Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

BİLGİ VE İNSANIN DERİNLİKLERİ

11 Şubat 2019, 13:52 - Okunma: 705

İnsanın bütün bilme gayretinin arkasında yatan sebep, hayatı doğru bilmek ve okumak değil midir?

Ben kimim, nerden geldim ve nereye gideceğim? Bu ve bu gibi sorulara doğru ve anlamı bir cevap bulma himmeti değil midir bilmek?

Bu hayati ve önemli soruları doğru cevaplayamamış bir kişinin, bunun dışında kalan binlerce sorunun cevabını bulmuş ya da öğrenmiş olmasının sizce ne kadar anlamı var?

Bilgi bombardımanı altında yaşadığımız ve bu bilgi yağmurunun her tarafımızı ıslattığı günümüzde, “bilgi çağı” masalını bir kenara bırakıp, kendi benimiz, nefsimiz, varlığımız üzerinde düşünelim. Kendimizi bilmeden “öteki”ni bilemeyeceğimizi yeniden hatırlayalım.

Bilgi insanı kendini beğenmiş ya da bireyci (benmerkezci)  yapabilir. Hâlbuki bilgi ile kendimizi bilmek, tam tersine bizleri daha mütevazı ve ötekini bilen bir varlık haline getirir.

Kendini bilmek suretiyle Rabbi'ni bilen kişi, aynı zamanda haddini de bilmiş olur. Çünkü kendisinin kâinat içindeki yerini ve kul olduğunu kavrayan kişi kibir gösteremez. Onun için tevazu sahibi olmak, salt ahlâkî bir sıfat değildir artık. Bu hali bir emir ve görev olarak görmeye başlar.

Çünkü ben (insan) bilgisi, doğru öğrenilmesi halinde bizi,  benlik duygusuna, egoizme değil haddini bilmeye, edebe ve başkasına değer vermeye götürür.

Yukarıdaki soruları sorduğumuz anda, artık kendi bireysel dünyamızın dışına çıkmışız demektir. Modern bireycilik felsefelerinin tersine, bu soruları soran kişi kendi dünyasına hapsolmuş bir varlık halinden çıkmış olur. İnsanın kendi iç dünyasına yönelmesi onu dış dünyadan uzaklaştırmaz, bilakis diğer varlıklara yakınlaştırır. Çünkü kendini doğru tanıyan kişi, bütün varlıkların anlamı ve amacı konusunda daha derin ve anlamlı bir bakış açısına sahip olur. Böyle bakınca, kendimiz de dâhil, her şeyin ortak bir gaye uğrunda ve aynı vazife ile görevli olduğu anlaşılmış olur.

İlim veya bilgi insanı ve kâinatı keşfe yönelik olmalıdır. İnsanın derinliklerine inemeyen, kâinatı doğru izah edemeyen ilim ne için vardır?

İlim insanın hayatını kolaylaştırır ancak sadece bunu yaparsa eksiktir. İnsanın duygularını, aklını doyurmayan veya tatmin etmeyen ilim ne işe yarar?

İlim, hayatın doğru çizilmesine yardımcı olmalıdır.

İlim,  insanın hayatını aydınlatmalıdır, önüne ışık tutmalıdır. Öyle bir insan, öğrendiği doğrularla hem kendisine hem de insanlara yardımcı olur.

Hedef,  insanın dünya ve ahiret huzuruna vesile olmalıdır. Her bilgi ilim değildir. İnsan bilgi hamalı olmamalı. Kendisine yetecek ve hayatta pratiği olan bilgiler öğrenmelidir. Bilgileri gerçek kaynağından almak çok önem taşır.

Yoksa her bilgi doğru olmayabilir. Dikkat!

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
24 gün önce
68 gün önce
75 gün önce
173 gün önce
195 gün önce
239 gün önce
272 gün önce
283 gün önce
286 gün önce
311 gün önce
314 gün önce
318 gün önce
403 gün önce
410 gün önce
413 gün önce
426 gün önce
437 gün önce
448 gün önce
454 gün önce
480 gün önce
500 gün önce
502 gün önce
528 gün önce
530 gün önce
532 gün önce
600 gün önce
605 gün önce
636 gün önce
665 gün önce
668 gün önce
685 gün önce
692 gün önce
696 gün önce
697 gün önce
713 gün önce
735 gün önce
768 gün önce
769 gün önce
775 gün önce
776 gün önce
805 gün önce
813 gün önce
815 gün önce
835 gün önce
847 gün önce
885 gün önce
936 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=