Lütfen bekleyin..

HATİCE TÜRKAN

NE YANİ BARIŞACAK MIYIZ ŞİMDİ?

13 Mart 2015, 20:00 - Okunma: 3310

Efendim, hava mis... Nasıl mis olmasın ki, güneş, düpedüz kıyak geçiyor bize.

Kışın ortasında yazı yaşatıyor. Ve ben, pencereme kanadı değen kuşun sesiyle uyanıyorum bu sabah. Belli ki yolunda gidecek bir şeyler.

Tam da 28 Şubat darbesinin yıldönümünde, ülkede sevindirici bir gelişme yaşanıyor.

Aynen kışın ortasında açan güneş gibi...

Ve hükümet ile HDP ortak basın açıklaması yaparak PKK’nin silah bırakacağını açıklıyor.

Hemen ardından internet siteleri ve gazetelerde silah bırakma ile Doğu ve Güneydoğuda büyük atılımlar yaşanacağı, istihdam, turizm, eğitim ve sağlık gibi alanlarda hızlı bir ilerleme kaydedileceği ne dikkat çekiliyor.

En önemlisi, yıllarımızı alan, ömürlerimizi çalan savaş sürecinin sonuna yaklaşıldığına ve artık cenaze haberleriyle yatıp kalkmayacağımıza dair umutlar yeşeriveriyor içimizde.

Ne yani, barışacak mıyız şimdi?

Cenazeleri karşılamayacak, annelerin yürek burkan ağlamalarına şahit olmayacak mıyız yani?

Ne diyebilirim ki, bunlar güzel umutlar…

Zira savaştan en fazla etkilenen bölge halkı olarak alışkınız umut etmelere.

Bu halk ki, cenazesini karşıladığı gün, Roboski’de 34 canını yitirdiği gün, canından can gittiği gün bile intikam söylemleri yerine barış sözcükleri döküldü dilinden.

Bu halk, barışa bu kadar aşık işte.

Şimdi yine delice sevinecek, umutlarımızı büyüttükçe büyütecek, bayram havası içine gireceğiz muhtemelen.

Hak ettiğimiz sevinçler bunlar… Hiç hak etmediğimiz acıların yanında koca bir mükâfat gibi adeta.

Gel gör ki korkular da bırakmıyor yakamızı.

Sevinçlerimiz, korkularla haşır neşir olmuş yaşadığımız coğrafyada.

Sürecin arkasında ciddi adımlarla durulacak mı?

Hükümet kanadı seçimden sonra bu kararlılığını samimi bir şekilde sürdürecek mi?

 Sürece zarar verecek hatalar yapılır mı yapılmaz mı?

Akla gelen ilk sorular bunlar ne yazık ki…

Anlayacağınız meraktayız yine...

İyisi mi, bu defa umutlarımı dizginleyip, süreci adım adım izlemeyi tercih edeceğim.

Barışın ve umutların seçime kurban edilmemesi ise yine en büyük duam olacak.

Umarım yıllardır hayalini kurduğumuz “barış ve huzur dolu bir dünya”da tek bir gün bile olsa yaşamak nasip olur ne diyeyim…

  • Bu haberi paylaşın:
UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik ve tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
18 gün önce
98 gün önce
112 gün önce
119 gün önce
119 gün önce
128 gün önce
142 gün önce
228 gün önce
297 gün önce
314 gün önce
561 gün önce
641 gün önce
645 gün önce
648 gün önce
678 gün önce
778 gün önce
791 gün önce
804 gün önce
874 gün önce
906 gün önce
952 gün önce
955 gün önce
963 gün önce
984 gün önce
1073 gün önce
1138 gün önce
1145 gün önce

bmV0aGFiZXJ5YXppbGltaS5jb20=