<h2>Hasankeyf’in Sular Altında Kalan Hikâyeleri: Göç Eden Ailelerin Anıları</h2> <h3>12 Bin Yıllık Tarihin Sessizliği</h3> <div>Batman’ın Dicle Nehri kıyısında yer alan <strong>Hasankeyf</strong>, yaklaşık <strong>12.000 yıllık geçmişiyle</strong> Mezopotamya’nın en eski yerleşimlerinden biriydi. Ancak Ilısu Barajı’nın tamamlanmasıyla birlikte bu kadim şehir, 2019’dan itibaren sular altında kaldı. Yalnızca taş yapılar değil, <strong>insanların belleği, çocukluk anıları, komşuluk ilişkileri ve kültürel pratikleri</strong> de göçle birlikte dağıldı.</div> <h3>Göç Eden Ailelerin Tanıklıkları</h3> <div>Baraj sonrası göç eden ailelerle yapılan görüşmeler, <strong>zorunlu göçün yarattığı derin duygusal izleri</strong> ortaya koyuyor:</div> <div><strong>Bedia (70)</strong>: “Benim çocukluğum mağaralarda geçti. Dicle’nin sesine uyanırdık. Şimdi ne suyun sesi var ne de komşularım. Yeni yerleşim yerinde evim var ama ruhum Hasankeyf’te kaldı.”</div> <div><strong>Mehmet (45)</strong>: “Geçimimizi balıkçılıkla sağlardık. Baraj gölü geldi, ama bizim balıklarımız, bizim kıyımız yok artık. Çocuklarım yeni okulda yabancı gibi.”</div> <div><strong>Zehra (32)</strong>: “Düğünlerimiz, bayramlarımız hep o taş sokaklarda olurdu. Şimdi apartmanların arasında aynı coşkuyu bulamıyoruz. Kültürümüzü yaşatmaya çalışıyoruz ama mekân olmayınca zor.”</div> <h3>Kültürel Hafızanın Kaybı ve Direnişi</h3> <div>Göç eden aileler, <strong>Hasankeyf’in yalnızca taş yapılardan ibaret olmadığını</strong>, aynı zamanda <strong>yaşayan bir kültür</strong> olduğunu vurguluyor. Yeni yerleşim alanlarında kurulan dernekler ve belgesel projeleri, bu hafızayı canlı tutmaya çalışıyor. Örneğin, “<strong>Demans</strong>” adlı belgesel, göç eden ailelerin anılarını kayıt altına alarak <strong>kolektif hafızayı korumayı</strong> amaçlıyor.</div> <div>Kültürel miras uzmanları, baraj projelerinin yalnızca tarihi eserleri değil, <strong>toplumsal dokuyu da yok ettiğini</strong> belirtiyor. Göç eden ailelerin yaşadığı uyum sorunları, <strong>ekonomik geçim sıkıntıları</strong> ve <strong>kimlik kaybı</strong> en çok dile getirilen sorunlar arasında.</div> <div>Hasankeyf’in sular altında kalması, yalnızca bir coğrafi değişim değil; <strong>insanların belleğinde açılan derin bir yara</strong>. Göç eden ailelerin anlattıkları, bu yaranın unutulmaması için birer tanıklık niteliğinde. Onların hikâyeleri, <strong>gelecek kuşaklara aktarılması gereken bir kültürel miras</strong> olarak önemini koruyor.</div>