Sıcakların vermiş olduğu bu bunaltıcı durumla yediden yetmişe hepimiz soluklanacak, serinleyecek arayışlar içine giriyoruz. Gün içinde sıcaklık tahammülü zorlarken; tarlalarda, bağ bahçelerde çalışan emekçilerimiz ya da hafta sonu, akşam üstü piknik gezi amaçlı etkinliklerde soluklanmak için insanlar Dicle kenarı, sulama kanalı, göletler, Batman Çayı gibi alanlarda ne yazık ki duyduğumu o kahredici, üzücü haberlerle karşı karşıya kalıyoruz.
Her yıl hemen hemen benzer tablolarla, acılarla karşılaşıyoruz.
“Bana bir şey olmaz,” ya da “ Ben çok iyi yüzme biliyorum.” Diyerek, sadece serinlemek veya sırf eğlence arzusuyla girdikleri o sular, bizleri o kapkara haberlerleve feryatlarla karşılaştırıyor. Geride ise yarım kalan hayaller, ömür boyu sevdiklerinde ağır yaralar dramlar oluşturan acılar kalıyor.
Sadece sormak istiyorum:
Bir anlık dalgınlık nelere mal olabiliyor?
Bir anlık serinlik, yiten bir candan daha mı önemli?
Dünyanın her yerinde akarsular, barajlar, göletler sessiz, sakin görünebilir. Ancak
Sakinliğe aldanmamak lazım. Bazen dibi belli olmayan ama çok sığ görüntülere
Denk de gelebiliriz.
Maalesef ki girdaplar suyu. Dibinden gelen gizli akıntılar, balçıklar, aniden derinleşen zeminler en tecrübelileri çaresiz bırakacak yapıda olurlar.
Çok iyi biliyoruz ve kabul etmeliyiz ki;
“nehirde yüzmek ,havuzda yüzmek gibi değildir.”
Doğa güzellikleri ile ne kadar cezbedici olsa da güzel olduğu kadar acımasız da olabilir ve tedbirsiz insanı es geçmez.
Doğanın güzelliği gibi, acımasız yanı da vardır.
Batman halkı olarak her yıl tekrarlanan bu tarz trajedilere karşı birlik olarak bilinçlendirme çalışmaları kapsamında üzerimize düşen görevi yapmak zorundayız.
Acı senaryolarla karşılaşmamak adına henüz hayatının başında olan gençlerin ve çocukların nehirlerden, sulama kanallarından, baraj göletlerinden uzak tutmalıyız. Onları bıkmadan, usanmadan uyarmak, tehlikenin vehametini detaylıca anlatmak hepimizin en vicdani görevidir.
Unutmayalım ki; gezmek, hava almak, doğayla iç içe olmak her bireyin hakkıdır. Ancak alınan önlemler ve bilinçli bir duruş, bir anlık dikkat ile can kurtarır.
Bilinç sahibi her birey, farkındalık sahibi her genç, gelecek için bir köprü, yarınlarımız için umuttur.
Yeter ki duyarlı olalım; bireysel ve toplumsal sorumluluklarımızdan kaçmayalım. Unutmayalım, her birimizin tek bir deyimi, bir söylemi tek bir kişiye bile duyarlılık kazandırıyorsa, biz toplum için en doğru olanı yapıyoruz demektir.