Lütfen bekleyin..

EKREM IŞIK

EĞİTİMLİ BİREY MODELİ

21 Ekim 2014, 16:43 - Okunma: 3002

Din, dil ve ırk ayrışmalarının anlaşılmaz bir şekilde insan hayatına, toplum huzuruna ve de ülkenin bütün unsurlarına hükmettiği bir zamanda, insanın dünyayı getirdiği bu hal karşısında şeytana hasret kaldık.

Elbette ki insan hayatında var olan tüm olgulara saygı insani bir zorunluluktur diye düşünsem de, bu olgulara gösterilen saygının karşılığında, bu olguların toplum hayatına yapmış olduğu tecavüz ise anlaşılır değildir.

Evet, şeytana hasret kaldık diyorum. Çünkü haddimi aşarak öznel düşüncemde toplum nezdinde üretilen bu sapık zihniyet algılarının, şeytandan öte insan icadı olduğunu düşünüyorum.

Rolünün kesinlikle tam aksini yaparak, yeryüzünde huzurdan gayri karmaşayı, iyilikten gayri nefreti, güzellikten gayri çirkinliği arzu eden bu zihniyet elbette sapık ve arzu edilmeyen bir zihniyettir. Ne yazık bütün olumlu söylemler ve bu şekilde olmaması gerektiğine dair tüm düşüncelere rağmen, yeryüzüne hâkim olan bu sapıklıkların kaynağında ise şeytan rolüne bürünen insan rolleri yatmaktadır.

Durum bundan ibaret görülse de, asıl mevzu, ailemizde, toplumumuz da, devletimizde ve de dünyanın hemen hemen bütün mazlum milletlerinin içerisinde var olan bu nefret ve kargaşa ortamının nasıl yok edilebileceği ve bu kara bulutların nasıl dağıtılacağıdır.

İşte bu çözümlerin de kaynağı sorunların kaynağına verilecek vicdani yanıtlar belirleyecektir. Zannımca bu sorunların en birincisine benim vereceğim cevap şu olur ki ben kitlelerin ortak bir anlamda buluştuğuna inanmıyorum.

En azından huzursuzluk olduğunu iddia eden ve bu huzursuzluk üzerinden kitleler oluşturan toplulukların sağlıklı bir iletişim içerisinde olduğuna asla inanmıyorum. 

Yani asıl tehlike şu ki farklı şeylere inanan ve de apayrı çözümler üretme çabasında olan kitlelerin aynı yollarla meşrutiyet isteme çabalarıdır.

Bir annenin üç tane çocuğunu düşünün. Bir tanesi sarı bir top ister. Bir tanesi akşam yemeğinde makarna,  Bir tanesi de parka gitmek ister. Her neyse sorunda şu ki ve ya sorun değil de annenin uygun gördüğü şey ise üçünün de evde uslu uslu oturmasıdır. Sonuç ne mi olur? Üç çocuk birleşir, oynamaya karar verirler. Evde bulunan beyaz top ile televizyonun olduğu odada oynamaya başlarlar. İçlerinde duygu yoğunluğu yaşayan ortanca çocuk, yanına gelen topu hiddetle televizyonun önünde duran çocuğa fırlatır. Televizyonun önündeki çocuk topu tutamaz, top televizyona çarpar, televizyon masadan düşer ve kırılır. Bu küçük hikâye sanırım size ne dediğimi anlatmıştır. Ortanca çocuğun hain olduğunu söylemiyorum. Sadece duygu yoğunluğu yaşıyordu. Topu tutamayan çocuğun suçu da yoktu. Çünkü o tutmayı samimi olarak istemişti. Ayrıca televizyonun arkasında olduğundan haberi bile yoktu. Baba ise işte ekmek derdindeydi. Olay gayet doğal bir şekilde cereyan etti. Bundan sonrasında ise anne babayı bekler. Olay herkes için bir kaza olarak kabul edilir. Olay babanın eve gelmesine kadar büyüktür, sonra yavaş yavaş küçülür. Bir hafta sonra ise tamamen unutulur. Çocuklar isteklerinden televizyonun kırılmasını diyet kabul ederek vazgeçmişlerdir. Annenin aklında ise bununla ilgili sadece tatlı bir anı kalır. Hâlbuki olay çok daha büyütülebilirdi. Çocuklar dayak yiyebilirdi, mesela. Anne baba tarafından azarlanabilirdi. Çocuklar birbirini suçlayarak güven eksikliğine sebebiyet verecek bir duruma sebep olabilirdi. Tam tersine baba yumuşak bir huyla olaydan yara almadan çocukların varlığına şükür etti. Anne iç hesaplaşması ile vicdanını terazi etti. Olumsuzluk ailenin hayatında çok güzel bir şeye sebep olarak ortanca çocuğu topluma duygu yoğunluğunu nefrete çevirmeyecek bir evlat olarak armağan etti. Yıllar sonra çocuk devletinin güvenlik kurumlarının her hangi birinde eylemlerde kolluk kuvveti olarak görev alarak, olayları yatıştırmakta büyük çaba sarf eder.

