<div>Valilik himayelerinde, Kaymakamlık ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen söyleşiye, 1960'lı yıllarda yapılan restorasyonda, pencerenin yerinin değişmesi sonucu düzeneğin izlenemez hale gelmesi üzerine sistemin yeniden işler hale gelmesi için 2011 yılında yapılan çalışmalarda koordinatör olarak görev alan Başkent Üniversitesi emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Işık katıldı.</div> <div>İl Milli Eğitim Müdürlüğü Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen söyleşide konuşan Prof. Dr. Işık, İsmail Fakirullah Hazretleri ve İbrahim Hakkı Hazretleri'nin insanları Tillo'ya davet eden parametreler olduğunu belirtti.</div> <div>"Bu iki özel şahsiyet arasında bilindik mürşit mürid ilişkisinden de öte anlayabilirsek eğer farklı başka bir şey daha vardır. Anlamı bizlere miras olarak bırakılmak istenen kadirşinaslıktır." ifadelerini kullanan Işık, "İbrahim Hakkı Hazretleri, mürşidine olan vefa duygusunu çok özel bir sistem olan ışık düzeneğiyle aktarmak istemiştir. Herkes de bunu görmeyi arzulamaktadır. Onun sistemin sırrını taşıyan, 'Yeni yılın ilk güneşi hocamın başının üzerine doğmazsa ben o güneşi neyleyeyim?' sözü de oldukça anlamlı." dedi.</div> <div>Işık, İbrahim Hakkı Hazretleri'nin hem tasavvuf ve hem de temel bilimler alanında kendisini üst noktaya taşıyacak donanımda ilk temel eğitimini aldığı mürşidi İsmail Fakirullah Hazretleri için tasarladığı sistemin yalnızca ekinokslarda gerçekleştiğine işaret ederek, şunları kaydetti:</div> <div>"Güneşin ekvatora dik düştüğü 21 Mart ve 23 Eylül günlerinde Botan Çayı Vadisi'nden doğan güneşin ilk ışıkları daha henüz Tillo'nun sokakları alacakaranlık içindeyken türbe önündeki kule içine yerleştirilmiş bir yansıtıcıya çarparak türbe içindeki hocasının kabri üzerine düşmekte ve onu aydınlatmaktadır. 1960'lı yılların başlarında gerçekleştirilen sözüm ona bir restorasyon sonrası sistemin artık çalışmadığını da öğreniyorsunuz. 2011 yılında farklı üniversitelerden bir araya gelen bilim insanlarının yaptıkları çalışmayla sistem yeniden aktif hale getirildi."</div>