Şırnaklı Gazeteci Azizoğlu’ndan mesaj;

Şırnak Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Halil Azizoğlu, sosyal medyada kontrolsüz ve doğrulanmamış paylaşımların toplumu açıkça provoke ettiğini belirterek, bu içerikleri yayanlar hakkında yasal süreçlerin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Şırnaklı Gazeteci Azizoğlu’ndan mesaj;

DİJİTAL KAOSA DEĞİL, SORUMLU HABERCİLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Azizoğlu, mesajında “Son dönemde dijital mecralarda yaşanan kontrolsüz içerik paylaşımı, toplum huzurunu tehdit eder boyuta ulaşmıştır. Beğeni ve tıklanma uğruna; doğruluğu teyit edilmemiş, etik ilkelerden uzak ve sorumluluk bilinci taşımayan paylaşımlar, ne yazık ki toplumsal gerilimleri yeniden alevlendirmektedir. Nitekim iki gün önce iki aile arasında yaşanan olayın ardından; siyasi partiler, kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarının girişimleriyle sağlanan sükûnet ortamı, dün sosyal medyada yayılan bir video ile yeniden zedelenmiştir. Özellikle gençler arasında öfke ve karşılık verme eğiliminin arttığı gözlemlenmektedir. Bu durum, kontrolsüz bilginin ne denli tehlikeli sonuçlar doğurabileceğinin açık bir göstergesidir. Unutulmamalıdır ki; habercilik bir meslek, sorumluluk ise vazgeçilmez bir ilkedir.  Her duyulan söz, her elde edilen görüntü haber değildir.  Gazetecilik; etik kurallar, doğrulama süreçleri ve kamu yararı gözetilerek yapılır. Sosyal medya kullanıcılarının kendilerini gazeteci gibi konumlandırarak, hiçbir süzgeçten geçirmeden içerik paylaşmaları kabul edilemez. Yetkililerin de ifade ettiği üzere, provokatif içeriklerin yayılması olayları büyütmekte ve toplumsal barışı tehdit etmektedir. Bu tür içerikleri yayan kişi veya kişiler hakkında başlatılacak yasal süreçleri destekliyor, bu konuda atılacak her adımın takipçisi olacağımızı kamuoyuna bildiriyoruz” dedi.

MEDYA KİMLİK DOĞRULAMASINA DESTEK

Şırnak Gazeteciler Cemiyeti olarak, yakın zamanda hayata geçirilmesi planlanan sosyal medya kimlik doğrulama düzenlemesini desteklediklerini belirten Azizoğlu “Bu adımın gecikmeden uygulanmasını önemsiyoruz. Dijital mecralarda sorumluluk bilincinin artırılması, dezenformasyonla mücadelede önemli bir eşik olacaktır.
Öte yandan yetkili kurumlara da açık bir çağrımız var. Haber üretimi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi görevi gazetecilere aittir. Sosyal medya kullanıcıları üzerinden yürütülen bilgi akışı, hem mesleki etiği zedelemekte hem de kamu düzenini riske atmaktadır. Eğer amaç kamuoyunu doğru bilgilendirmek ise, bu görevin muhatabı gazetecilerdir. Ayrıca üzülerek görmekteyiz ki, bazı durumlarda mağdur vatandaşlarımıza doğrudan destek sunulması gerekirken, bu sorumluluk sosyal medya fenomenleri üzerinden yerine getiriliyor gibi gösterilmektedir. Oysa kamu kurumlarının asli görevi, vatandaşına doğrudan ve etkin şekilde ulaşmak, mağduriyetleri gecikmeden gidermektir. Buradan tüm toplum kesimlerine çağrımızdır. Sağduyulu olalım. Paylaşımlarımızın sonuçlarını düşünelim. Gerilimi artıracak, insanları karşı karşıya getirecek içeriklerden uzak duralım. Bu memleket hepimizin, bu çocuklar hepimizin. Dezenformasyona karşı birlikte dur demek, hepimizin ortak sorumluluğudur” dedi.
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