Lütfen bekleyin..

FATİH ERDOĞAN

YAŞAM KALİTESİ VE MUTLULUĞUN GİZLİ SIRRI

13 Şubat 2020, 14:16 - Okunma: 1465

Yaşamı kısaca anlatmak gerekirse, hayatımızda doğumdan ölüme kadar uzanan yolculuktur. Bu yolculuktaki temel amacımız da mutlu olmaktır. 
Hatta şiirlerimizde şarkılarımızda bile "Dualar eder insan mutlu bir ömür için" diyoruz. Çünkü yaşama amacımız mutlu olmak, peki mutlu olmayı ona ulaşmak için nelere ihtiyacımızın olduğunu biliyor muyuz. 
Benim hep özlediğim, imrendiğim bir insan tipi vardır. 
Her ne olursa olsun bardağın dolu tarafını görebilen olumlu bakan ve mutlu olmak için bir sebep bulabilen insanlar. 
İşte hayattan zevk alabilen insanlar bunlardır. 
Bizler ise en ufak olaydan kendimize üzülecek, modumuzu düşürecek bir şey bulabiliyoruz.  Bunda elbette kişinin yetiştiği çevrenin etkisi de vardır. 
Sürekli tartışmanın, kavganın içerisinde büyüyen birisinden nasıl bu kadar pozitif kalmasını bekleyebiliriz ki…
Asıl sorumuza gelecek olursak, insanın içini kemiren bir sorudur: Neden? 
Sorusu Sürekli kendimize bu soruyu sormaz mıyız? 
Çünkü her şeyin bir sebebi olduğunu düşünürüz. 
Peki mutlu değilsek bunun sebebi ne? 
Serotonin mi salgılayamıyor vücudumuz? 
Bana soracak olursanız bunun sebebi biz insanoğlunun doyumsuzluğudur. 
Bunun için ne istediğimizi bilmeliyiz ne derece istediğimizi bilmeliyiz. 
Ne zaman istediğimizi elde ediyoruz işte o zaman mutlu olabiliyoruz. 
Bu da demek oluyor ki ne kadar çok şey arzu edersek mutlu olabilme ihtimalimiz o denli azalıyor. 
Ne kadar az hırsımız ne kadar az isteğimiz varsa o derece mutlu oluyoruz bence.
Örnek verirsek ortalama kalitede bir cep telefonu alıyoruz bu bize bir süreliğine mutluluk veriyor evet ancak daha sonra daha iyisi ve çok daha pahalısı çıkıyor. 
Biz onu almak istiyoruz ve bu her zaman mümkün olmuyor ve bunun sonucu nedir tabi ki mutsuzluk.  
Neden elimizdeki ile yetinemiyoruz neden ihtiyacımızı gördüğü halde daha fazlasını istiyoruz? 
Popüler kültür mü?
Gösteriş merakı mı?
Diğerlerinden farklı olabilme hırs ve arzusu mu? 
Bana sorarsanız bunların hepsi.  
Hep daha fazlasını isteriz peki nereye kadar?
Bunun bir sonucunun olmayacağını bilmiyoruz. 
Bu sona ermeyecek her zaman daha iyisi üretilecek, daha iyisi olacaktır. 
Bence mutlu olmamızın sırrı iki şekilde mümkün. 
Birincisi eğer başarabiliyorsak bizi mutlu edecek şeyi kendi ellerimizle kazanacağız. 
Hiç kimseden beklemeden. 
Bu ne olursa olsun çalışıp onu elde edeceğiz. 
Yok eğer bunu yapamıyoruz o zaman da yapılacak şey mutluluk eşiğimizi düşüreceğiz. Elimizdeki ile yetinmeyi öğreneceğiz. 
Sahip olduklarımızın aslında bazılarının hayallerini süslediğini bileceğiz.
Gece boyunca kar yağışı yaşandı mesela şehirlerimizde.
dileyen kar topu oynadı dileyen karda, romantik yürüyüş yaptı sevdiğiyle.
Peki hiç düşündünüz mü Elazığ ve Malatya'da o karın altında çadırda yaşayan insanları?
çoğu aile “bize şu ev yetmiyor burasını sevmedim” ya da “şurası eksik beni sarmadı” demiş olabilir ama insanlar karın altında çadırda yaşıyor.
Bunları da düşünmemiz gerekiyor.
Konusu geçmiş iken bir kez daha deprem de vefat edenlere Allah'tan rahmet yaralılara acil şifa diliyorum.
Onun için bolca şükür etmeliyiz.
Hep daha fazlasını arzularsak hiçbir zaman mutlu olamayacağız.
Bizlerin en nihayetinde amacımız mutlu bir hayat sürmek değil midir? 
Niçin okullara gidiyoruz, ne uğruna akşamlara kadar çalışıyoruz, çabalıyoruz. 
Tabi ki hiç kimselere ihtiyaç duymadığımız, kendi ayaklarımızın üzerinde sapasağlam durabileceğimiz, kısacası mutlu olabileceğimiz bir hayat kurmak için değil mi?  
O zaman bu süreçte mutlu olmayı da bilmeliyiz. 
Bunun nasıl olacağını öğrenmeliyiz.
Sonuç olarak Belki de mutlu olmanın sırrı ne için var olduğumuzu ve neden bu hayatta yaşadığımızı anlayabilmektir. 
Tabi bu her zaman mümkün olmuyor elbette. 
Ama unutmamak gerekir ki maddi hazların peşinde olduğumuz sürece mutsuz oluruz.
Çünkü aynı anda her anlamda bütün bir şekilde mükemmeli yakalamak pek de mümkün değildir. 
O yüzden mutluluğun gizli sırrını unutmamak gerekir. 
Ya kendimiz yapacağız ya da potansiyelimizi unutmadan çıtayı biraz daha aşağıya çekeceğiz ama aşağı çekince de üzülmeyin bazen hayattaki olumsuz tecrübeler olumluya hızlıca götüren en büyük kilit noktasıdır. 
Kendinize her zaman güvenin çünkü mutluluk aslında çok yakın sadece biraz çaba gerektiriyor. 
Okuduğunuz için teşekkür ederim sağlıcakla kalın...

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=