Saman yükleme sürecinde işçiler, müşteri talebine göre geleneksel yöntemlerle yaba kullanarak ya da makineyle preslenmiş balyaları torbalara yerleştiriyor. Hazırlanan yükler, nakliye sırasında dengeyi koruyacak şekilde kamyon kasasında istiflenerek halatlarla sabitleniyor. Bu süreç, iş güvenliği ve lojistik verimlilik açısından dikkat gerektiren bir çalışma olarak öne çıkıyor.
YÜKSEK SICAKLIK VE TOZLU ORTAM ÇALIŞMA KOŞULLARINI ZORLAŞTIRIYOR
Bölgede hava sıcaklıklarının 40 derecenin üzerine çıktığı, zaman zaman 48 dereceye ulaştığı koşullarda çalışan işçiler, yoğun toz ve fiziksel efor gerektiren bir iş yüküyle karşı karşıya kalıyor. Sezonluk olarak yaklaşık 4 ay süren çalışmalarda mesai, sipariş yoğunluğuna bağlı olarak sabah erken saatlerde başlayıp gece geç saatlere kadar devam edebiliyor. Diyarbakır’ın Bismil İlçesine bağlı Güroluk Mahallesi’nde çalışan işçilerden Suat Sevim, 6 yıldır bu işi yaptığını belirterek “Sıcak havada çalışmak çok zor. Toz ve duman işimizi daha da ağırlaştırıyor. Buna rağmen geçimimizi bu işten sağlıyoruz” dedi. Sevim, günlük kazancın iş yoğunluğuna göre 2.000 TL ile 4.500 TL arasında değiştiğini, bazı günlerde ise 5.000 TL’ye kadar çıkabildiğini ifade etti.
BÖLGESEL TEDARİK ZİNCİRİNDE AKTİF ROL
Şanlıurfa’dan gelen saman alıcısı ve kamyon şoförü Sinan İlemi, bölgeden temin edilen samanın kalite özellikleri nedeniyle tercih edildiğini belirterek “Bu iş geçim kaynağımız ancak sıcak hava koşulları işleri zorlaştırıyor” dedi. Batman’ın Gercüş İlçesinde çalışan işçilerden Veysi Bozkurt ise ekip halinde tonaj bazlı çalıştıklarını belirterek, işin fiziksel olarak zor olmasına rağmen alışkanlık kazandıklarını dile getirdi. Bozkurt, sezonun genellikle haziran ayında başlayıp eylül ayına kadar sürdüğünü söyledi. Nakliye sürecinde görev alan tır şoförleri de günlük ortalama 25-26 ton saman taşıdıklarını, sevkiyatın Van, Siirt, Şırnak, Ardahan, Muş, Erzurum ve Bingöl’e yapıldığını ifade etti.