ARICILARIMIZIN YÜZÜNÜ GÜLDÜREN BIR SEZON OLDU
Eğriçayır balının hasat sezonunun sona ermesi ile ilgili konuşan Ekmen, “Dünyanın en kaliteli ballarından biri olarak bilinen Eğriçayır balının bu yılki hasadı tamamlandı. Kuraklığın gölgesinde geçen bir sezon olmasına rağmen, arıcılarımızın özverili çalışmaları ve doğanın bereketi sayesinde oldukça verimli bir hasat süreci yaşandı. Bu yılki üretim hem kalite hem de miktar açısından beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Yıllardır Toroslar’ın eşsiz florasında üretilen Eğriçayır balı yöre halkı için sadece bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda bir gurur vesilesi olmaya devam ediyor. Arıcıların yüzünü güldüren bu verimli sezon, hem bölge ekonomisine katkı sağlayacak hem de sofralara şifa taşıyacaktır” dedi. Devamla Ekmen, Mersinli arıcının emeğinin gerçek değerini bulabilmesi için Eğriçayır balının marka bilinirliğin artması ve gerçek ekonomik değerini bulması için çalışamalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.
MERSIN’IMIZE, DÜNYADAKI EN IYI ÖRNEKLERLE REKABET ETMEK YARAŞIR
Eğriçayır Yaylası’nda üretilen balın aktivite değerinin belirlenmesiyle ilgili olarak Ekmen, “Mersin bir kez daha bir ilke imza attı. Eğriçayır Yaylası’nda üretilen balın toplam aktivite değeri tespit edildi ve bu, Türkiye’de bu alanda yapılan ilk bilimsel çalışma oldu. Mersin Üniversitesi ile iş birliği içinde gerçekleştirilen bu araştırma, Toroslar’daki Eğriçayır Yaylası’ndan çıkan balın benzersiz değerini ortaya koydu. Mersin Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mahir Turhan’ın da belirttiği gibi, bu balın şifa derecesi oldukça yüksek ve dünya çapında Avustralya ve Yeni Zelanda gibi önde gelen ballarla yarışıyor. Mersin’imizin, dünya standartlarındaki en iyi örneklerle rekabet etmesi son derece gurur verici” ifadelerini kullandı.
TARIMDA, SANAYIDE, BILIMDE MERSIN’IN SESI OLMAYA DEVAM EDIYORUZ
Mersin’in her alanda farkını ortaya koyduğunu ve sesini her alanda duyurduğunu belirten Ekmen, “Mersin birçok alanda kendine özgü ürünlerle ve sanayide attığı yenilikçi adımlarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Vizyoner yaklaşımları ve dinamik yapısıyla Mersin, geleceğin güçlü şehirlerinden biri olma yolunda sağlam adımlarla ilerliyor. Ben de IDEF’25 fuarında Mersinli sanayicilerimizi, Mut ilçemizde yetişen zeytinyağının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alarak 37’nci ürünümüz olmasını, Mersin İdman Yurdu gibi tarihi bir spor kulübünün içinde bulunduğu durum gibi şehrimize ait ne varsa yerel ve ulusal gündeme taşımayı bir görev görüyorum” açıklamasında bulundu.