.

Kendini bilmek suretiyle Rabbi'ni bilen kişi, aynı zamanda haddini de bilmiş olur. Çünkü kendisinin kâinat içindeki yerini ve kul olduğunu kavrayan kişi kibir gösteremez. Onun için tevazu sahibi olmak, salt ahlâkî bir sıfat değildir artık. Bu hali bir emir ve görev olarak görmeye başlar.

Çünkü ben (insan) bilgisi, doğru öğrenilmesi halinde bizi,  benlik duygusuna, egoizme değil haddini bilmeye, edebe ve başkasına değer vermeye götürür.

Yukarıdaki soruları sorduğumuz anda, artık kendi bireysel dünyamızın dışına çıkmışız demektir. Modern bireycilik felsefelerinin tersine, bu soruları soran kişi kendi dünyasına hapsolmuş bir varlık halinden çıkmış olur. İnsanın kendi iç dünyasına yönelmesi onu dış dünyadan uzaklaştırmaz, bilakis diğer varlıklara yakınlaştırır. Çünkü kendini doğru tanıyan kişi, bütün varlıkların anlamı ve amacı konusunda daha derin ve anlamlı bir bakış açısına sahip olur. Böyle bakınca, kendimiz de dâhil, her şeyin ortak bir gaye uğrunda ve aynı vazife ile görevli olduğu anlaşılmış olur.

İlim veya bilgi insanı ve kâinatı keşfe yönelik olmalıdır. İnsanın derinliklerine inemeyen, kâinatı doğru izah edemeyen ilim ne için vardır?

İlim insanın hayatını kolaylaştırır ancak sadece bunu yaparsa eksiktir. İnsanın duygularını, aklını doyurmayan veya tatmin etmeyen ilim ne işe yarar?

İlim, hayatın doğru çizilmesine yardımcı olmalıdır.

İlim,  insanın hayatını aydınlatmalıdır, önüne ışık tutmalıdır. Öyle bir insan, öğrendiği doğrularla hem kendisine hem de insanlara yardımcı olur.

Hedef,  insanın dünya ve ahiret huzuruna vesile olmalıdır. Her bilgi ilim değildir. İnsan bilgi hamalı olmamalı. Kendisine yetecek ve hayatta pratiği olan bilgiler öğrenmelidir. Bilgileri gerçek kaynağından almak çok önem taşır.

Yoksa her bilgi doğru olmayabilir. Dikkat!

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
115 gün önce
177 gün önce
189 gün önce
213 gün önce
216 gün önce
222 gün önce
228 gün önce
248 gün önce
326 gün önce
348 gün önce
392 gün önce
425 gün önce
436 gün önce
439 gün önce
464 gün önce
467 gün önce
471 gün önce
556 gün önce
563 gün önce
566 gün önce
579 gün önce
590 gün önce
601 gün önce
607 gün önce
633 gün önce
653 gün önce
655 gün önce
681 gün önce
683 gün önce
685 gün önce
753 gün önce
758 gün önce
789 gün önce
818 gün önce
821 gün önce
838 gün önce
845 gün önce
849 gün önce
850 gün önce
867 gün önce
888 gün önce
921 gün önce
922 gün önce
928 gün önce
929 gün önce
958 gün önce
966 gün önce
968 gün önce
989 gün önce
1001 gün önce
1011 gün önce
1038 gün önce
1089 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=