13 YILLIK HUKUK MÜCADELESİ SONUÇLANDI
Köyde bin 500 dönümlük arazinin sahibi olduğunu iddia eden bir kişinin, gerçekte yalnızca 3 dönümlük hissesi bulunduğunu belirten köylüler, bu alanın 366 hissedardan sadece biri olduğunu vurguladı. Köylülerin aktardığına göre, 2012 yılında başlayan dava sürecinde, önce tarla ve taşınmazlar için “el atmanın önlenmesi” davası açıldı. Daha sonra köy içindeki gayrimenkuller için açılan davalar iki kez zamanaşımından reddedildi. Son olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, 317, 424 ve 429 numaralı parsellerdeki üç gayrimenkul için tahliye kararı verdi. Fen bilirkişileri tarafından yapılan tespit sonrası, bu üç hane için bir ay içinde boşaltma kararı uygulanırken, tahliye sırasında taşınabilir eşyaların alınmasına izin verildi.
KÖYÜN TAMAMI BOŞALTILMADI
Köy heyeti adına konuşan Erdinç Karabulut, köy içindeki tüm parsellerin devletin hazine arazisi olduğunu, kimsenin köy içinde tapusunun bulunmadığını belirtti. Karabulut, “Köyün tamamı için tahliye söz konusu değildir. Mahkeme kararı yalnızca 3 parseldeki evler için geçerlidir. Köydeki bazı ailelerle akrabalık bağlarımız var. Her yıl gelip kendi arazilerini ekip biçiyorlar. Dönüşlerine engel olacak hiçbir durum yok. Hatta dönerlerse ilk yardım edecek kişiler biz olacağız” dedi.
ALGI OPERASYONUNA İZİN VERMEYECEĞİZ
Köy heyeti, bazı basın yayın organlarında ve sosyal medyada yer alan “Köy tamamen boşaltıldı” iddialarının gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Karabulut “Karabulut ve Biter ailelerine ait Kuşçukuru’dan İkiköprü Beldesi sınırlarına kadar 500 dönüme yakın tapulu arazi var. İddia sahibi kişinin sadece 3 dönüm hissesi bulunuyor. Bütün köyü sahiplenmesi kabul edilemez” dedi.