ROPÖRTAJ

“Türkiye’nin önünü ben açacağım, ben”

Yenilik Partisi Genel Başkanı Öztürk Yılmaz, Sonsöz WEB TV’de siyaset gündemi programında konuğumuzdu.

“Türkiye’nin önünü ben açacağım, ben”
25-03-2022 07:00
27-03-2022 17:35
Google News

Youtube uygulaması üzerinde yayın yapan Sonsöz WEB TV,

İddialı yayınlara imza atmaya devam ediyor.

Her akşam 20.00’de

Astrolojiden sanata,

Sağlıktan hukuka,

Özel söyleşilerden kitap sohbetleri ve ekonomiye kadar

Çeşit çeşit yayınların yapıldığı Sonsöz WEB TV’de bu kez

Bir partinin genel başkanını ağırladık.

Henüz 1,5 yıl önce kurulan Yenilik Partisi’ni

Genel Başkanı Öztürk Yılmaz,

Onu Başkonsolos iken IŞİD tarafından rehin alınması ve

CHP milletvekili iken partiden ihraç edilmesi ile tanıdık.

Kararlı ve net çıkışlarıyla Türkiye Siyasetinde yer edindi.

Kurduğu partiyi tanıtmak için köye bucak geziyor.

Türkiye’nin önünü ben açacağım, ben” derken,

Seçmene de bir mesaj veriyor veya belki de sert bir eleştiri;

“Türkiye’de halk, kendi kıyametini hazırladı

Neden böyle düşünüyor,

Seçmene ne vaat ediyor,

Partisini diğer partilerden ayıran ne, konuştuk.

IŞİD tarafından rehin alınışı,

CHP’den ihraç edilişi,

Kürt sorununa bakışı,

Ekonomiye yol haritası,

Rus-Ukrayna savaşına yaklaşımını anlattı da anlattı.

Söyleşimizi youtube kanalımızda (Batman Sonsöz WEB TV) izleyebilir,

Detayları söyleşi sayfamızdan bulabilirsiniz.

“RUSYA, 1,5 AYA KADAR BARIŞ İSTEYECEK”

-Sohbetimize Rusya-Ukrayna savaşı ile başlamak istiyorum. Dışişlerinde çalışmış, tecrübeli biri olarak, görüşlerinizi merak ediyoruz, bu savaş nasıl sonuçlanır?

“Bu savaş nasıl biterse bitsin Ukrayna’nın tahribatı ile bitecek.  Dinyeper Nehrinin doğusu tam olarak Ukrayna’yı ikiye bölüyor. Bu bölgeyi Ruslar şu anda harabeye çeviriyor. Rusların istediği de bu bölgeyi ele geçirip Rusya topraklarına katmak.  Rusya iki ayrılıkçı bölge olan Donetsk ve Luhansk bölgelerini ele geçirip, Kırım’ın ilhakını kabul ettirmek istiyor.  Bence Putin Kiev’i ele geçirip, kendine bağlı kukla bir yönetim getirerek bu bölgelerin Ruslara ait olduğunu tanıyacak, Rus azınlığın statülerini kabul ettirecek. Sonra ki süreçte ilgili bölgelerin silahsızlandırılması kabul edilecek, Ukrayna’nın NATO ve AB’ne girişi olmayacak şeklinde Putin’in kafasında bir plan var. Bu plan arazide ne kadar işleyecek göreceğiz ama şu an bir gerçek var, üç milyona yakın Ukraynalı mülteci oldu. Ukrayna, 50 yıllık bir tahribat aldı. Altyapısı, silah tesisleri, sanayi tesisleri, büyük yerleşim yerleri vuruluyor. Ukrayna’nın belini kırıyor, ülkeyi 30 yıl geriye itmek ve böyle bir şeye bir daha kalkışma mesajı vermek istiyor. Bence bir buçuk ayda Ruslar, savaşın seyrini değiştirecek ve barış isteyecektir. Anlaşma başladığı zaman Ruslar ellerine büyük şehirleri geçirmiş olarak masaya oturacak ve Zelensky’i devirip kukla bir yönetime kendi isteklerini kabul ettirmek istiyor”

“RUSYA-UKRAYNA SAVAŞINDA TARAF OLAMAYIZ”

-Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin izlediği siyasi strateji size göre nasıl?

“Yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal misali bu savaşta taraf olmamız mümkün değil. Sayın Erdoğan’ın bir çıkışı vardı ‘NATO daha sert davranmalı’ şeklinde efelenmişti. Düşünsenize NATO üyesi olan İngiltere bu sözleri gördüğünde şunu demez mi? ‘Sayın Erdoğan, ne istiyorsun? Rusya’ya savaş mı açalım? Türkiye askerini götürüp orada savaşmak mı istiyor?’ Ukrayna’dan da vazgeçemeyiz Rusya’dan da vazgeçemeyiz, arabuluculuk yapmaları hepsi hikâye. Arabuluculuk ta mekân ayarlayıp birilerini görüştürmek ayrı bir şeydir, müzakerelere başkanlık edip tarafları uzlaştırmak veya uzlaşmadıkları zaman onları disipline etmek ya da yaptırım uygulamak ayrı bir şey.  Bunun ekonomiye yansımaları başladı. Buğday fiyatları arttı, petrol ve diğer alanlarda yaptırımlar olursa bunu nasıl karşılayacak Türkiye ne yapacak,  onları düşünmemiz lazım. İnsani bir trajedi var orada. Rusya savaş hukukunu ayaklar altına alacak şekilde insani bir trajedi yaşatıyor Ukrayna halkına. Bunları insani ve vicdani olarak kabul edemeyiz. Türkiye olarak itidalli davranmamız gerekiyor.  Tribünlere oynayan basit cümleler kurmamak gerekir”

“HALK, KENDİ KIYAMETİNİ KENDİSİ HAZIRLADI”

-Türkiye Gündemine gelecek olursak, zamlar ve enflasyon birinci gündem. Partinizin ekonomiye bakışı nasıl, çözüm önerileriniz var mı?

“40-50 yıllık bu siyasetçileri artık bırakın. Bunlar millet için, memleket için çalışmıyorlar, kendileri için çalışıyorlar. Ölene kadar orada kalıp maaşlarını alıyorlar. Yenilik Partisi olarak A’dan Z’ye Yenilik diyoruz. Türkiye’de halk kendi kıyametini kendisi hazırladı, kimse bu durumdan şikâyet etmesin. Siz gelirseniz zam yapan adamı alkışlarsanız, bunu kendiniz hazırlamış olusunuz. Diğer taraftan Kılıçdaroğlu’na bakıyoruz. Demokrasi istiyormuş. Sen bütün seçimleri kaybetmişsin. Ben yurtdışında görev yapmış tecrübeli bir devlet adamıyım. Siyasi partilerin başında olan kişiler benim kadar siyasi tecrübeye sahip değildir.  20 yıl görev yaptım, çalıştığım ülkelerin iç politikalarını, siyasi yapılarını biliyorum. Savaş bölgelerinde çalışmışlığım var. Yok ekonomi düzelecekmiş, yok şu olacakmış, bu olacakmış. Umutsuzluğa sebep olanlar bize umut olacaklarını söylüyorlar”

“ÜLKEYİ KURTARACAK PROJELERİMİZ VAR”

“Yenilik Partisi olarak Dev Çiftçi Projesi’ni uygulamak istiyoruz.  Şu anda çiftçiler tarlarını ekmek istemiyor, geçen yıl da böyle oldu. Ben geçen yıl uyarmıştım. Kardeşim sen 20 TL mazota verip tarlanı sürebilir misin? 14 Bin TL gübreye verip tarlana serpebilir misin? İlaçların fiyatları bu kadarken bir şey yapabilir misin? Yapamadıkları için bu tarlalar boş kalacak. Bu ürünlerin girdi fiyatları arttı, bu sorunu çözmeden tarım yapamazsınız. Tarım artık silahtan daha önemli. Bizim planımız şu. Girdi fiyatlarını devlet olarak tamamen parasız karşılayacağız. Devletin görevi bu girdileri karşılamak olacak. Ben de çiftçi çocuğuyum.

