sex izlebodrum escortalanya escort bayan
sex izle
bodrum escortalanya escortescort antalya
Lütfen bekleyin..

SENA PARLAR

YAZDIM GİTTİ…

29 Kasım 2020, 12:29 - Okunma: 1148

Gözümü diktiğim o dağlar, tavşanın küskünlüğüne bihaber olduğundan bu yana gözümden düşen dağlardır. 
Bir insanı anlamak için ölmesini beklemeyin. Onu anlama gayretini henüz yaşarken gösterin. Hayatta olan insanın ruhuna Fatihalar okuyup, ölmüş olanın ardından dilinizde küf tutmuş sevgi sözcüklerinizi sıralıyorsunuz.

İnsan yaşarken sevilir. Göğe yükselmiş bir ruhu okşamak en az Firavun’untevbesi kadar geç kalınmış bir eylemdir.
Bir arkadaşa bakıp çıkacağımız misafirlik hayatlarımızda Rabbimizin takdiri ile bir müddet daha oturuyoruz. Bir gün batımı süresi, oyunda sırasını bekleyen bir çocuğun bekleyiş müddeti ömrümüz.  Ölüm soğuğunu sıcak tenine yakıştırmaz insan. Bir afet haberinin isimsiz mektubu misali… 

Kimseler alınmaz üzerine… Sanır ki ateş hep komşunun ocağına düşer. Sanır ki ateşten payına düşen acı, tabağındaki helva kadardır. Sonra bir ferahlık kaplar içini. Ateşten azad olmuş yüreğinin minnetini ocağına ateş düşmüşe duyar. Bu minnet biraz da kendisinin de başına gelebilecek bir hadiseyi yüklenen sırtın kamburuna bir şükrandır. Bilmez insan bir gün aynı yükün onu da bulacağını. Yaşanmışlığın kanıtının sırtında taşıdığı kamburlar olduğunu.
Bir zaman bir yerde bir şeyler koptu. 
Bir sazın tellerini koparır gibi içimizde her biri başka tını olan sesleri kopardılar. 
Umudun, hüznün, dürüstlüğün, aşkın tınısı… 

Haksızlığın gürültüsü adaletin sessizliğinden korkar. 
Seslerimizden korktular ve tınılarımızı kopardılar. 
Bunu yapanlar dalındaki bir çiçeği hoyratça koparmakta beis görmeyen ellerdi. 

Bizi bizden çalan bu eller hırsla eşelerken günleri bu ellere bir namahrem eli olarak dünya değmişti. Ve bu eller bu dokunuştan zerre kadar hicap duymamıştı. 
Vaadedilen daha güzel günlerin bedelini kendiliğimizi satarak ödemiştik bile. 

Ama o güzel günler, güzel atlara binip giden iyi insanların diyarında dönmekteydi. 
Her şeyimiz vardı. 
Kendimiz yoktuk. 

Apoletlerimizle süslediğimiz omuzlarımıza biri dokunsa ağlayacaktık. Tüm madolyanlarını layık gördüğümüz gururlu çehrelerimiz aynalara küseli ne kadar olmuştu? 
Sayamadık.

Boğazımızdaki düğümleri çözmeye anlatmadan anlayacak basiretli bir çift göz yeterdi. 
Ama gözler imtinayla bir göze denk düşmekten kaçınır olmuştu. 
Neydi çekindiği? 

Kendi gözlerini bir başkasından görmek mi? 

Dehşetini izlemek mi… 
İnsanlık sırrını saklayan her gözden bir kaçış mı… 
Bilinmez.

 

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
deniz
48 gün önce
Sena hanım sizle bir saat dertleşsek hiç derdim kalmayacak gibi sizi çok seviyorum Allah kaleminize zeval vermesin.
Bayram Kunek
49 gün önce
Hanım kızımız seni ve yazılarını çok seviyoruz.
Lütfen daha sık yazmaya gayret et.
Sağlıcakla kal, Allaha emanet ol!
Yazarın Diğer Yazıları
24 gün önce
30 gün önce
73 gün önce
93 gün önce
109 gün önce
114 gün önce
161 gün önce
181 gün önce
186 gün önce
208 gün önce
212 gün önce
219 gün önce
223 gün önce
226 gün önce
237 gün önce
279 gün önce
323 gün önce
327 gün önce
344 gün önce
399 gün önce
412 gün önce
434 gün önce
446 gün önce
483 gün önce
485 gün önce
488 gün önce
499 gün önce
552 gün önce
555 gün önce
559 gün önce
563 gün önce
566 gün önce
576 gün önce
587 gün önce
605 gün önce
612 gün önce
615 gün önce
616 gün önce
639 gün önce
640 gün önce
684 gün önce
747 gün önce
784 gün önce
835 gün önce
862 gün önce
869 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=