Lütfen bekleyin..

İZZETTİN İÇİN

EKİP, RUH VE HEYECAN DEMEKTİR

21 Haziran 2019, 15:15 - Okunma: 1508

Bugün işe gelir gelmez ilk yaptığım şey, oturup halen çalışanların listesini çıkarmak oldu. Planladığım değişikliklere ve yapmak istediğim işlerlerle ilgili kimi, nereye yerleştireceğime yavaş yavaş karar vermeliydim.

Bir süredir edindiğim izlenimler ışığında,  oluşturmaya çalışacağım takımı,  uygun yerlere yerleştirmeye başladım. Kişinin kabiliyetine göre yerleştiriyordum. Bunu yaparken hissi davranmamak gerekirdi.

Bu yaptığım yerleştirme kesin değildi. Sadece bir başlangıç olacaktı. Takımı yerleştirdikten sonra çalışmaları takip edecektim. Hangi bölümde aksaklık olursa, oraya farklı birini yerleştirecek ya da oradakini yönlendirmeye ve da motive etmeye çalışacaktım. Buna rağmen olmazsa yerini değiştirecektim.

Bu arada, herkesin,  çalıştığımız kurumun çalışma şartlarını, imkânlarını, hedeflerini bilmesi gerekirdi. Bu eğitim çalışmalarını da kısa toplantılarla ve ayrıca ferdi olarak yapacaktım.  Eğer ekip elemanları aynı hedefe kilitlenmemiş ve aynı heyecanı duymuyorsa ekip ruhu oluşmamış demektir. Ekip, birkaç kişinin bir araya gelerek iş bölümü yapması değildir. Bu hususta en büyük hata burada yapılmaktadır.

Yeri gelmişken kurumsallaşmanın da çok yanlış anlaşıldığını söylemek isterim. Bir firmada, yeni servisler açmak, yeni görev bölümleri açmak kurumsallaşmak değildir. Kurumsallaşabilmek için temel şart, firma çalışanlarının ortak hedefte birleşmeleri ve hedefe giderken aynı heyecanı paylaşmalarıdır. Burada, şeffaf olmak gerektiği anlaşılıyor. 

Çalışanların bana güvene duymaya başladıklarını hissediyordum. En azından şimdilik, samimi olduğuma inanmışlardı.       

Daha önce yazdığım gibi, oluşturulan gruplaşmalar çözülmeye başlamıştı. İlk başta iyi niyetli olanlar takıma ayak uydurmaya başlamışlardı. Diğerlerine de gerekli mesajlar veriliyordu. Ya olacak... Ya olacaktı.

Herkesin önünü açtım. İhtiyaçlarını anında giderdim. Yürümeye niyeti ve kabiliyeti olanlar ilerleyebilecektir.

Yapacak çok işimiz vardı. Dedikodu dinleyecek, mazeretler uyduracak zamanımız yoktu.

Kısacası, herkesin kucağındaki marifetleri göstermesinin zamanı gelmişti. Ortamı da hazırdı. İşini beceren, fikirler üretenler ile gününü öylesine geçirmeye niyetli olanlar, bu takım çalışmaları sırasında ortaya çıkacaktı.

Ölçümüz,  verimlilik ve iş bitirme olduğundan, kimse kimseyi kandırmayacaktı. Çalışkan ile tembellik yapanlar kendiliğinden ortaya çıkacaktı. Artık kimsenin göze girmek için kendisini anlatmasına ve hele yağcılık yapmasına gerek yoktu.

Takımı yerleştirdikten sonra, tabir yerindeyse kampa girecektik. Futbol takımlarının yaptığı gibi, antrenmanlar yaparak kimin nerede daha verimli olacağına zaman içinde karar verecektik.     

Mesela, sağ ayağını iyi kullanamayanı asla sağ tarafta oynatmayacaktık.

            

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Kenan
29 gün önce
Bu konulara devam
Yazarın Diğer Yazıları
116 gün önce
179 gün önce
190 gün önce
215 gün önce
218 gün önce
223 gün önce
230 gün önce
249 gün önce
328 gün önce
350 gün önce
393 gün önce
427 gün önce
438 gün önce
440 gün önce
466 gün önce
469 gün önce
473 gün önce
558 gün önce
565 gün önce
568 gün önce
581 gün önce
592 gün önce
603 gün önce
609 gün önce
635 gün önce
655 gün önce
657 gün önce
683 gün önce
685 gün önce
687 gün önce
755 gün önce
760 gün önce
791 gün önce
820 gün önce
823 gün önce
840 gün önce
847 gün önce
851 gün önce
852 gün önce
868 gün önce
890 gün önce
922 gün önce
924 gün önce
930 gün önce
931 gün önce
960 gün önce
968 gün önce
970 gün önce
990 gün önce
1002 gün önce
1012 gün önce
1040 gün önce
1091 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=