Elektrik ile çalışan araçlar, rüzgârgülü ile çalışan araçlar var.  Hidrojeni yakıt olarak kullanmak istiyoruz. Başka enerji kaynakları ile tarımı desteklemek istiyoruz. Üretim idaresi bu işleri yaparken pazarlama idaresi bu ürünleri satışı ile ilgilenecek. Çiftçi arazisini ekmekten korkmayacak, ürettiğini satacak. Tarımsal ihracat olarak Türkiye’nin potansiyeli 15 milyar dolarken, 16 milyar dolar da ithalat yapıyoruz. Tarım cenneti olan ülkenin geldiği tablo bu. Bizim projemizle ilk yıl Türkiye 250 milyar dolar ihracat yapar, 500 milyar dolar ihracat kapasitesi var bu ülkenin. 48 milyon hektar tarım arazimiz var ama biz yarısını kullanıyoruz. 15 milyon hektara bu sene bu rakamı düşürecekler. Hollanda 4 milyon hektarlık alandan 100 milyar dolar tarımsal ihracat yapıyor, biz 6 katı alanı işlememize rağmen 15 milyar ihracat yapıyorsak bu ülke bitmiş demektir. 10 milyon kişini çalışabildiği olan tarım sektörüne gerekli önemi verirken hayvancılığı da unutmayacağız. Et ithalatını kesinlikle yasaklayacağız. Canlı hayvan ithalatına da daha iyi bir hayvan ırkı oluşturmak için bir hayvan ırkını ıslah etmek amacıyla izin vereceğiz”

ÖĞRENCİLER İÇİN 3 Y PROJEMİZ HAZIR

“Ben eğitim hayatımda zorluklar çektim. Fakir aile çocuğu olarak yemeğimi, yurdumu karşılayamıyorum diyor öğrenciler. Biz bunun için 3Y projesini geliştirdik eğitimde. İhtiyacı olan bütün öğrencilerin yurt, yemek ve yol masraflarını karşılayacağız. Başka şekilde eğitimde fırsat eşitliği olmaz. Bu sosyal devletin gereğidir.

TARIM ARAZİLERİ VE MADENLERİN SATIŞINI YASAKLAYACAĞIZ

“Tarım arazilerinin yabancılara satışını kesinlikle istemiyoruz. Madenlerin yabancılara, yandaşlarına satışını doğru bulmuyoruz çünkü bunlar halkın madenleridir. Madenler halkındır ve devlet işletmelidir. Bunlar özelleştirme idaresi kurdu ben kamulaştırma idaresi kuracağım. Devletin şekerini, tütününü peşkeş çekemezsin. Kâğıt bulamıyoruz memlekette, SEKA olmadığı için yok. Gelelim limanlara, dikkat ederseniz başka partilerin değinmediği konulara değiniyoruz. Hopa ve Mersin Limanı hariç tüm limanlarımız yandaşların elinde veya özelleştirmişler. Önce özelleştirme yapıyorlar ve Türkiyeli vatandaş ihaleyi kazandıktan sonra buraya yabancıları ortak ediyorlar. Haydarpaşa Limanı ve İzmir Alsancak İskelesi dışında birçok yeri özelleştirmişler. Bu kadar kaçakçılık nerden geliyor, limanlar kimin elinde. Memleket uyuşturucu kaynıyor, nerden geliyor bunlar. Limanı özelleştirirseniz bürokrat orayı nasıl denetlesin?”

“DİJİTAL PARA İLE ÖRTÜLÜ ŞEFFAFLIĞI SAĞLAYACAĞIZ”

-Bunun dışında ne tür projeleriniz var peki?

