Lütfen bekleyin..

EKREM IŞIK

EĞİTİMLİ BİREY MODELİ

21 Ekim 2014, 16:43 - Okunma: 2874

Din, dil ve ırk ayrışmalarının anlaşılmaz bir şekilde insan hayatına, toplum huzuruna ve de ülkenin bütün unsurlarına hükmettiği bir zamanda, insanın dünyayı getirdiği bu hal karşısında şeytana hasret kaldık.

Elbette ki insan hayatında var olan tüm olgulara saygı insani bir zorunluluktur diye düşünsem de, bu olgulara gösterilen saygının karşılığında, bu olguların toplum hayatına yapmış olduğu tecavüz ise anlaşılır değildir.

Evet, şeytana hasret kaldık diyorum. Çünkü haddimi aşarak öznel düşüncemde toplum nezdinde üretilen bu sapık zihniyet algılarının, şeytandan öte insan icadı olduğunu düşünüyorum.

Rolünün kesinlikle tam aksini yaparak, yeryüzünde huzurdan gayri karmaşayı, iyilikten gayri nefreti, güzellikten gayri çirkinliği arzu eden bu zihniyet elbette sapık ve arzu edilmeyen bir zihniyettir. Ne yazık bütün olumlu söylemler ve bu şekilde olmaması gerektiğine dair tüm düşüncelere rağmen, yeryüzüne hâkim olan bu sapıklıkların kaynağında ise şeytan rolüne bürünen insan rolleri yatmaktadır.

Durum bundan ibaret görülse de, asıl mevzu, ailemizde, toplumumuz da, devletimizde ve de dünyanın hemen hemen bütün mazlum milletlerinin içerisinde var olan bu nefret ve kargaşa ortamının nasıl yok edilebileceği ve bu kara bulutların nasıl dağıtılacağıdır.

İşte bu çözümlerin de kaynağı sorunların kaynağına verilecek vicdani yanıtlar belirleyecektir. Zannımca bu sorunların en birincisine benim vereceğim cevap şu olur ki ben kitlelerin ortak bir anlamda buluştuğuna inanmıyorum.

En azından huzursuzluk olduğunu iddia eden ve bu huzursuzluk üzerinden kitleler oluşturan toplulukların sağlıklı bir iletişim içerisinde olduğuna asla inanmıyorum. 

Yani asıl tehlike şu ki farklı şeylere inanan ve de apayrı çözümler üretme çabasında olan kitlelerin aynı yollarla meşrutiyet isteme çabalarıdır.

Bir annenin üç tane çocuğunu düşünün. Bir tanesi sarı bir top ister. Bir tanesi akşam yemeğinde makarna,  Bir tanesi de parka gitmek ister. Her neyse sorunda şu ki ve ya sorun değil de annenin uygun gördüğü şey ise üçünün de evde uslu uslu oturmasıdır. Sonuç ne mi olur? Üç çocuk birleşir, oynamaya karar verirler. Evde bulunan beyaz top ile televizyonun olduğu odada oynamaya başlarlar. İçlerinde duygu yoğunluğu yaşayan ortanca çocuk, yanına gelen topu hiddetle televizyonun önünde duran çocuğa fırlatır. Televizyonun önündeki çocuk topu tutamaz, top televizyona çarpar, televizyon masadan düşer ve kırılır. Bu küçük hikâye sanırım size ne dediğimi anlatmıştır. Ortanca çocuğun hain olduğunu söylemiyorum. Sadece duygu yoğunluğu yaşıyordu. Topu tutamayan çocuğun suçu da yoktu. Çünkü o tutmayı samimi olarak istemişti. Ayrıca televizyonun arkasında olduğundan haberi bile yoktu. Baba ise işte ekmek derdindeydi. Olay gayet doğal bir şekilde cereyan etti. Bundan sonrasında ise anne babayı bekler. Olay herkes için bir kaza olarak kabul edilir. Olay babanın eve gelmesine kadar büyüktür, sonra yavaş yavaş küçülür. Bir hafta sonra ise tamamen unutulur. Çocuklar isteklerinden televizyonun kırılmasını diyet kabul ederek vazgeçmişlerdir. Annenin aklında ise bununla ilgili sadece tatlı bir anı kalır. Hâlbuki olay çok daha büyütülebilirdi. Çocuklar dayak yiyebilirdi, mesela. Anne baba tarafından azarlanabilirdi. Çocuklar birbirini suçlayarak güven eksikliğine sebebiyet verecek bir duruma sebep olabilirdi. Tam tersine baba yumuşak bir huyla olaydan yara almadan çocukların varlığına şükür etti. Anne iç hesaplaşması ile vicdanını terazi etti. Olumsuzluk ailenin hayatında çok güzel bir şeye sebep olarak ortanca çocuğu topluma duygu yoğunluğunu nefrete çevirmeyecek bir evlat olarak armağan etti. Yıllar sonra çocuk devletinin güvenlik kurumlarının her hangi birinde eylemlerde kolluk kuvveti olarak görev alarak, olayları yatıştırmakta büyük çaba sarf eder.