Bu şekilde bireyden aileye, aileden topluma, toplumdan devlete dönüşümün çok değil yirmi beş yıllık bir yansımasını küçücük bir hikâyede belirttim. Tabi hikâye tamamen hayali, ama hayalimin olmamasına sebep hiçbir şeyin olmadığı düşüncesindeyim.

Toplumları televizyon ile menfaat temelli tohumlar ile eğitmenin ve kaynaştırmanın mümkünü yoktur. Devletleri güçlü kılan en önemli unsur olan toplum birliktelikleri tamamen eşitlik prensiplerinin sağlandığı, adaletin güvenilir olduğu, ekonomik şartların toplumu rezil etmediği, toplumlar arasında farklılıkların fazla olduğu ama bu farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği oluşumlar ile mümkündür.

Siyasi kitlelerin ayrıştırdığı toplumların bakış açısında devleti oluşturan olguları eşitlemek mümkün değildir.

Devleti siyasileştirmek toplum adına bir intihar olur. Çünkü bu şekilde devlet farklı zamanlarda farklı siyasi kesimleri besler ve adalet ve eşitlik olguları hep bu şekilde doğru şekilde işliyor imajı verdirilerek ihlal edilir. Bu durumu düzeltmenin tek bir yolu vardır.

O da şu ki eğitimli birey yaratma modeli. Bireyin devlet için önemliliğin öğretildiği ve devleti oluşturan en önemli unsur olan bireyin, bu önemlilik ile paralel olarak, hiçbir menfaat ve taraf gözetmeksizin yaşayabileceği bir insan modeli.

İnsan yaratıldığı amaç uğruna uygun bir şekilde yaşayıp insanlığa faydalı olduğu kadar insandır.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
40 gün önce
47 gün önce
92 gün önce
110 gün önce
138 gün önce
148 gün önce
170 gün önce
218 gün önce
236 gün önce
240 gün önce
240 gün önce
257 gün önce
264 gün önce
271 gün önce
348 gün önce
362 gün önce
370 gün önce
383 gün önce
390 gün önce
397 gün önce
411 gün önce
418 gün önce
426 gün önce
435 gün önce
509 gün önce
551 gün önce
555 gün önce
573 gün önce
580 gün önce
600 gün önce
607 gün önce
621 gün önce
642 gün önce
649 gün önce
656 gün önce
666 gün önce
674 gün önce
677 gün önce
688 gün önce
712 gün önce
740 gün önce
747 gün önce
761 gün önce
768 gün önce
774 gün önce
779 gün önce
788 gün önce
799 gün önce
803 gün önce
810 gün önce
814 gün önce
821 gün önce
831 gün önce
838 gün önce
842 gün önce
844 gün önce
849 gün önce
853 gün önce
859 gün önce
863 gün önce
870 gün önce
873 gün önce
880 gün önce
883 gün önce
887 gün önce
900 gün önce
904 gün önce
911 gün önce
922 gün önce
926 gün önce
940 gün önce
943 gün önce
950 gün önce
957 gün önce
971 gün önce
1034 gün önce
1041 gün önce
1055 gün önce
1062 gün önce
1076 gün önce
1090 gün önce
1097 gün önce
1124 gün önce
1133 gün önce
1146 gün önce
1153 gün önce
1174 gün önce
1195 gün önce
1216 gün önce
1223 gün önce
1230 gün önce
1237 gün önce
1244 gün önce
1259 gün önce
BELEDİYE ÇALIŞMALARINDAN MEMNUN MUSUNUZ?
sanalbasin.com üyesidir

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=