“Dijital Kent kurmak istiyoruz. Biz ülke olarak sanayileşme sürecini kaybettik, sanayileşemedik. Halen motor yapamıyoruz. Tank yapıyoruz motoru yok. 100 yıl olmuş televizyon çıkalı, biz halen bazı parçalarını dışarıdan getiriyoruz. Bir markamız yok, Biz iğnende ipliğe sanayileşme ve teknolojiyi kaybettik. Şimdi de bu dijitalleşmeyi kaybetmeyelim. Dijital devrim için 2 milyon gencimize bir dijital kent açmak istiyoruz. Yazlımlar Türkiye’den gitsin istiyoruz. Bizde olan yazılımcı sayısı çok fazla, bunları organize edemiyoruz. Dijital paraya geçmek istiyoruz. Örtülü ödenekleri kaldırmak istiyoruz. Dijital vergiye geçmek istiyoruz. Kimse vergi kaçıramayacağı için gelirde artacak. Bilmem ne holdinge vergi affı yapıyorlar, biz bunların yapılmasını istemiyoruz. Vergileri düşürmek ve bazı vergileri de kaldırmak istiyoruz. Mesela ÖTV. Avrupa’da sadece çok özel kullanımlarda bu vergi alınıyor. Bizde ise her şeye ÖTV ödeniyor”

“YAŞLILAR KENTİ KURACAĞIZ”

“Yaşlılar kenti kurmak istiyoruz. Öyle bir proje yapalım ki hem üretim yapabilsinler hem emekliliklerini yaşasınlar. Kadınlar evlendiği zaman evelere hapsolmuş oluyorlar. Onları üretime de katmalıyız, para kazanmalılar. Siyasi partilere oy veren arkadaşlarımıza sesleniyorum. İkinci defa dünyaya gelmeyeceğiz. Bu dünyaya dönüşümüz yok. Biz bu dünyada insan gibi yaşamak zorundayız. İki tane birlik oluşturmak istiyoruz. Bir tanesi Müslüman ülkeler ile Gümrük Birliği. Avrupa ile yapılan anlaşmalardan dolayı tarımsal ürünlerin geçişleri zor oluyor. Bu tarımsal ürünler için Müslüman ülkelere ihracat yapabiliriz.   Türk cumhuriyetlerinin de siyasi birliğe ihtiyacı var.  Yarın bir savaş olduğu zaman ne yapacaksınız”

“EŞİTLİĞE İNANAN BİRİYİM”

-Kürt sorununa bakışınız nasıl?

“Ben eşitliğe inanan bir insanım. Bütün vatandaşların eşitliğine inanıyorum. Bu sadece Kürtlerle alakalı değil. Anayasal olarak ben de hakkımı kullanamıyorum. Eğer öyle ayrımcılık benim partimde olsa bugün bu partiyi bırakırım. Bölgenin ayrı hassasiyetleri var. Bu ülke bizim. Ne Kürtler, ne Türkler dışarıdan ithal edilmiş. Eşit olacağız. Benim çizgim diğerleri gibi değil. Benim partimin yüzde 60’ı bölge insanlarından oluşmakta, ben de bölge insanıyım”

“SEÇİME İTTİFAKSIZ GİRECEĞİZ”

- Seçim ittifakları şimdiden konuşulmaya başlandı. Partinizin bu konuda yol haritası nasıl olacak?

“İttifaklara girmiyoruz. Seçim yasasında şöyle diyor, her koyun kendi bacağında asılıyor. Yasada diyor ki, tek başına giriyorsan yüzde 7 alacaksın. İttifakın oyu isterse yüzde 50 olsun, senin partinin oyu yüzde 7’nin altında olsa sen milletvekili çıkaramazsın. Ben 1 yıldır ittifak bitecek, çökertecekler diyorum”

“ARDAHAN’DA BU FİTİLİ ATEŞLEDİM”

-Seçime ittifaksız girecekseniz, hedeflediğiniz bir oy oranı olmalı?

