Lütfen bekleyin..

MUHAMMED FURKAN

ŞARİSTAN’IN GÖZLERİ

22 Mayıs 2019, 18:23 - Okunma: 1491

Arş-ı âlemi seyreden Musa, öteyi anlamanın lezzeti ile kendinden geçince, rabbim seni görmek istiyorum dedi ısrarla. Sen beni göremezsin dedi Allah-u Teâlâ. Israr etmeye devam edince Musa, Allah-u Teâlâ ona dağın başına bakmasını söyledi. İnfilak eden dağın korkusuyla Musa kendinden geçti, bayılıp düştü.

Kendine geldiğinde; rabbim seni bütün noksanlardan tenzih ederim, sana sonsuz hamt ve şükrederek tövbe ederim, dedi.

İnsan gördüğü yere yönelir, gördüğünü fark eder ve ancak tam olarak gördüğünü anlar. Görmekte ki manayı irdelediğimiz vakit, karşı karşıya kaldığımız şey ummanın derinliği kadar uçsuz bucaksız ve sahra çölüne düşmüşlerin hissettiği sonsuzluk hissine benzer bir hal yaşamamıza sebep oluyor. Yaşamlarımızın içerisinde gösterdiğimiz reaksiyonların en birincil sebebi neyi nasıl gördüğümüzdür. İstisnasız, insan her vakit en net gördüğüne doğru yol alır. Şairlerin şiirlerinde tekrarlayarak vurguladığı aşk hissi, çoğunlukla görmekle başlar. Görülen de sıklıkla göz olur ki; orada göz hem görülür hem de gösterir olduğu içindir. Âşık yârin gözlerini görür kendinden geçer, yârin gözleri aşığına yüreğinde ki manayı gösterir. Âşık manayı gördüğü vakit, hakikati fark eder.

Hz. İbrahim, neye iman edilirin sırrını aradığı vakit, ilk zamanlarda en çok görülenlere; Güneş, ay ve yıldızlara yöneldi. Çünkü onlar çok parlıyorlar, parlaklıklarından ötürü de onları görmek kolaylaşıyordu. Sonra farkına vardı İbrahim, güneşin de ötesinde bir mana olmalı dedi. Işığın kaynağına yöneldi.  Güneş en çok parlar, her şeyi gösterir ama biz bunun farkında değilizdir de ki asıl görmemiz gerekilen şeyin parlayan bir nesneden daha fazla bir şey olması gerektiğine kanaat getirdi. İnsan güneşin aydınlığında görülenleri görür. Hâlbuki asıl mana ışığın geldiği yerde, ışığın kendi içinde ve onun da ötesindedir.

İnsan gördüğüne inanır, hâlbuki o bütün görülenleri gösteren vardır. Yani İbrahim’in arayışından bir sonuca varmak gerekirse yıldızlardan, aydan ve güneşten de daha parlak olan vardır. Her şey bir yaratıcının yarattığıydı ve yaratılmışlar her halleri ile yaratıcıyı gösterirdi?

Tohumun filiz oluşu, bulutlardan dökülen yağmur, balığın hikâyesi, karıncanın telaşı ve insanın dünyaya dört kolla sarılmasına rağmen mezarda son buluşu, hepsi başka bir şeyi gösterir, insan ise inandığını görür.

Şaristan’ın Gözleri adlı kitapta görmenin hikâyesi yazıldı.

Şaristan, insanı uyanmaya davet eder. Bakıp geçilen birçok şeyin görülmeye değer olduğunu hatırlatır. Şaristan’ın kendi nalına, değerlerine ve yaratılışına duyduğu saygı, bizim hoyratça giyip, kullandığımız elbise ve eşyalara, sahip olduğumuz değerlerimize, yaratılış amacmıza karşı ne kadar sorumsuz ve saygısız olduğumuzu bize öğretecektir.

Zerreyi göremeyenlerin, inci bulma şansları asla yoktur.

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
296 gün önce
541 gün önce
877 gün önce
902 gün önce
910 gün önce
918 gün önce
961 gün önce
1050 gün önce
1064 gün önce
1088 gün önce
1112 gün önce
1113 gün önce
1119 gün önce
1126 gün önce
1133 gün önce
1151 gün önce
1158 gün önce
1169 gün önce
1179 gün önce
1203 gün önce
1228 gün önce
1263 gün önce
1298 gün önce
1318 gün önce
1318 gün önce
1395 gün önce
1401 gün önce
1406 gün önce
1409 gün önce
1414 gün önce
1416 gün önce
1420 gün önce
1422 gün önce
1462 gün önce
1477 gün önce
1479 gün önce
1483 gün önce
1490 gün önce
1497 gün önce
1543 gün önce
1576 gün önce
1577 gün önce
1632 gün önce
1672 gün önce
1700 gün önce
1750 gün önce
1861 gün önce
1870 gün önce
1871 gün önce
1889 gün önce
1891 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=