Bu şekilde bireyden aileye, aileden topluma, toplumdan devlete dönüşümün çok değil yirmi beş yıllık bir yansımasını küçücük bir hikâyede belirttim. Tabi hikâye tamamen hayali, ama hayalimin olmamasına sebep hiçbir şeyin olmadığı düşüncesindeyim.

Toplumları televizyon ile menfaat temelli tohumlar ile eğitmenin ve kaynaştırmanın mümkünü yoktur. Devletleri güçlü kılan en önemli unsur olan toplum birliktelikleri tamamen eşitlik prensiplerinin sağlandığı, adaletin güvenilir olduğu, ekonomik şartların toplumu rezil etmediği, toplumlar arasında farklılıkların fazla olduğu ama bu farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği oluşumlar ile mümkündür.

Siyasi kitlelerin ayrıştırdığı toplumların bakış açısında devleti oluşturan olguları eşitlemek mümkün değildir.

Devleti siyasileştirmek toplum adına bir intihar olur. Çünkü bu şekilde devlet farklı zamanlarda farklı siyasi kesimleri besler ve adalet ve eşitlik olguları hep bu şekilde doğru şekilde işliyor imajı verdirilerek ihlal edilir. Bu durumu düzeltmenin tek bir yolu vardır.

O da şu ki eğitimli birey yaratma modeli. Bireyin devlet için önemliliğin öğretildiği ve devleti oluşturan en önemli unsur olan bireyin, bu önemlilik ile paralel olarak, hiçbir menfaat ve taraf gözetmeksizin yaşayabileceği bir insan modeli.

İnsan yaratıldığı amaç uğruna uygun bir şekilde yaşayıp insanlığa faydalı olduğu kadar insandır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
33 gün önce
51 gün önce
79 gün önce
111 gün önce
159 gün önce
177 gün önce
181 gün önce
181 gün önce
199 gün önce
206 gün önce
213 gün önce
289 gün önce
303 gün önce
311 gün önce
324 gün önce
332 gün önce
338 gün önce
353 gün önce
359 gün önce
367 gün önce
376 gün önce
450 gün önce
492 gün önce
496 gün önce
514 gün önce
521 gün önce
541 gün önce
548 gün önce
562 gün önce
583 gün önce
590 gün önce
597 gün önce
607 gün önce
615 gün önce
618 gün önce
629 gün önce
653 gün önce
681 gün önce
688 gün önce
702 gün önce
709 gün önce
715 gün önce
720 gün önce
729 gün önce
740 gün önce
744 gün önce
751 gün önce
755 gün önce
762 gün önce
772 gün önce
779 gün önce
783 gün önce
785 gün önce
790 gün önce
794 gün önce
800 gün önce
804 gün önce
811 gün önce
814 gün önce
821 gün önce
824 gün önce
828 gün önce
841 gün önce
845 gün önce
852 gün önce
863 gün önce
867 gün önce
881 gün önce
884 gün önce
891 gün önce
898 gün önce
912 gün önce
975 gün önce
983 gün önce
996 gün önce
1003 gün önce
1017 gün önce
1031 gün önce
1038 gün önce
1066 gün önce
1074 gün önce
1087 gün önce
1094 gün önce
1115 gün önce
1136 gün önce
1157 gün önce
1164 gün önce
1171 gün önce
1178 gün önce
1185 gün önce
1200 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=