Ben Allah’a inanıyorum. Bu parti bir buçuk yıl önce kuruldu. 7.5 ayı pandemi ile geçti 1 tane bile teşkilat yapamadık. 8 ayda 44 tane il kurduk. Hep akılla, vicdanla ve dengeleri gözetleyerek bu seçim bizim olacak. Ben Ardahan’da bu ateşi fitilledim.  Bu devam edecek.

“EN ZOR GÜNLERDİ”

-IŞİD’in 2014’te Irak’ın Musul Kentini işgali sırasında Türkiye Başkonsolosu olarak 46 çalışanla birlikte IŞİD tarafından 101 gün rehin alınmıştınız. O günleri kısaca anlatır mısınız?

“En zor günlerdi.  İnsanların karşılaştırma yapabilmesi için empati yapması lazım. 101 gün ellerim kelepçeli, gözlerim kapalı, bazen yakılma tehdidiyle bu adamlara kafa tuttum. Şu devlerin keşke benim kurduğum itibari milyonda birini Ankara’dakiler kurabilseydi. Çünkü bu yurtseverliktir. Kendi hayatını tehlikeye atıp ülkeye söz getirmemektir. Korkuya teslim olmamaktır. Ben ülkeme bir zarar gelmesin diye yaptım. Orada satıldım. Gönderdiği adamlar satıldı. IŞİD’çilerin yanına geçtiler. Ben o korkuya direnerek oradan çıktım”

“CHP’DEN İYİ Kİ İHRAÇ EDİLMİŞİM”

- 2015 yılında milletvekili olarak katıldığınız CHP’den, 20 Kasım 2018 tarihinde ihraç edildiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

“İyi ki beni ihraç etmişler. Kılıçdaroğlu’na tek teşekkür ettiğim konu iyi ki beni ihraç etmiş. Çünkü ben orda AK Parti’nin gölgesinde kalmaktansa burada bir çakır taşı olmayı tercih ederim.  Öztürk Yılmaz’a güvenin, gelin peşime takılın. Türkiye’nin bir çıkışa ihtiyacı var. Onun liderliğini de ben yapıyorum. Benim dışımdan kimse doğru söylemiyor. Parlamentoda göstermelik muhalefet yapıyorlar”

-Batman’ın Beşiri İlçesi’nde tamamı kadınlardan oluşan bir ilçe teşkilatı kuruldu. Türkiye’de de bir ilk oldu. Bu bir tesadüf mü oldu yoksa vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

“İl Başkanımız Abdurrahman Bey, müthiş bir şey yaptılar. Beşiri’de 13 yönetici var ve hepsi kadın. İlk defa Türkiye’de böyle bir şey oluyor. Gençleri ve kadınlarımızı yeniliğe çağırıyorum. Kadınlarla ilgili çok farklı bir tüzüğümüz var. Kota vermiyoruz. Bütün yönetim kademelerimizde yüzde 50 kadın, yüzde 50 erkek. Ve bunu uyguluyoruz. Hatta kadın sayımız yüzde 60’a vardı”

-Sık sık Doğu ve Güneydoğu turu yapıyorsunuz. Geliş amacınızı ve Batman temaslarınızla ilgili değerlendirmelerinizi alabilir miyim?

“Ben de bu ülkenin çocuğuyum. Ardahanlıyım. Batman İl Teşkilatındaki arkadaşlar, çok kaliteli insanlar. Ben her zaman mağdur insanların yanındayım. Bölgenin sesi olmak istiyorum. Türkiye’nin sesi olmak istiyorum. Herkesin sesi olmak istiyorum. Buraya gelince kendi evime gelmiş gibi oluyorum. Bize düşen iyi bir örgütlenme yapmak. Bunu yapıyorum. Ben Türkiye’nin önünü açacağıma inanıyorum. Türkiye’nin önünü ben açacağım. Bir umut olmaktı benim derdim”

Batman haberleri

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?