<div><strong>Yazan ve derleyen EKREM GÜNAYDIN</strong></div> <div>İzinsiz iktibas edilemez.</div> <div>Eskiden insanlar maddi anlamda bu kadar zengin değillerdi.</div> <div>Günümüzde olduğu gibi rahat bir yaşam yoktu.</div> <div>Her gün eve et gelmez, sık sık yeni elbiseler alınamazdı.</div> <div>Bu nedenle bayramların gelişi, aynı zamanda evin eksikliklerini tamamlamak, çocuklara elbise almak anlamına gelirdi.</div> <div>Bayram hazırlığı kapsamında günler öncesinden temizlik işleri başlardı.</div> <div>Evdeki eşyalar evin bahçesine taşınır, yıkanacak olan halı, kilim ve perdeler eksiksiz yıkanır, diğerleri silkelenir, tozları alınırdı.</div> <div>Bu arada evin içinin boş oluşundan faydalanılarak boya, badana işi de tamamlanırdı.</div> <div>Batman 1. Cadde’de bulunan Sümerbank Şubesinden alınan kumaş ve basmalar, evin hamarat hanımının elinde veya dikiş makinesinde yastık, yorgan, yatak ve minderlere yeni yüz, çocuklara da yeni elbise olurdu.</div> <div>Hazır konfeksiyon veya ayakkabı alınacaksa, Bankalar Caddesi ortalarında bulunan Ulu Cami çevresindeki esnaflardan alınırdı.</div> <div>Bayramlıklar hevesle hazırlanırdı.</div> <div>Büyük küçük demeden herkes, yeni kıyafetle bayramı karşılardı.</div> <div>Herkesin yeni kıyafet alacak durumu olmadığından, bayramlık almak da giymek de bu özel gün için fazlasıyla kıymetliydi. Bayramdan günler önce, Cumhuriyet Caddesinin çeşitli noktalarına stantlar kurulur, mektup zarfı, kartpostal satılırdı.</div> <div>Uzakta oturan sevdiklerimize tebrik kartları ve kartpostallar hazırlanıp, PTT şubesinin yolu tutulurdu.</div> <div>O günlerde postane şubesi, insan hareketliliği ile dolup taşardı. Bayram günü yaklaştıkça insanları saran telaş ve hareketlilik, kat kat artardı.</div> <div>Arefe Günü de bayram gibi karşılanırdı.</div> <div>Misafirlere ikram edilecek tatlılar hazırlanır, mahalle bakkalından bayram şekeri, lokum, delikli akide, kilo kilo şekerler alınır, mahalle bakkalında dereceli kolonya kabından kolonya ya da esans doldurulurdu.</div> <div>Yine mahallelinin hemşerisi olan kasaptan, doğal beslenmiş hayvanların günlük kesim etlerinden alınır, evde beslenen kümes hayvanın kesimi yapılırdı. </div> <div>Bayram akşamı, özellikle çocukların yaşadığı heyecan, doruğa ulaşırdı.</div> <div>Kendilerine yeni alınmış olan elbise ve ayakkabıları başuçlarına koyar, onları giymenin, gidecekleri yerleri ve toplayacakları harçlıklarla neler alacaklarının hayallerini kurarak uykuya dalardı.</div> <div>Bayram sabahı erkenden kalkılır, bayramlıklar giyilir, evin babası bayram namazını eda etmek üzere camiye gider, oradan ebediyete intikal etmiş büyüklerinin kabirleri ziyaret edildikten sonra sonra eve gelinirdi.</div> <div>Babanın eve gelişi ile aile içinde bayramlaşma başlardı.</div> <div>Ardından ailece kahvaltıya oturulurdu.</div> <div>Bayramlarda herkes evde misafir bekler ya da misafirliğe giderdi.</div> <div>Bayramlar yıl içerisinde oluşmuş kırgınlık veya küskünlükleri bitirmek için bir fırsattı. Bayramda ekmek çıkmaz, fırınlar çalışmazdı.</div> <div>Tek bir Bayram Gazetesi çıktığından, gazeteciler de bayram tatili yapardı.</div> <div>Büyükler evlerinde yalnızca misafir bekler, küçükler ziyaret için gezerdi.</div> <div>Bayramlar tatil değildi, tatile gitmek yerine büyüklere ziyarete gidilirdi.</div> <div>Sadece akrabalar değil, komşular da ziyaret edilirdi.</div> <div>Mahalle büyüklerinin kapısı çalınır, eller tek tek öpülür, şeker toplanırdı.</div> <div>Harçlık vereceği bilinen akrabalara gitmek için can atılırdı.</div> <div>Ziyaret edilen yaşlılar, çocuklar için en özel mendillerin içinde harçlık hazırlardı.</div> <div>Çocuklar ellerinde tuttukları plastik poşetleri neredeyse yere sürtecek ağırlıkta şeker ile doldururdu.</div> <div>Bu arada avuç avuç yenen şekerler yetmez, bayram harçlıklarıyla pamuklu şeker, elmalı şeker, halka tatlı sırasına girilirdi.</div> <div><strong>Bayramlarda Gök Taksi Meydanı, Tekel Caddesi, Mehtap ve Raman Sineması</strong> civarında seyyar ciğer kebap yenmeden durulur muydu?</div> <div><strong>Evet karınlar doyduktan sonra, Bsikletçi Kent (Hayrettin Tanık) veya Selim Basalo (Selim Saltekin)’in dükkanlarının önünde soluk alınırdı.</strong></div> <div>Kiralanan bisikletlerle Batman’ın kaldırımı bulunmayan yolarında, yazın toz toprak, kışın çamur deryasına dönen sokak aralarında, kiralık bisiklet kullanmanın yüzde oluşturduğu tebessüm bir başkaydı.</div> <div></div> <div><strong>Fotoğraf (soldan sağa):</strong></div> <div>İsmail Yeleri , Münire Yeleri ,Semiha Ceylan ve Raşit Ceylan Batman Akyürek Mahallesi 1960 — İsmail Yeleri, Münire Yeleri, Semiha Yeleri ve Raşit Yeleri.</div>