<h3>ÖYKÜLERİMLE UZAKTAKİ BİR GEÇMİŞE BAKTIM</h3> <div>Gazetecilik, köşe yazarlığı ve sendikacılık geçmişinin ardından yazarlığa adım atan Salih Erol, kitabında ağırlıklı olarak geçmişe odaklanan hikâyelere yer verdiğini belirtti. Erol, öykülerin zaman zaman günümüze de dokunduğunu ifade ederek <strong>“Öykülerimle uzaktaki bir geçmişe baktım. Ama arada bir günümüze bakmayı da ihmal etmedim. Hep geçmişin peşinden gitmiyor muyuz? Bizi şekillendiren geçmiş değil mi? Ben de çocukluğuma indim, çocukluğumun anlatılarına söz verdim”</strong> dedi.</div> <h3>HER HİKÂYENİN BİR HATIRASI VAR</h3> <div>Kitapta yer alan her öykünün kendi içinde bir tarih ve anı barındırdığını söyleyen Erol, karakterlerin ve temaların çeşitliliğine dikkat çekti. Eserle ilgili bilgi veren Erol, bazı öyküler hakkında da detay paylaştı. Kapak görseline de konu olan<strong> “Babaannemin Sandığı”</strong> öyküsünün bir dönemin kapanışını anlattığını ifade etti. “Ceylan” adlı öyküsünde 1990’lı yıllardaki faili meçhul cinayetlere ve “beyaz Toros”lara değindiğini belirten Erol, Ferhat’ın kayboluşunun ardından nişanlısı Ceylan’ın yaşadıklarını merkezine aldığını söyledi. “Hülya” öyküsünün çocukluk dönemine ait bir aşk hikâyesi olduğunu aktaran Erol, aynı zamanda çocuk gelin gerçeği ve töre olgusuna da değindiğini ifade etti. “Mendil” adlı öykünün 2024 Hüseyin Çelebi Öykü Ödülü’nü kazandığını hatırlatan Erol, kitapta toplam üç ödüllü öykü bulunduğunu söyledi. Kitaba adını veren “Adlar Ağacı” öyküsünün ise özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erol, bu hikâyenin çocuklukta yaşanan bir olayın insan hayatını nasıl şekillendirdiğini anlattığını belirtti. Erol “Adlar Ağacı tek başına bir ağaç değil, bir kader, bir gelecek, bir an ve bir yaşamdır. Kitabın temel meselesi insanın geçmişiyle kurduğu bağdır” dedi. tüm kitap evlerinde satışa sunulacak olan Adla Ağacı, online olarak da temin edilebilecek.</div>