<div>Yılmaz “<strong>Sudan’da insanlar açlığa, susuzluğa ve ölümün soğuk yüzüne terk ediliyor. Bu sessizlik, insanlığın vicdanında kara bir lekedir. Sudan’da özellikle güney bölgelerinde yaşanan silahlı çatışmalar artık bir iç savaş boyutunu aştı. Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar hedef alınıyor. Hastaneler, okullar bombalanıyor. İnsanlar zorla yerinden ediliyor, köyler yakılıyor. Bu tablo, modern dünyanın ortasında yaşanan bir insanlık trajedisidir. Birleşmiş Milletlerin görevi sadece rapor hazırlamak değil, insanlığı korumaktır. Sudan’daki sessizlik, adeta onaylanmış bir vahşeti andırıyor. Bu, insanlık tarihine utançla geçecek bir durumdur. Sudan’da yaşananlar sadece bir ülkenin iç meselesi değil, insanlığın ortak meselesidir. İnsan hakları savunucuları ve özgür dünya ülkeleri artık bu tabloya sırtını dönememeli. Sudan’da yaşanan katliamlar, yeni bir Ruanda’ya dönüşmeden durdurulmalıdır. Suçluların cezalandırılması, mağdurların sesi olmanın ilk adımıdır. Sudan’da yaşanan bu felaketin failleri cezasız kalmamalıdır. Dünya, Sudan’da adaletin yeniden tesis edilmesi için birlikte hareket etmelidir</strong>” dedi.</div>