Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümüyle ilgili soruşturma, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan (ATK) gelen sarsıcı bir raporla yeni bir boyut kazandı. 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan 19 yaşındaki Rojin’in göğüs ve vajina bölgesinde iki farklı erkeğe ait DNA örnekleri tespit edildi. Bu gelişme, yetkililerin olayı "intihar" olarak kapatma çabalarına karşı çıkan ailenin ve avukatların cinayet şüphesi tezini somut delille destekledi.
“BAKTILAR Kİ ROJİN GARİBANDIR, İNTİHAR DEYİP ÜSTÜNÜ KAPATMAYA ÇALIŞTILAR!”
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi avukatlarından Zeynep Demir, 10 Ekim’de dosyaya giren ATK Biyolojik İhtisas Dairesi raporunu doğrulayarak, DNA örneklerinin göğüs ve vajina iç bölgesinde bulunduğunu ve bunun cinsel istismar ihtimalini gündeme getirdiğini açıkladı.
Olayın başından beri kızının intihar etmediğini savunan acılı baba Nizamettin Kabaiş, bu raporla haklı çıktığını ifade etti. Kayboluşun 101. gününde yazarımız Mine Şenocaklı’ya konuşan Kabaiş, "Baktılar ki Rojin garibandır, babası işçidir; 'intihar etti' deyip üstünü kapatmaya çalıştılar!" sözleriyle yetkililere isyan etmişti.
18 GÜNLÜK BİLİNMEZLİK VE SORU İŞARETLERİ
Rojin Kabaiş, 27 Eylül'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsü içindeki yurttan çıktıktan sonra ortadan kayboldu. Aileye haber verilmesi 17 saat sürerken, genç kızın cansız bedeni 18 gün sonra, kaybolduğu yerden tam 24 kilometre uzakta bulundu. Soruşturma dosyasındaki tuhaflıklar dikkat çekiyor:
Çelişkili İfadeler: Rojin'in kaybolmadan önce annesiyle görüntülü konuşması, oda arkadaşıyla masa tenisi planı yapması ve yanında su ile bisküvi bulundurması, intihar tezini çürütüyor.
Van Gölü Suyu: Bölge milletvekilleri ve uzmanlar, Van Gölü'nün sodalı suyu nedeniyle bir cesedin 18 gün boyunca sağlam kalamayacağını belirtiyor. Ayrıca cesedin bulunduğu yere akıntıyla sürüklenmesinin coğrafi olarak zor olduğu vurgulanıyor.
Darp ve İzler: Baba Kabaiş, kızının cansız bedeninde darp izleri, ayak bileklerinde yara izleri ve kazağına yapışmış kuru otlar gördüğünü, ancak otopsi raporunda bunların "doğal ölüm morluğu" olarak geçiştirildiğini iddia ediyor.
VALİ'NİN SÖZLERİ YARALADI: "İNANMIYORUM DEDİM"
Baba Nizamettin Kabaiş'in en büyük tepkisi, cenazeyi morgda gördüğü günkü Van Valisi'nin tutumuna. Kabaiş, Vali'nin kendisine "Senin kızın suyun içinden çıktı. Belli ki intihar etmiş" dediğini aktararak, "Ben de gözünün içine bakıp 'Nereden belli ki? Bana delil göster inanayım. Senin delilin var mı? Yok!' dedim. O kadar acı çekerken bana bu muameleyi yaptı," ifadeleriyle isyanını dile getirmişti.
HUKUK MÜCADELESİ BÜYÜYOR
DNA raporunun dosyaya girmesiyle, başta Diyarbakır Barosu eski Başkanı Nahit Eren olmak üzere 11 ilin barosu Rojin Kabaiş davasına sahip çıktı. Avukatlar, yeni deliller ışığında soruşturmanın seyrinin değişmesini, intihar şüphesinin kesin olarak ortadan kalkmasını ve faillerin bulunması için dosyaya getirilen kısıtlılık kararının kaldırılmasını talep ediyor.
Ailenin tek dileği, "gün ışığı" anlamına gelen kızlarının ölümündeki karanlık perdenin aralanması ve Türkiye'deki şüpheli kadın ölümlerinin bu kez örtbas edilmemesidir.