İstemem eksik olsun!

Ciğeri beş para etmezlere mi “yetenekli” demeli?

İstemem eksik olsun!

Eleştiriden mi çekinmeli?

İstemem eksik olsun!

Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret? sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?.

İstemem eksik olsun!

Ne yapmak gerek peki?

Sağlam bir arka mı bulmalıyım?

Onu mu bellemeliyim?

Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?

Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?

İstemem!

Oysa,

Tek başına.

Özgür olmak.

Dünyaya kendi gözlerinle bakmak. Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak.

Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak. Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,İsteyince Ay’a bile gidebilmek.

Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.

Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.

Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar. Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?

Bu dizeler, Edmond Rostand'ın 1897'de yazdığı 'Cyrano de Bergerac' adlı şiirsel tiyatro eserinde, mizahı yüksek bir şair olan Cyrano'nun, burnu çok büyük olduğu için karşılıksız kalan aşkını konu alır.

Yukarıda bir kısmına yer verdiğim şiir bana nedense Ramazan aylarında lüks, pahalı restoranlarda verilen, samimiyetten çoğu zaman uzak iftar sofralarını hatırlattı.

Bu yüzden Rahmetli Edmond Rostand'ın affına sığınarak, şiirde kendimce şöyle bir değişikliğe gittim;

 ''Eksik olsun böyle bir dayanışma, istemem eksik olsun!

Yardım değil de itibar dağıtmak mı?

İstemem eksik olsun!

''Adım hayırsever iş adamına çıksa'' diye mi sayıklamalı? İstemem, eksik olsun!

Yağ çekmek, alkış beklemek. Methiyeler dizip dikkat çekmek. istemem, eksik olsun!''

Oldum olası sevmemişimdir, Ramazan ayının ruhuna aykırı, esas amaçlarından biri olan yoksullarla dayanışmayı göz ardı eden, bunun yerine,  zenginlerin, statü sahiplerinin ve birbirini alkışlayanların şovuna dönen iftar sofralarını...

Sizce de dehşet bir yoksulluğun olduğu bölgemizde, lüks iftar sofralarında harcanan her bir kuruş ihtiyaç sahiplerine bir şekilde ulaştırılsa daha anlamlı olmaz mı?

Ramazan'ın bereketi zengin sofralarında değil, hiç tanımadığımız yoksulların dualarındadır.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